Suya virsün bağban gülzarı zahmet çekmesün
Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gülzara su
Anlamı: Bahçıvan gül bahçesini sele versin, boş yere zahmet çekmesin; çünkü bin gül bahçesine su verse de senin yüzün gibi bir gül açılmaz.

Söz Sanatları:

Teşbih: Sevgilinin yüzünün güle benzetilmesinden dolayı

Hüsn-i Talil: Bahçıvanın görevi gül yetiştirmektir. Yaptığı işi yapmasına güzel bir sebep olarak sevgilinin yüzü kadar güzel bir gül yetiştirmeyi göstermektedir.

Tenasüp: Birbirleriyle anlam ilişkisi olan bağban, gülzar, gül, su gibi kelimeler kullanılarak bu sanat yapılmıştır.

Yorumu: Şair burada sevgilisini övmektedir. Bahçıvan bahçede güzel gül yetiştirmek için uğraşmasın boşuna uğraşmış olur. Çünkü en güzel gül sensin. Bahçıvanın senin kadar güzel bir gül yetiştirmesi mümkün değildir. Dünyada senden daha güzel hiç kimse yoktur. Bahçıvan bağbanı sele versin. Boşuna uğraşmasın.
Ayrıca burada Peygamber Efendimiz bir gül olarak düşünülebilir. Zaten gül Peygamberimizin sembolüdür. Efendim, bahçıvan boşuna uğraşmasın, senin gibi bir gülün tekrar dünyaya gelmesi, yaratılması mümkün değildir, sen teksin, sen güzelsin gibi bir ifade de sezilmektedir.

Kelimeler:
Bağban: bahçıvan
Gülzar: gül bahçesi
Tek: gibi (edat), eşi benzeri olmayan

Ohşadabilmez gubarını muharrir hattına
Hame tek bahmahdan inse gözlerine kara su

Anlamı: Hattatın gözlerine bakmaktan kalem gibi karasu inse de gubari yazısını senin yüzündeki tüylere benzetemez.

Söz Sanatları:

Teşbih: Yüzdeki tüyler gubari hatta benzetilmiştir.

Tezat: Mürekkebin karalığı ile kağıdın beyaz rengi arasında zıtlık vardır. Bakmak ve kör olmak arasında da zıtlık vardır.

Tenasüp: gubar, hat, muharrir, hame kelimeleri arasında birbirlerine anlamca yakınlık vardır.

Mecaz-ı Mürsel: Gözlere kara sular inmesi deyimiyle yapılmıştır.

Yorumu:Eski edebiyatımızda sevgilinin yüzü Mushaf’a, kitap sayfasına benzetilir. Çünkü sevgilinin yüzü bembeyaz, parlak, pürüzsüz bir yüzdür. Hattatlar da beyaz bir kağıda pürüzsüz olarak hat yapmaktadırlar. Sevgilinin yüzünde ayva tüyleri adını verdiğimiz ince, sarımsı tüyler vardır. Bu tüyler ince ve narindir. Asla sevgilinin güzelliğini bozmaz.

Buradaki hattat sürekli parlak bir kağıda bakmaktadır. Ancak kağıdın parlaklığı hattatın gözlerinin bozulmasına hatta kör olmasına sebep olmaktadır. Hat sanatı çok ince bir sanattır. Maçlarda futbolcuların ışığın parlaklığından veya karın beyazlığından kaçmak için gözlerine kömür sürmeleri bundandır. Gözlerinin bozulmasını önlemek içindir.

Buradaki hattat insan yüzündeki tüylerin inceliğinde ve güzelliğinde bir yazı yazmak ister ama bunu başarması mümkün değildir. Kör oluncaya kadar dahi yazsa bunu başaramaz. Çünkü insan yüzündeki tüylerin inceliğinde ve güzelliğinde bir hat sanatı meydana getirmek imkansızdır.

Arızun yadıyla nemnak olsa müjganum nola
Zayi olmaz gül temennasıyla virmek hara su

Anlamı: Yanağını hatırladıkça kirpiklerim ıslansa bundan ne çıkar. Bunda şaşılacak bir şey yoktur. Zira gül elde etmek için dikene su vermek boşa gitmez.

Söz Sanatları:

Benzetme: Yanak güle benzetilmiştir. Kirpikte gül ağacının dikenlerine

Leff ü Neşre: Arız-gül, yad-temenna, nem-nak-su, müjgan-har kelimeleri arasında

Yorumu: Şimdi buradaki aşık kirpiklerim ıslandıkça derken ağladığını ima etmektedir. Çünkü aşık ağladıkça sevgilisine ulaşmanın mümkün olacağını söylemektedir. Dikene gül elde etmek için su vermek nasıl boşa gitmezse güzel yüzünü gül yüzünü görmek için ağlamam da boşa gitmeyecektir. Çünkü sonunda benim gözyaşlarıma dayanamazsın. Bana kendini gösterirsin demek istemektedir.

Burada olayın başka bir boyutu ise aşık güle kavuşmak istemektedir. Aşığın ağlamaktan kan çanağına dönen gözleri gül rengine dönecektir. Sevgilinin yanağı da gül olduğuna göre aşık böylece gül yüze gözlerinin içinde de olsa kavuşmuş olacaktır.

Kelimeler:
Arız: yanak
Nem-nak: nemli
Müjgan: kirpikler
Temenna: temenni etmek

Gam güni itme dil-i bimardan tigun dirig
Hayrdur virmek karanu gicede bimara su
Anlamı: Gamlı günümde hasta gönlümden kılıç gibi keskin bakışını esirgeme; zira karanlık gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir.

Söz Sanatları:

Açık İstiare: Sevgilinin bakışı keskin kılıca benzetilmektedir

İrsal-i mesel: Geceleyin hastaya su vermek sevaptır sözünde vardır.

Leff ü neşr: gam güni-karanu gece, dil-i bimar- bimar, tiğ-su… kelimeleri arasında leff ü neşr yapılmaktadır.

Yorumu:Şair, sevgilisine sesleniyor. Ben bu gün üzüntülüyüm diyor. En azından gamlı olduğum bugün bari bakışını benden esirgeme, benimle azıcık ilgilen diye sesleniyor. Eğer benimle ilgilenirsen çok mutlu olacağım. Karanlık bir gecede hasta yatağında yatan birine su vermiş kadar sevap kazanırsın demek istiyor.

Karanlık gecede hastaya su vermek sevaptır. Çünkü tüm insanlar gece hastaları dahi olsa uyurlar. Oysa acıları ile baş başa kalan hastanın kendisidir. İnsanlar için geceleyin yatağından kalkmak ve hasta biriyle ilgilenmek bir külfettir. Bu külfete katlanan kişi Allah katında da sevaplanır. Hastayla ilgilenmek sevaptır.
Şair, sevgilisinden bakışını isterken bunun bir sebebi daha vardır. Hasta olan insana su verilir. Sevgilinin kılıca benzeyen bakışında da tedavi edici bir özellik vardır. Kılıç su ile sertleştirildiğinden (yapım aşamasında) ayrıca tedavi edici özellik kazanmış olur.

Kelimeler:
Bimar: hasta
Dirig: esirgeme

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1388
favori
like
share
Gül_yarasi Tarih: 26.03.2011 23:43
Suya virsün bağban gülzarı zahmet çekmesün
Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gülzara su
Anlamı: Bahçıvan gül bahçesini sele versin, boş yere zahmet çekmesin; çünkü bin gül bahçesine su verse de senin yüzün gibi bir gül açılmaz.

Söz Sanatları:

Teşbih: Sevgilinin yüzünün güle benzetilmesinden dolayı

Hüsn-i Talil: Bahçıvanın görevi gül yetiştirmektir. Yaptığı işi yapmasına güzel bir sebep olarak sevgilinin yüzü kadar güzel bir gül yetiştirmeyi göstermektedir.

Tenasüp: Birbirleriyle anlam ilişkisi olan bağban, gülzar, gül, su gibi kelimeler kullanılarak bu sanat yapılmıştır.

Yorumu: Şair burada sevgilisini övmektedir. Bahçıvan bahçede güzel gül yetiştirmek için uğraşmasın boşuna uğraşmış olur. Çünkü en güzel gül sensin. Bahçıvanın senin kadar güzel bir gül yetiştirmesi mümkün değildir. Dünyada senden daha güzel hiç kimse yoktur. Bahçıvan bağbanı sele versin. Boşuna uğraşmasın.
Ayrıca burada Peygamber Efendimiz bir gül olarak düşünülebilir. Zaten gül Peygamberimizin sembolüdür. Efendim, bahçıvan boşuna uğraşmasın, senin gibi bir gülün tekrar dünyaya gelmesi, yaratılması mümkün değildir, sen teksin, sen güzelsin gibi bir ifade de sezilmektedir.

Kelimeler:
Bağban: bahçıvan
Gülzar: gül bahçesi
Tek: gibi (edat), eşi benzeri olmayan

Ohşadabilmez gubarını muharrir hattına
Hame tek bahmahdan inse gözlerine kara su

Anlamı: Hattatın gözlerine bakmaktan kalem gibi karasu inse de gubari yazısını senin yüzündeki tüylere benzetemez.

Söz Sanatları:

Teşbih: Yüzdeki tüyler gubari hatta benzetilmiştir.

Tezat: Mürekkebin karalığı ile kağıdın beyaz rengi arasında zıtlık vardır. Bakmak ve kör olmak arasında da zıtlık vardır.

Tenasüp: gubar, hat, muharrir, hame kelimeleri arasında birbirlerine anlamca yakınlık vardır.

Mecaz-ı Mürsel: Gözlere kara sular inmesi deyimiyle yapılmıştır.

Yorumu:Eski edebiyatımızda sevgilinin yüzü Mushaf’a, kitap sayfasına benzetilir. Çünkü sevgilinin yüzü bembeyaz, parlak, pürüzsüz bir yüzdür. Hattatlar da beyaz bir kağıda pürüzsüz olarak hat yapmaktadırlar. Sevgilinin yüzünde ayva tüyleri adını verdiğimiz ince, sarımsı tüyler vardır. Bu tüyler ince ve narindir. Asla sevgilinin güzelliğini bozmaz.

Buradaki hattat sürekli parlak bir kağıda bakmaktadır. Ancak kağıdın parlaklığı hattatın gözlerinin bozulmasına hatta kör olmasına sebep olmaktadır. Hat sanatı çok ince bir sanattır. Maçlarda futbolcuların ışığın parlaklığından veya karın beyazlığından kaçmak için gözlerine kömür sürmeleri bundandır. Gözlerinin bozulmasını önlemek içindir.

Buradaki hattat insan yüzündeki tüylerin inceliğinde ve güzelliğinde bir yazı yazmak ister ama bunu başarması mümkün değildir. Kör oluncaya kadar dahi yazsa bunu başaramaz. Çünkü insan yüzündeki tüylerin inceliğinde ve güzelliğinde bir hat sanatı meydana getirmek imkansızdır.

Arızun yadıyla nemnak olsa müjganum nola
Zayi olmaz gül temennasıyla virmek hara su

Anlamı: Yanağını hatırladıkça kirpiklerim ıslansa bundan ne çıkar. Bunda şaşılacak bir şey yoktur. Zira gül elde etmek için dikene su vermek boşa gitmez.

Söz Sanatları:

Benzetme: Yanak güle benzetilmiştir. Kirpikte gül ağacının dikenlerine

Leff ü Neşre: Arız-gül, yad-temenna, nem-nak-su, müjgan-har kelimeleri arasında

Yorumu: Şimdi buradaki aşık kirpiklerim ıslandıkça derken ağladığını ima etmektedir. Çünkü aşık ağladıkça sevgilisine ulaşmanın mümkün olacağını söylemektedir. Dikene gül elde etmek için su vermek nasıl boşa gitmezse güzel yüzünü gül yüzünü görmek için ağlamam da boşa gitmeyecektir. Çünkü sonunda benim gözyaşlarıma dayanamazsın. Bana kendini gösterirsin demek istemektedir.

Burada olayın başka bir boyutu ise aşık güle kavuşmak istemektedir. Aşığın ağlamaktan kan çanağına dönen gözleri gül rengine dönecektir. Sevgilinin yanağı da gül olduğuna göre aşık böylece gül yüze gözlerinin içinde de olsa kavuşmuş olacaktır.

Kelimeler:
Arız: yanak
Nem-nak: nemli
Müjgan: kirpikler
Temenna: temenni etmek

Gam güni itme dil-i bimardan tigun dirig
Hayrdur virmek karanu gicede bimara su
Anlamı: Gamlı günümde hasta gönlümden kılıç gibi keskin bakışını esirgeme; zira karanlık gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir.

Söz Sanatları:

Açık İstiare: Sevgilinin bakışı keskin kılıca benzetilmektedir

İrsal-i mesel: Geceleyin hastaya su vermek sevaptır sözünde vardır.

Leff ü neşr: gam güni-karanu gece, dil-i bimar- bimar, tiğ-su… kelimeleri arasında leff ü neşr yapılmaktadır.

Yorumu:Şair, sevgilisine sesleniyor. Ben bu gün üzüntülüyüm diyor. En azından gamlı olduğum bugün bari bakışını benden esirgeme, benimle azıcık ilgilen diye sesleniyor. Eğer benimle ilgilenirsen çok mutlu olacağım. Karanlık bir gecede hasta yatağında yatan birine su vermiş kadar sevap kazanırsın demek istiyor.

Karanlık gecede hastaya su vermek sevaptır. Çünkü tüm insanlar gece hastaları dahi olsa uyurlar. Oysa acıları ile baş başa kalan hastanın kendisidir. İnsanlar için geceleyin yatağından kalkmak ve hasta biriyle ilgilenmek bir külfettir. Bu külfete katlanan kişi Allah katında da sevaplanır. Hastayla ilgilenmek sevaptır.
Şair, sevgilisinden bakışını isterken bunun bir sebebi daha vardır. Hasta olan insana su verilir. Sevgilinin kılıca benzeyen bakışında da tedavi edici bir özellik vardır. Kılıç su ile sertleştirildiğinden (yapım aşamasında) ayrıca tedavi edici özellik kazanmış olur.

Kelimeler:
Bimar: hasta
Dirig: esirgeme