Kilosundan şikayetçi olan birçok insan bazı diyetler yapmaya özenir veya çevreden duyduklarını uygulamak ister. Bu diyetler genellikle tek çeşit besine dayalı, sağlık açısından pek uygun olmayan ve zarar verebilecek diyetlerdir. Birçok kilolu insan, ne yedikleri takdirde kilo verebileceklerini hep sorarak, aldıkları bilgilere göre diyet yapmaya başlarlar. Örneğin, günde 10 tane greyfurt veya limon gibi. Bu durum yanlıştır. Yine daha önce açıkladığımız gibi, vücuda açlık hissettirmemek ve az miktarda ve sıkça alınan çeşitli gıdalarla, yeme alışkanlıklarını değiştirerek, sağlıklı bir kilo verme programı uygulamak daha doğrudur.
Günlük alınan kalorilerin hesaplanması suretiyle diyet planlaması yapılabilir. Genellikle oturarak iş gören insanlar ve ev hanımları günde ortalama 2000-2500 kalori arasında kalori tüketirler. Orta derecede bedensel faaliyete sahip kişiler 2500-3000 kalori, ağır işlerde çalışanlar ise 4000-4500 kalori arasında enerji tüketirler. Yarışma bazında ve yüklemeli spor yapanlar da bu son gruba dahildir.
Genel olarak kilo verme programlarında ortalama ayda 3-4 kilo arasında kilo verilmesi uygun ve sağlıklıdır. Bunu gerçekleştirebilmek için aktif olmayan kişiler için günde 1000-1200 arası, aktif ve beden faaliyeti daha fazla olan kişilerde ise günlük 1500 kalorilik bir diyet, istenen neticeyi sağlayacaktır.
Ancak uygulanan diyetteki protein miktarı da yeterli ölçüde olmalıdır. Aksi halde vücut kendi kas kitlesini kaybederek, güçsüz ve orantısız bir duruma gelebilir. Böyle bir diyet programında hiç olmazsa yarısı biyolojik değeri yüksek proteinlerden, örneğin et, süt, yumurta gibi besin maddelerinden sağlanacak günde 50 gram kadar protein yeterli olacaktır. Bu suretle tüketilen protein yakılma işlemi sırasında daha fazla enerji harcattırır. Bu sebeple yüksek protein içeren kilo verme diyetleri genellikle tercih edilmektedir.
Karbonhidrat miktarı ise günde 100 gram civarında sınırlandırılmalıdır. Ayrıca bu karbonhidratların tümü kompleks karbonhidratlardan olmalıdır. Şeker tamamen kesilmelidir. Bazı diyetlerde karbonhidratların tümüyle kesildiği de görülmektedir. Ancak böyle karbonhidratsız diyetler, pankreasın insülin hormonu salgısını azaltır ve hücrelerde glikoz yapılmasında kullanılmasına sebep olup, bazı önemli proteinleri azaltarak doku kaybına neden olur. Buna Osteoporose (kemik erimesi) en iyi örnektir.
Ayrıca kompleks karbonhidratlar, lifli karbonhidratlardır ve lifli besinlerin beslenmede ne kadar önemli ve vazgeçilmez olduğu daha önce de belirtilmiştir.
Kilo verme diyetlerinde yağ günde ortalama 40 gram kadar alınabilmektedir. Ancak, bu yağ miktarı günlük alınan besin maddelerinin içinde bulunan yağlarla önemli ölçüde alınabildiğinden, ilave olarak günde ancak 20 gram kadar alınmalıdır. Bu da ayçiçeği vs.gibi sıvı yağlardan olmalıdır.
Lifli besinler ihmal edilmemeli ve diyet meyve suları yerine meyvelerin kendisi tercih edilmelidir. Öğünleri haşlanmış sebzelerle de takviye edilmelidir.
Alkol boş kalori olduğu için, kilo verme diyetlerinde yeri olmamalıdır. Boş kalorinin ise anlamı şudur; kalori vermekten başka fonksiyonu yoktur, şeker gibi. Bunlar vitamin ve mineral içermezler.
Kilo verme diyetlerinde daha önce de açıkladığımız gibi yeme alışkanlıkları, yaşam tarzı ve egzersizler ön planda olan temel unsurlardır. Bildiğiniz gibi kısa zamanda, aşırı karbonhidrat kısıtlaması ile ve tek tip beslenme uygulatarak verdirilen kilolar, tekrar eskisinden daha fazla olarak geriye alınmaktadır.
Çok iştahı olanlara ise başlangıç için pratik çözüm olarak yemeklerden yarım saat önce 1-2 çorba kaşığı yulaf alarak üzerine 1-2 bardak su içilmesi önerilmektedir. Kilo yapmayan ve hazma yardımcı olan yulaf, midede şişerek açlık hissini gidermektedir.
Yapay tatlandırıcılara gelince; bunları da az miktarda ve günde 1 veya 2 kez çay veya kahve için kullanmak yeterlidir. Fakat en uygun olanı bu tür içecekleri sade içmeye alışmaktır. Tuz kısıtlaması ise bunu gerektiren klinik bir durum varsa uygulanabilir. Böyle bir durum yoksa bile yine de tuz alımını kısıtlamak önemli ve yararlıdır. Özellikle kadınlarda kilo verme diyetleri sırasında vücutta su tutulma durumu meydana gelmektedir. Bu durumu önlemek için, suyun su atıcı ilaçlar olan diüretikler le değil, tuz alımını kısıtlayarak atılması daha uygundur. Çünkü diüretikler, potasyum eksikliğine ve uzun zaman kullanılırlarsa böbrek fonksiyonlarının bozulmasına yol açarlar.
Bir diğer uygulama ise ABDde yapılmaktadır. Bu ülkede klorür kullanma alışkanlığı olduğu ve amanyum klorürlü hapların zayıflatma amacıyla satıldığı ve kullanıldığı bilinmektedir.
Ülkemizde de zayıflama amacıyla bazı doktor ve diyetisyenlerce diyet programlarına diüretikler yazılmaktadır. Bunların zararlı etkilerinin açıkça belirtilmeleri gereklidir.
Diyet uygulamaları sırasında yeterli vitamin ve mineral alınamıyorsa, bu durum da dikkate alınarak, multivitamin ve mineral tabletleri diyet programı içine dahil edilmelidir. Bu tür vitamin ve mineral tabletlerinin şişmanlığa yol açtığı hakkındaki inanışlar ise doğru değildir.
Kilo verme çabaları ve diyetler sırasında genellikle başlangıçta hızlı kilo verilmektedir. Fakat daha sonra diyete devam edildiği halde kilo verme temposu azalmaktadır. Bunun nedeni daha evvelce de açıkladığımız gibi organizmanın, açlığa karşı korunma mekanizmalarını harekete geçirerek kendini savunması ve vücuttaki bazı hormon faaliyetlerinin değişime uğramasıdır. Böylece metabolizma yavaşlamaktadır

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 614
favori
like
share
cansulum Tarih: 06.08.2006 00:06
doğru söylüyorsun.ahh bir insan kendi nefsine bir hakim olabilse kilo derdimiz kalmicak....
minta Tarih: 18.07.2006 10:26
insanlar hiç kilo almayacamış gibi yerler sonra da nasıl eriteceklerini kara kara düşünürler...
CADIKIZ Tarih: 13.07.2006 15:49
[COLOR=coral]Valla su son gunlerde hic istemedigim halde kilo veriyorum yani bunlara ihtiyacim yok :5:
ama istemedigim,belkide stresden veriyorum bilemiyorum :3: