Anne-babaların tutarsız davranışları çocukların gözünden kaçmaz. Ebeveynlerin bir tartışması bile çocuk psikolojisini bozabiliyor. Dolayısıyla çocuklarda, dünyadan kopuk, içine kapanık ve yerli yersiz alınganlıklarda doğabiliyor.
Pek çok alışkanlık gibi sorumluluk duygusu da bebeklik ve çocukluk dönemlerinde anne-babanın tutumuna göre örneklerle yaşayarak öğrenilir.
Ebeveynlerin en çok şikayetçi oldukları konu ise çocuklarının aşırı rahatlığı, sorumluluklarını yerine getirmemeleridir. 3-7 yaş ve 7-12 yaş döneminde uygulanan disiplinle çocuk hayatın kurallarını öğrenir. Ebeveynlerin tutumuna göre çocuk hedefleri uğruna dürtülerini erteleme becerisini kazanır.
Çocuklar ara sıra kuralları bozarak sınırları kontrol eder. Burada ebeveynlerin duruşu çok önemlidir. Çünkü çocuk buradan alacağı sonuca göre sorumluluk duygusunun temelini atar. Kendi otokontrol sistemini oluşturur. Çocuğun uygun olmayan isteklerinin önünü almak toplumsal yaşam için çocuğa iyi bir örnek olur.
Böylece hayatta her istediğini her zaman alamayacağını öğrenir. Kendisinin dışında var olan otoriteleri öğrenir. Burada yapılan en büyük hata, iyi bir anne-baba olma refleksiyle ebeveynlerin imkanlarını zorlayarak çocuğun her istediğini, ne pahasına olursa olsun temin etmeye çalışmasıdır. Bu şekilde çocuklar evde kendi imparatorluklarını kurmaktadırlar.
Ve dış dünyadan kopuk hayatın gerçeklerini anlayamamış, rahatına düşkün, bencil, çıtkırıldım kişilikler ortaya çıkmaktadır. Örneğin acelesi olan bir annenin sabah odasını toplamak istemeyen çocuğunu ikna etmek yerine odayı annenin toplaması ya da yorgun ve bitkin olduğu için ebeveynlerin doğrudan çocukların isteklerini kabul etmeleri çocukların sorumsuz davranışlarını pekiştirmektedir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 939
favori
like
share