[COLOR=coral]Orman kenarında bir Korkak Tavşan yaşarmış. Geceleri gizlendiği ağaç kovuğundan hiç çıkmazmış. Uyurken korkulu rüya gördüğü zamanlar kan ter içinde uyanır, rüyasında gördükleri sanki gerçekten oluyormuş gibi titrer dururmuş. Günlerden bir gün yuvasından fazla uzaklaşmadan yiyecek aramaya çıkmış. Dört beş adım atıp çevresine bakınır, tehlike olmadığına kanaat getirir, öyle ilerlermiş. Ceviz ağacının dalından bir ceviz Korkak Tavşan ın yanı başına düşmesin mi? Korkak, neye uğradığını şaşırmış. Aklı başından gitmiş. Gerisin geriye dönüp arkasına bile bakmadan can derdiyle koşarak yuvasına gelmiş. Kapının sürgülerini takıp, yatağın altına saklanmış. Korkak Tavşan ın daldan düşen bir cevizden kaçtığını Bilge Tavşan görmüş. Yerden cevizi alıp, cebine koymuş. Korkak Tavşan ın yuvasına gelmiş ve kapıyı çalmış. Tavşan kardeş, kapıyı açar mısın? Ben geldim. Ben Bilge Tavşanım. Seninle konuşmak istiyorum.

Korkak Tavşan, Bilge Tavşan ın sesini duyunca rahatlamış. Gizlendiği yatağın altından çıkmış. Kapının sürgülerini çekip kapıyı açmış: Hoş geldin Bilge Tavşan..Buyurun, gelin içeriye, size havuç ikram edeyim..Ev sahibinin bir tabak içinde getirdiği havuçlar yenilmiş. Oradan buradan konuşulmuş. Derken Bilge Tavşan asıl konuya geçme zamanının geldiğine karar verip karşısındakini incitmemeye, gururunu kırmamaya, üzmemeye dikkat ederek şöyle demiş: Sevgili tavşan kardeş, bundan bir saat kadar önce orman kenarında gezintiye çıkmıştım. Biraz ilerde sizi gördüm, geliyordunuz. Birdenbire geriye dönüp koşmaya başladınız. Niçin? Acaba ne oldu? Diye merak ettim. Geçerken uğrayıp sorayım dedim.
Korkak Tavşan ezile büzüle: Şey Bilge Tavşan demiş. Ağaçtan üstüme bir aslan atladı.Yan tarafıma düştü. İkinci hamleyi yapmasına fırsat bırakmadan kaçtım.

Bilge Tavşan: Sen hiç merak etme, tavşan kardeş. Ben o aslanı yakalayıp cezasını verdim. İşte burada demiş ve cebinden çıkardığı cevizi tabağın içine bırakmış.

Korkak Tavşan: Aaa!..Bu aslan değil, ama bu bir ceviz demiş.

Bilge Tavşan: Tavşan kardeş, ceviz ağacının yanından geçerken daldan bu ceviz düştü. Her an karşına bir aslan veya bir yılan çıkacakmış gibi dört beş adımda bir durup bakınarak yürürken, daldan düşen bu cevizi sana saldıran aslan zannettin. Gereğinden fazla korktun. Dikkatli olmak, tehlikelerden belli ölçüler içinde sakınmak gerçekten her zaman her yerde faydalıdır. Fakat çeşitli alışkanlıklarda olduğu gibi korku eyleminde de aşırıya kaçmak, fazla önem vermek doğru değildir. Hepimizin korktuğu bir şeyler vardır. Korkulması gereken, bize zararlı olabilecek durumlar sayılamaz. Korku beyinde düşüncedir, kurtulursun. Evet, sevgili tavşan kardeş, artık yalnız değilsin. Ben varım. Sana yardım edeceğim ve ikimiz el ele verip bu korkaklık illetini söküp atacağız. Var mısın? demiş ve elini uzatmış.

Korkak Tavşan: Varım, Bay Bilge. Bundan sonra korku kelimesini aklımdan sildim. Korkmıycam işte ne olacaksa demiş ve Bilge Tavşan ın elini sıkmış. Aradan bir yıl geçmiş. Korkak Tavşan artık ormanda yokmuş, yerine Cesur Tavşan varmış. Üstün cesareti sayesinde Tavşanların Başkanı olmuş. Ormandaki hayvanlar arasındaki konuşmalarda bazı hayvanlar gecenin karanlığında, ormanın derinliklerinde bir tavşanı yalnız başına dolaşırken gördüklerini yeminler ederek anlatırlarmış.

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 955
favori
like
share
MAVi Tarih: 22.07.2009 01:35
tşkler..çok sağolun..
VULKAN Tarih: 27.08.2007 21:43
paylaşım için tşkler..
zto Tarih: 26.11.2006 09:41
teşekkürler....
casper Tarih: 07.11.2006 11:28
teşekkürler
Garip07 Tarih: 21.08.2006 02:33
:10: ellerine saglik :5: