[COLOR=burlywood]Yavaşça sokul yanıma, üşüyen ruhum esirgesin senden korkularımı Yeşilin gamzelerinden çalınmış hırsız gözlerin yorganımız olsun gök kubbenin altındaki çıplak bedenlerimize&Yalanlarımızla avutalım tuzlu damlalarla üşüyen yüzlerimizi. Hiç olamayacaklarımızı dünmüş gibi anlatalım birbirimize, Baykuş gece düşlerini biriktirirken, bizde gündüzden çaldıklarımızı renklerle birleştirerek çatı yapalım kendimize, Ormanın tüm yaratıkları ruhlarını teslim ederken, biz de ödünç verelim yüreklerimizi birbirimize
Akreple yelkovan hiç söyleşmesin. Gece ile gündüz sarhoş olup unutsunlar kendilerini. Zaman denen kabusu alalım avuçlarımıza, atalım yosun kokulu deniz kızlarına. Herkesin zamanla alıp veremediği birşeyler var& Herkesin zamanda bıraktıkları, uçuşan, havaya karışmış minik yağmur bulutları,Bırakalım bu gece yağmur bulutlarımız çisil çisil, usul usul karışsın toprağa. Su olsun, deniz olsun, dalga olsun&Ormanda rüzgar ıslık çalarken, yeşilin gamzelerinden çaldığın gözlerin anlatsın bana tüm çağları Zamanla öyle bir savaşalım ki tüm anlar imrensin bize& Geçmek için önümüzden, karışmak için geçmişe elleri önünde iki büklüm selam dursunlar bize&
Dolunay kurda kavuştuğunda, dalgalar okyanusa vurduğunda, yeşilin gamzelerinden çaldığın gözlerin yosun olduğunda, gel tekrar bana&
Baykuşun sakladığı gece düşlerini usulca çaldığında, onu kucağına alıp ninnilerle uyuttuğunda gel&
Gökyüzü her damlasıyla yeryüzüne kavuştuğunda gel&Çağlarda kaybolmuş bütün yitik aşık ruhlar şarkılarını söylediklerinde gel
Minatour dehlizlerinin kağıt kaplı uçlarını yırtıp ruhunu bulduğunda gel&
Öyle bir gel ki, yeşilin gamzelerinden çaldığın gözlerin, deniz damlalarıyla serinletsin beklemekten kuruyan bedenimi
Öyle bir gel ki, zamanla olan savaşta tüm asılı kalanlar, engizisyon
kurbanları, düğümler, bilmeceler bıraksın kendilerini sonsuzluğa zamanın gururlu çocukları olarak
Şimdi git Dolunay kurttan ayrıldığında&İnsanlar denizkızlarının türkülerini söylemeyi unuttuklarında& İhanetler zafer sayılmaya başladığında&
Git& Ormanın asi rüzgarıyla bırak beri Ağaçların dallarında yapraklara asılı kristal, kırılgan, donuk tuzlarla bırak Zamanla baş başa
Sonra Yağmur toprağa Toprak suya Su buluta Bulut yağmura

Şimdi sus
Denizkızlarının türkülerine aç yüreğini& Çağlarca sakladığın utançlarını& Zamanlardır gömdüğün günahlarını; çıkar topraktan teker teker& Günahlarını sev& Yeşilin gamzelerinden çaldığın gözlerinle günahkarsan eğer sen, cehenneminde yanan bensem eğer
Ötesinden kime ne?
Şimdi git& Kokunu rüzgarlara bırakarak git& Usulca&Denize doğru& Sıcağa doğru&
Git& Yosun kokusunu karıştır düşlerine&Aşkınla yanmaksa eğer cehennem, ruhumu teslim ederek beyaza tüm renkleri unutup cenneti aramak niye?..
Aşkın gittiğinde bırakacağın cam parçalarından korkarsa eğer yüreğim, doğmak ve ölmek niye?..

En karasıyla
Bu gece
Yaşama ve ölüme
Aşka ve günaha
Dahası niye?..

Sinem SIRMALI

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 393
favori
like
share
Garip07 Tarih: 21.08.2006 13:36
ellerine saglik
ozlems_o Tarih: 21.08.2006 13:34
çok hoş bir yazıydı serendipit :3:

paylaştığın için çok teşekkür ediyorum