[COLOR=burlywood]Tansiyon'dan, romatizmaya, akciğer ve böbrek rahatsızlıklarına kadar yüzlerce taş, doğanın iyileştirici etkisine inananların favorisi
Taşların yaptığı etkiler bilimsel olarak ispat edilemese de 'Ben denedim gerçekten işe yarıyor' diyen bir çok insanın bulunması günümüzde batı dünyasının doğal taşlara olan ilgisini arttırdı. Birçok eski kültürde kristaller ve değerli taşların güçleriyle ilgili bilgilere rastlanabiliyor. İnsanlık tarihi kadar eski olan bu tedavi metodu bugün yeniden gün ışığına çıkarıldı ve çağdaş bir tarzda insanlığın hizmetine sunulmaya başlandı. Dünyanın dört bir yanında milyonlarca kişi şifa bulmak için doğadan bir umut ışığı bekliyor. Bu umut ışığını binlerce yılda oluşan ve başlı başına bir enerji kaynağı olarak görülen değerli ya da yarı değerli taşlarda arayanların sayısı son yıllarda azımsanamayacak ölçüde arttı.

Hastalıkların vücuttaki enerji dengesizliklerinden oluştuğuna inanan milyonlarca kişi, enerji alanlarını dengelemek için taşlardan faydalanıyor. İnanışa göre; enerji alanı dengeye kavuştukça kişi canlanır ve kendisini çok daha iyi hisseder. Bilimsel anlamda taşların bu etkisi ispat edilmemiş olsa da birçok kişi deneyimlerinden taşların iyileştirici etki yaptığını kabul ediyor. Taşlarla tedavi bugün alternatif tıp alanının içinde olarak değerlendirilmekte ve tıbbi tedaviye destek olmakta.

Taşlar nasıl tedavi ediyor?

Doğal taşların akciğerden mideye, böbrekten sinir sistemine kadar vücudun hemen hemen tüm bölgelerinde iyileştirici etkisi olduğu yaygın bir görüş. Taşların şifasına inananlara göre, sahip olduğu enerji alanının güçlü olması ve kişinin kendi enerji alanını etkilemesi taşların kişideki bloke olmuş ve hastalığa yol açan enerjiyi dengelemesini sağlıyor.

Tüm değerli taşların kökeni, yeryüzü çekirdeğinin sürekli hareket halindeki ve daima dış yüzeye ulaşmaya çalışan erimiş magmasına dayanıyor. Bu kızgın kütlenin sadece küçük bir kısmı volkanik faaliyet ve lav akışı meydana getiriyor ve magma, çoğunlukla gezegenin alt tabakasındaki yeraltı çatlaklarına akıyor. Bu erimiş kaya ve mineraller kütlesine, kaynayan sular, buhar ve gazlar da eşlik ediyor. Soğurken de bu yarıklarda biriken birçok mineralle birleşerek, kristalleri ve değerli taşları meydana getiriyor. Oluşum ve gelişimlerini milyonlarca yılda tamamlayan bu değerli taşlar, sürekli olarak içlerine, güçlü elektromanyetik enerji de depoluyor. İşte insanları şifalandıran şey, taşların içindeki mineral yapılarıyla birleşmiş olan bu elektromanyetik güç. Taşlar, takı olarak kullanıldıkları zaman, bunların elektromanyetik güçlerinin, eterik beden denen dış enerji alanını güçlendirdiği iddia ediliyor.

Taşı temizlemek gerekiyor

Doğal taşları şifa için kullanan kişilerin inançlarına göre; kristaller ve doğal taşlar kendisine dokunan kişilerin enerji alanlarından etkilenirler. Bu yüzden kristalinizi ya da doğal taşınızı kullanmadan önce mutlaka onu temizlemeli ve daha önce ona dokunan insanların enerji artıklarından kurtarmalısınız. Bu işlemi yapmadan kristal ya da doğal taş ile hiçbir çalışma yapmayın, bu faydadan çok size zarar getirir. Ayrıca kristalinizin ve doğal taşlarınızın belli zamanlarda tekrar negatif enerjilerden arındırmak için temizlemeniz gereklidir.

Kristalleri ve doğal taşları temizlemenin en bilinen iki yolu toprak ve deniz tuzudur. Toprağa gömme yönteminde 12 saat süresince kristal evde bir saksıda toprağın içine gömülü bir şekilde bırakılır. Daha sonra kristali yada doğal taşı akan suda 3-5 dakika yıkayabilirsiniz. Diğer yöntem ise deniz tuzu eklenmiş suda kristali bir gece bırakmak ve daha sonra 10 dakika temiz akan suyun altında tutmak.

Sedat Kandemir, Türkiye'nin dört bir yanını dağ tepe demeden dolaşarak bulduğu ve bazılarını işleyerek güzel şekiller verdiği taşları Kadıköy Akmar Pasajı'ndaki Sert Mineral adlı mağazasında insanların yararına sunuyor. 'Her problemin çözümünün doğada mutlaka bulunduğunu söyleyen Kandemir, bugüne kadar ki araştırmalarından edindiği tüm bilgileri insanlığın faydasına sunmak için çırpındığını kaydediyor. Kandemir'e televizyon dünyasının starlarından tıp doktorlarına, ünlü sanatçılardan hastalığına çare arayanlara kadar yurdun her tarafından binlerce kişi geliyor. Kandemir, herkesin derdini tek tek dinliyor ve yardımcı olabilecekse işin maddi boyutunu düşünmeden hemen işe koyuluyor. Bazen bir hastaya şifa olacağına inandığı bir taşı günlerce arıyor:

Mucize iyileşme

'Birkaç ay önce bir telefon geldi. Küçük kızının karaciğer hastalığı nedeniyle ölmek üzere olduğunu söyleyen bir baba bana telefonda yalvardı. Doktorlar 'Artık yapabileceğimiz bir şey yok' demişler. Ben bugüne kadar okuduğum, öğrendiğim bilgilerden bu hastalığa çare olacak bir taş olduğunu hatırlıyordum. Taşın kendisinin de karaciğere benzediğini biliyordum. Ancak hiç rastlamamıştım. Hemen yola koyuldum. Günler sonra taşı buldum ve hemen gönderdim. Küçük kızın karnının şişi birkaç günde indi ve doktorlar da hayret etti. Şimdi kızcağız eskisine göre çok daha iyi'.

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2473
favori
like
share
SU-PERISI Tarih: 16.08.2006 12:15
son yıllarda saglıgı ön planda tutarak moda ve şifa unsuru olarak dogal taşlarkarşımıza çıkıyor.amaç kişinin zihinsel,fiziksel ve ruhsal dengeye kavuşmasına yardımcı olmak bizleri aydınlattıgın için saol özlem