Ruhsal çökkünlük olarak tanımlanan ve başlı başına bir hastalık olarak görülebildiği gibi farklı nedenlerle ikincil olarak da gelişebileceği kaydedilen depresyonun, kırsal kesimde yaşayan kişilerce de tanındığı belirtildi.

Celal Bayar Üniversitesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı uzmanları tarafından Manisa merkeze bağlı adı açıklanmayan bir köyde, ''Kırsal Kesimde Depresyonlu Hastalara Yönelik Tutumlar'' başlığı altında yapılan araştırma sonuçları Psikiyatri Dergisinde yayınlandı.

Psikiyatri uzmanları Dr. Oryal Taşkın ile Dr. Firdevs Şen'in köydeki 18 ile 80 yaş arasındaki 230 denekle yüz yüze gerçekleştirdikleri görüşmelerde, depresyona ilişkin 32 soru soruldu. Bir ilkokul dışında başka bir okulu bulunmayan, geçimin tarıma dayalı olarak sürdürüldüğü köyde, ankete katılanların yüzde 79.8'i, depresyonu bir hastalıktan çok ''herkesin zaman zaman içine düşebileceği bir durum'' olarak değerlendirdi.

Deneklerin yüzde 79.3'ü depresyonu ''aşırı üzüntü hali'', yüzde 70.2'si ise ''ruhsal bir zayıflık hali'' olarak tanımladı. Köylülerin yüzde 75'i, bu belirtileri taşıyan bir kişiyle evliliğe sıcak bakmadığını belirtirken, evli olan deneklerin bekarlara göre daha esnek davrandıkları gözlendi. Evli katılımcıların, bekarlara göre, ''depresyonlu biriyle çalışabilirim'' sorusuna daha fazla oranda ''katılıyorum'' dedikleri gözlendi.

Söz konusu araştırmanın, bu alandaki birçok çalışmadan farklı olarak posta aracılığıyla değil, yüz yüze gerçekleştirildiği, iki uzman doktorun veri toplama aşamasında aktif çalıştığı ve köylülerin soruları yanıtlarken içten davrandıklarının gözlendiği belirtildi. Türkiye'de kırsal kesimde depresyonu tanımanın, kentsel alandakine benzer şekilde sınırlı, ancak yeterli düzeyde bulunduğu kaydedilen araştırmada, Türk halkının diğer birçok toplumda olduğu gibi depresyonun etiyolojisinde (sebep bilimi) sosyal sorunları sorumlu tuttuğu bildirildi. Araştırmada, ''Ancak depresyonlu hastaları etiketleme eğilimi, kırsal alanda, kentsel alanda yaşayanlardan daha fazladır. Kırsal kesimde depresyon tedavisinin daha başarılı olması için halkın bilgilendirilmesinden çok, hastalara karşı hoşgörüyü artıracak ve akıl hastalığı ve ruhsal hastalık terimini yumuşatacak bir yaklaşım daha başarılı olacaktır'' denildi.

-''HALK BU HASTALIKLARI TANIMAYA BAŞLADI''-

Araştırmayı gerçekleştiren uzmanlardan Dr. Oryal Taşkın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de 1970'li yıllardan bu yana ruhsal hastalıkları tanımada büyük bir gelişmenin bulunduğunu belirterek, ''Halkın bu hastalıklara karşı bilgisi artıyor. Ama hastalıklara yönelik tutumlarda belirgin bir değişim yok'' dedi.

Tutumların çok uzun zaman içinde değiştiğini ve dirençli olduğunu bildiren Dr. Taşkın, bu konuda sonuçların daha sonraki yıllarda alınacağını söyledi. Kırsal kesimden de depresyon tedavisi için başvuruların bulunduğunu kaydeden Dr. Taşkın, ancak yadsınma korkusunun bunu azaltan bir etken olduğunu ifade etti.

Dr. Taşkın, kırsal kesimdeki bu yaklaşımın daha yakın ilişkilerden kaynaklandığını belirtti

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 468
favori
like
share
minta Tarih: 21.07.2006 09:43
biz büyüdük kirlendi dünya ?? hayat ne kadar zor ve bi o kadar da güzel .. zorluklar insanlara çöküntü hissi veriyor.
refik Tarih: 09.07.2006 19:29
degerli bilğilerin için teşekkürler
ozlems_o Tarih: 05.07.2006 08:22
bu çok güzel bir yaklaşım olmuş demek artık kırsal kesimdekiler de bilinçlendi

haber için sağol SU PERİSİ