Bismillahirrahmanirrahim
Es selamu aleykum ve rahmetullahi ve berakatuh!


Allaha ve ahiret gününe inanan bir kavmi, babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları olsalar bile Allaha ve rasulüne düşman olanlara sevgi gösteriyor bulamazsın. İşte bunların kalblerinde (Allah) imanı yazdı ve Ondan bir ruh ile onları destekledi. Onları, altlarından ırmaklar akan ırmaklara sokacaktır; (öyle ki onlar) sonsuza dek oradadırlar. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Ondan razı olmuşlardır. İşte bunlar Allahın hizbidirler. İyi bilin ki! Muhakkak ki kurtuluşa erecek olanlar Allahın hizbidir. (Mücadele: 22)

Allah Dostları İle, Şeytanın Dostlarını Birbirinden Ayıran En Geçerli Endaze / Ölçü

Onları birbirinden ayıran en geçerli endaze şudur:

Allah'ın, insanlık alemine hak din üzere ve hidayet vesilesi olarak gönderdiği Resulüne uymak ve itibar etmek. Yahut da uymamak ve itibar etmemek.

Kim uyuyor ve itibar ediyorsa, o Allah'ın dostu, kim de uymuyorsa, Allah'ın düşmanıdır, başka bir şey değil.

Zira, şanı yüce olan Allah, mutlu dostları ise, mahvolmuş düşmanlarının arasını Resulüyle ayırmıştır.

Cennete sokacağı dostları ile, cehenneme sokacağı düşmanlarını; doğruluk ve kurtuluş yolunda olan dostları ile, sapıklık ve bozgunculuk arkasında koşan düşmanlarını sevgili Resulü ile ayırmıştır.

Kalblerini iman doldurmuş ve ilahi destekle takviye edilmiş Allah dostları ile, şeytanın askerliğini yapan Allah düşmanlarının arasını bulan, birbirinden ayıran tek endaze Allanın Resulüdür.

Nitekim mealen yüce kitabında buyurmaktadır:

Allaha ve ahiret gününe inanan bir kavmi, babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları olsalar bile Allaha ve rasulüne düşman olanlara sevgi gösteriyor bulamazsın. İşte bunların kalblerinde (Allah) imanı yazdı ve Ondan bir ruh ile onları destekledi. Onları, altlarından ırmaklar akan ırmaklara sokacaktır; (öyle ki onlar) sonsuza dek oradadırlar. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Ondan razı olmuşlardır. İşte bunlar Allahın hizbidirler. İyi bilin ki! Muhakkak ki kurtuluşa erecek olanlar Allahın hizbidir. (Mücadele: 22)

Rabbin meleklere vahyediyordu ki: Ben sizinle beraberim, siz inananların kalblerini sağlamlaştırın, beni inkar edenlerin yüreklerine korku salacağım; vurun onların boyunlarının üzerine, vurun onların parmaklarına! Böyle olacak çünkü, onlar Allah 'a ve Resulüne karşı geldiler. Kim Allah 'a ve Resulüne karşı gelirse, muhakkak ki Allah'ın cezası pek çetin olur. (Enfal: 13-14)

Yüce Allah şeytanın askerliğini yapan düşmanlarının durumunu tasvir ederken buyuruyor ki:

Şeytanlar, dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinlerde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız, şüphesiz siz de onlar gibi ortak koşanlardan (müşrik) olursunuz! (En'am: 121)

Böylece biz, her nebiye, insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Eğer Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. Anık onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak! (En'am: 112)

Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi? Onlar her günahkar yalancıya inerler. O yalancılar şeytanlara kulak verirler, çokları da yalan söylerler. Şairlere gelince, onlara da ancak azgınlar uyar. Görmüyor musun onları, her vadide şaşkın şaşkın dolaşıyorlar. Ve onlar yapmadıkları şeyleri söylüyorlar. Ancak inanan ve inançları doğrultusunda iyi işler yapanlar, Allah'ı çok ananlar ve kendilerine zulmedildikten sonra bile, düşmanlarına üstün gelmeye çalışanlar böyle değildir. Zulmedenler, yakında nasıl bir inkılaba muhatap olup devrileceklerini bileceklerdir. (Şuara: 221-227)

Yüce Allah buyuruyor:

- Yoo yemin ederim; gördüklerinize

- Ve görmediklerinize ki,

- O (Kur'an), elbette şerefli bir Nebinin sözüdür.

- O, bir şairin sözü değildir. Ne de inanıyorsunuz!

- Bir kâhinin sözü de değildir. Ne kadar da az düşünüyorsunuz!

- Kur'an alemlerin Rabbinden indirilmiştir.

- Eğer Muhammed, bize karşı ona bazı sözler katmış olsaydı.

- Biz onu kuvvetle yakalardık,

- Sonra onun şah damarını koparırdık.

- Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız.

- Doğrusu Kur'an Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.

- İçinizde yalanlayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.

- Doğrusu Kurân kafirler, inkarcılar için bir üzüntüdür / hasrettir.

- O, şüphesiz kesin gerçektir.

- Öyleyse sen yüce Allah'ın ismini kesretle zikret. O'nun bütün eksikliklerden uzak, yücelerden daha yüce olduğunu bil ve an. (Hakka: 38-52)

Ey Muhammed! Sen hatırlat, öğüt ver. Rabbinin nimetiyle sen, ne kahinsin ne de delisin.

- Yoksa onlar: "Muhammed bir şairdir, zamanın onun aleyhine dönmesini gözlüyoruz" mu diyorlar?

- De ki: "Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözlemekteyim."

- Onların akılları mı bunu emreder, yoksa onlar, azgın bir topluluk mudur?

- Yoksa "Onu (Kur'an-ı) uydurdu" mu diyorlar? Hayır, onlar inanmıyorlar.

- İddialarında samimi iseler haydi onun gibi bir söz getirsinler. (Tur: 29-34)

Bu ayetlerde, yüce Allah, sevgili nebi ve Resulü Hz. Muhammed Aleyhisselamı, kahinlikten, şairlikten, mecnunluktan tenzih (uzak tutma) ediyor. Ve ona Kur'an-ı getirenin, melekler arasından seçilmiş, şerefli bir melek olduğunu açıkça bildiriyor:

Yüce Allah, meleklerden, insanlardan Resuller ve nebiler seçer. (Hac: 75)

Seçmiş olduğu bu melek Cibril'dir. Şanı yüce olan Allah, bu konudaki başka bir ayetinde mealen buyurmaktadır:

O Kur'an hiç şüphe yok ki, bütün alemleri yoktan var eden Allah'ın vahyidir. Emin bir ruh (melek) onun senin kalbine, apaçık bir Arap diliyle, korkutanlardan olasın diye indirmiştir. (Şuara: 192)

Bir başka ayeti celilede mealen buyuruyor ki:

De ki: Kim Cebraile düşman ise-ki Kur'an-ı, kendinden evvelkileri doğrulayıcı ve inananlara yol gösterici ve müjdeci olarak senin kalbine O indirmiştir- Evet kim Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikail'e düşman olursa, bilsin ki, Allah da o inkar edenlerin amansız düşmanıdır. (Bakara: 97-98)

Şanı yüce olan Allah, Kur'an-ı, büyük Resulüne indirmekte melekler arasından elçi olarak seçtiği ve bununla görevlendirdiği Cebrail'i, yukarda meallerini gördüğünüz ayetlerde Ruhul Emin veya Ruhul Kudüs diyerek isimlendirmekte ve yine inen hakkında, kitabı keriminde şöyle buyurmaktadır:

Hiç şüphe yok ki, bu Kur'an, çok şerefli bir elçinin Allah'tan getirdiği bir kelamdır. O öyle bir elçidir ki çok çetin bir kudrete sahibdir, Arş'ın sahibinin yanında çok itibarlıdır; orada kendisine itaat olunandır, bir emindir. Sizin arkadaşınız bir mecnun değildir. Andolsun ki, o arkadaşınız o Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür. O görünmeyen aleme ait işleri işlemez. O, Kur'an kovulmuş şeytanın sözleri değildir. O halde nereye gidiyorsunuz? O bütün alemler için bir öğüttür. İçinizden doğruluk ve güzellik isteyenler ona uyar.

Şanı yüce olan Allah, büyük Nebi ve Resulünü, bir şair, bir kahin olmaktan nasıl tenzih ediyorsa, Cebrail'i de bir şeytan olmaktan o kadar tenzih ediyor.

Demek ki, Allah'ın takva sahibi olan kulları, Allah'ın Resulüne uyanlardır.

Bunlar O'nun emirlerine uymamaktan Allah'a sığınırlar. O'nun tarafından gelen hakikatlara uyarak, izinde yürürler. Böylece, şanı yüce olan Allah da, melekleriyle ve tarafından bir ruhla destekler de, onların kalblerini aydınlatır. Ve bu Allanın gerçek dostları, Allanın kendilerine bahşettiği kerametlere mazhar olurlar.

Vesselamu aleykum!

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1028
favori
like
share
pirate Tarih: 25.11.2006 00:06
gercekten guzel .allah razı olsun.
fikret336 Tarih: 24.11.2006 12:59
paylaşım için teşekkürler
fiber_optic Tarih: 10.07.2006 09:32
Allah Razı olsun
erkancan Tarih: 08.07.2006 20:04
allah razı olsun kardeşim eline sağlık
lazmafia61 Tarih: 03.07.2006 20:08
emeklerinize saglik saolasiniz dediklerine hepsinden allah razi olsun saol abdalwahid
MiRaGe Tarih: 03.07.2006 19:17
Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi? Onlar her günahkar yalancıya inerler. O yalancılar şeytanlara kulak verirler, çokları da yalan söylerler. Şairlere gelince, onlara da ancak azgınlar uyar. Görmüyor musun onları, her vadide şaşkın şaşkın dolaşıyorlar. Ve onlar yapmadıkları şeyleri söylüyorlar. Ancak inanan ve inançları doğrultusunda iyi işler yapanlar, Allah'ı çok ananlar ve kendilerine zulmedildikten sonra bile, düşmanlarına üstün gelmeye çalışanlar böyle değildir. Zulmedenler, yakında nasıl bir inkılaba muhatap olup devrileceklerini bileceklerdir. (Şuara: 221-227)

[COLOR=orangered]Allah razı olsun...
nazlican7880 Tarih: 03.07.2006 04:47
ellerine saglik Allah razi olsun