Türk ordusunun düşmanı yurt topraklarından söküp attığı Büyük Taarruzun 82. yıldönümü..
Türk milleti, tarihte görülen ordu-milletlerin en üstünüdür. Ordu-millet yüksek bir savaş yeteneği taşıyan, savaşta bütün bireyleriyle görev alan, yurt için ve büyük ülkülerin gerçekleşmesi uğruna baş koyan millet demektir. Ordu-milletimizin timsali "Mehmetçik"tir. O, savaşta er, barışta çiftçi ve işçidir. Halkımızı en iyi o temsil eder, en güzel şekilde o anlatır.
İstiklâl Savaşı da ordu-millet olarak kazanılmıştır. Millî Mücadele bütün bir milletin eseridir. Zaferi çoluğuyla, çocuğuyla, kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla millet kazanmıştır. Kadınlar cephelere mermi taşımış, çocuklar dahi vuruşmalara katılmışlardır.
Vatanın karanlıklara gömüldüğü bu zamanlarda Müdâfaa-i Hukuk Cemiyetleri, çeteler, gönüllüler derken, millet kudretli bir önder etrafında toplanıvermişti. Oluşturulan orduda silâh ve kıyafet birliği yoktu. Fakat kalpler birdi, iman ve ülkü aynıydı. "Ya istiklâl, ya ölüm" parolası ile dile getirilen bu inanç, kudretini "Kuva-yi Milliye Ruhu"ndan alıyordu. Kuva-yi Milliye Ruhu, bir milletin var olma ve yaşama azmi, her şeyi yoktan var etme gayretiydi. Bu ruh ile tarihin en büyük kahramanlık destanları yaratıldı.
Üstün silâh gücüyle her şeyi yapabileceğini düşünen Avrupa yanılmıştı. Yunanlıların yaptığı tahkimat için "Türkler bunu altı ayda ele geçirebilirlerse iftihar edebilirler" diyen İngiliz Başbakanı Lloyd Corc, hücuma geçtikten altı saat sonra Türklerin burasını aldığını duyunca, oturduğu koltuktan düşmüştü.
İstiklâl Savaşı yalnız Yunanlılara karşı değil; işgalci, istilâcı, emperyalist bütün Batı dünyasına karşı kazanılmıştır. Onun temelinde Türk'ün istiklâl aşkı, hür yaşama arzusu vardır.
Otuz Ağustos...
Ufukta bir duman, bir toz
Türk süvarisi yürüyor; uzakta,
Top sesleri homurdanmakta.
Köpük içinde, tere batmış atlar...
Bunlar at değil.
Ayaklı kanatlar.
Sisli tepelerde gölgeler boğuşuyor
Gölgeler düşüyor, kalkıyor, koşuyor
Süngüler parlıyor,
Eziyor, vuruyor;
Mehmetçik yeni Türkiye'yi yuğuruyor.
Bir sürünün dağılışı.
Boğulan bir boğazın kısık nefesi...
Bir el, Akdeniz'i gösteriyor.
Bir el ki, bütün cihana bedel.
Uçuyor atlar, Köpüklü kanatlar.
Kaçıyor gölgeler,
Eriyor mesafeler...
Dokuz Eylül, İzmir,
Sanki bir Gelincik tarlası,
İki sevgilinin kavuşması,
Gözler yaşlı, denizler sapsarı,
Sevinç içinde çırpınıyor, Akdeniz'in Dalgaları.
Server ZİYA.

30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2396
favori
like
share
SU-PERISI Tarih: 29.08.2013 23:25
stugal Tarih: 12.09.2006 15:54
Tüm Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun.

TEŞEKKÜRLER

Serendipity Tarih: 31.08.2006 15:39


Türk ulusunun 30 agustos zafer bayramını kutluyorum
Ne MutLu Türküm Diyene

FreddyKrueger Tarih: 31.08.2006 15:12





[SIZE=30]Ne MutLu Türküm Diyene !
KaHiN Tarih: 31.08.2006 00:13


Tüm uLuSumuzun ßayramını KutLu OLSun !

[Bt][COLOR=#0080ff] [SIZE=39]NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE


NE MUTLU

[color=#0080ff]TÜRKÜM DİYEBİLENE ![/CoLor][/Bt]

ReiS Tarih: 31.08.2006 00:01


adsiz Tarih: 30.08.2006 16:56
Tüm Ulusun 30 Agustos Zafer Bayrami Kutlu Olsun Ebediyen bu yolda ilerleyecegiz
NaZ Tarih: 30.08.2006 16:47
Zafer bayramımız kutlu olsun
DİDEM Tarih: 30.08.2006 14:58



30 Ağustos Zafer Bayramınız kutlu olsun

Hiç bir zafer gâye değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük olan gâyeyi
elde etmek için gerekir en belli başlı vasıtadır. Gâye, fikirdir.
Zafer, bir fikrin istihsâline (elde edilmesine) hizmeti nispetinde kıymet (değer) ifade eder. Bir fikrin istihsâline dayanmayan bir zafer pâyidar olamaz (yaşayamaz) . O, boş bir gayrettir.
Her büyük meydan muhare-besinden, her büyük zaferin kazanılmasından sonra yeni bir âlem (dünya) doğmalıdır, doğar. Yoksa başlı başına bir zafer, boşa gitmiş bir gayret olur.

Mustafa Kemal ATATÜRK