ASMnin stratejik ortağı Johns Hopkins Kimmel Kanser Merkezi araştırmacıları, üzerinde çalıştıkları pankreas kanserinde tedavi amaçlı aşının, erken elde edilen olumlu araştırma bulguları karşısında umutlandılar.

Araştırmacılar, kurtulmak için çok az şans bulunan bu hastalığın tedavisi amacıyla, 2 yıldır 60 hasta üzerinde yapılan araştırma sonucunda, yüzde 88 oranında 1 yıl ve yüzde 73 oranında ise 2 yıl ömrün uzatılabildiğini açıkladılar.
Johns Hopkins Kimmel Kanser Merkezinden Profesör Daniel Laheru Araştırma sonuçlarımız için daha çok erken olmakla birlikte, pankreas kanseri ile ilgili tüm araştırma sonuçları ile kıyaslandığında olumlu yöndeki gelişme çarpıcı bir şekilde anlaşılıyor dedi.

Bugüne kadarki tüm araştırmalar, pankreas kanserinde teşhisin ardından yaşam süresinin yüzde 63 oranında 1 yıl ve yüzde 42 oranında 2 yıl uzatılabildiğini gösteriyordu. Uzun vadeli bakıldığında ise daha acı bir sonuç ortaya çıkıyor: teşhis sonrası 5 yıl hayatta kalanların yüzde oranı sadece 15-20. 2003 yılında yapılan bir araştırma bu oranları, ancak yan etkileri de bulunan kemoterapi ve radyasyon tedavileri ile bir miktar yukarı çekmeyi başarmıştı.

Prof. Laherunun ekibi, bu araştırmada bağışıklık sistemini güçlendiren bir aşı ile ameliyat ve ameliyat sonrası uygulanan konvensiyonel kemoterapi ve radyasyon tedavisini birleştirdi. İlk kez John Hopkinste geliştirilen bu aşı, büyüyemeyen ancak içinde GM-CSF adında bir molekülü saklamak üzere genetik olarak değiştirilmiş ve ışın tedavisi görmüş pankreas kanseri hücrelerini kullanıyor. Bu molekül, bağışıklık sistemi hücrelerini, radyasyonlu hücrelerin üzerindeki antijenlerle karşılaşmak üzere aşı tümörün çevresine çekmek için yem görevi görüyor. Ardından, bu yeni silahlanmış olan bağışıklık hücreleri, aynı antijen profil ile, yaşayan kanserli hücreleri yok etmek üzere vücutta gezinmeye başlıyor.

Hastalar ameliyattan 8-10 hafta sonra ilk kez aşı oluyor ve kemoterapi ile radyasyon sonralarında da dört kez ek aşı ile tedavilerine devam ediyorlar. Prof. Laheru ve ekibi, hastalarının kayıtlarını geçtiğimiz Ocak ayında tamamladılar. Hastaları takip ortalama süresi ise 32 ay. Onkoloji ve Patoloji bölümlerinde profesör olarak görev yapan Elizabeth Jaffee, Önemli olan bu hastaları takip edip, uzun vadede tedavinin nasıl sonuç verdiğini gözlemleyebilmek. Ön sonuçların uzun vadede de doğru çıkacağından umutluyuz dedi.

Prof. Jaffee ve Prof. Laheru bir yıl içinde diğer enstitüler ile ortaklaşa araştırmalarını geliştirmeyi amaçlıyorlar. Halen Sol Goldman Pankreas Kanseri Araştırma Merkezindeki Johns Hopkins Patologları ile birlikte, pankreas kanseri hücrelerindeki proteinlerin, aşının hedeflerine ulaşması için nasıl yardımcı olabileceğini analiz ediyorlar.

Amerikada her yıl 30 bin kişi pankreas kanserine yakalanıyor ve neredeyse bu sayının tamamı bir yıl içinde hayatını kaybediyor.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1209
favori
like
share
Garip07 Tarih: 25.08.2006 21:16
:10: insallah her derde deva buldugu gibi bunada bulunur
ozturk Tarih: 19.08.2006 18:04
hep böyle güzel haberleri duyabilsek.. :20:
SU-PERISI Tarih: 18.08.2006 20:39
güzel bir haber teşekkürler özlemciğim