Hüzün
Merhaba..
Benim adım hüzün.
Herkes tanır beni.
Ama hiç kimse sevmez.

Sizi büyüten benim.
Olgunlaştıran ve kararlı kılan.
Benim adım hüzün.
Siz ne kadar sevmesenizde..

Hüzün ve hazan mevsimidir.
Sonbahar..
Hüzün’ün sığındığı sıcak evidir.
Sonbahar..

Hazan mevsimi sonbahar.
Nasıl da sağlam basıyorsunuz.
Hüzün olarak gülümsüyorum.
Çünkü sizi olgunlaştırırken
Sizi büyütmekten gurur duyuyorum.

Size göre mutluluğun sonuyum.
Size göre hayatın da sonu.
Kötü bir felaketim.
Aslında tek yaptığım sizi büyütmek.!

[COLOR="darkred"]08.01.2009
20.05

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1915
favori
like
share
LEVIS-501 Tarih: 09.08.2012 11:50
Konunun ilk sayfasındaki mesajlar niçin silindi? Bu konuda bilgi verirseniz memnun oluruz. Lütfen özellikle konunun ilk mesajını düzenleyiniz.
Nerissa-Su Tarih: 09.08.2012 10:55
Konu başlığı kurallara uygun olarak yeniden düzenlendi. Başka bir başlık isterseniz bölüm yöneticilerine haber veriniz.

KONU ACMADAN EVVEL OKUYUNUZ!!!
Miss.ultrAslan Tarih: 26.07.2012 10:28

Eğer dikeni battı diyerek gülü bırakıyorsan, sus!

ÇünküSevgi'den bahsetmeye hakkın yoktur senin.
Bırak da o gül kendi için yanan bülbülü bulsun.

Miss.ultrAslan Tarih: 26.07.2012 03:36
İmtihan

Her bireyin kendine has 'asla yapamayacağım' dedikleri vardır. Bir ömür boyunca yapamayacaklarını zannettikleri ama bir anda kendileri bile ne olup bittiğini anlayamadan gerçeğe dökülen şeyler. Olan olur ve insan kendine 'Niye?' sorusunu sorarken aklına tek bir söz gelir; İmtihan! Cenab-ı Hak size o hareketi bahşederek konu her neyse sizi bir imtihana sokuyordur. Amaç duygularınızın, isteklerinizin ve düşüncelerinizin ne kadar gerçekçi olup olmadığı. İmtihanı geçebilecek kadar cesaretliyseniz her şey o kadar güzel olacaktır ki gece gündüz aklınıza geldikçe Rabbinize daha büyük bir aşkla bağlanacaksınız. Ama geçemeyecek kadar güçsüz ve korkaksanız size kalan bir süre sonra ortaya çıkacak olan vicdan azabı. Çünkü imtihan olduğunu bile bile iç sesinizi kapatmış ve her şeyi olduğu gibi görmeye çalışmışsınızdır.

Peki, bu durumda kaybeden kim olacak? Giden mi yoksa her şeye rağmen kalan mı? Eğer gitmek seçildiyse sözler, duygular ve amaçların hiçbir anlamı yoktur çünkü onlar imtihana sokulamayacak kadar zayıf ve yetersizdir. Eğer gidene ve her şeye rağmen kalıp imtihanı vermek için çabalıyorsa bir insan söylediği her söz, aklından geçen her düşünce bir gün muhakkak kendisine ödül olarak dönecektir. Yaptığı ve söylediği her şeyin arkasında durabilmek cesaret ister ve herkese de nasip olmaz. Cesaretli olanlarsa bu büyük imtihan sonrası Rabbine sığınırlar. Çünkü O'nun her şeyi görüp ve duyduğunu biliyorlardır.

Gitmek yerine kalıp imtihana giren kişi elinden gelen her şeyi yaptığına ve bu imtihandan alnının akıyla çıktığına inandığı an her neyi varsa Rabbine emanet ederek kendi yolunu çizmeye başlayacaktır artık. Çünkü amacı sadece içinde bulunduğu imtihanı vermektir ve o imtihan büyük bir zaferle verilmiştir. Kalbinde binbir kırık da olsa yapılabilecek her şey yapılmış ve gerisini sadece Allah'a bırakmak kalmıştır. Belki o an imtihanı kazanmasına rağmen istediğini alamamıştır ama muhakkak bir gün başka bir şekilde alacaktır. Bu konuda Rabbine güveniyordur ve yapabileceği tek şey; sabırla beklemektir.

Geçen zaman koşulları daha iyi bir hâle getiriyorken kişinin kaybettiği kan kaybını da yerine getirecektir. Günü geldiğinde ve son bir kez eski defterlerle imtihana girdiğinde güçlü ve ayakta durabilmesi için hazırlayacaktır kahramanı. Allah desteğini üzerinden çekmezken zamanla acılarını azaltacak ve ölü hayatını sürecek kadar bitkin olan kulunu yeniden diriltecektir. Çünkü ona yazdığı hayırlı, mutlu ve eskisinden daha güzel bir hayat vardır. Zamanında hayata karşı verilen her şeyin, geri alınacağı vakit gelecektir.

Bir çok insanın dediği gibi;
Elinden geleni yaptığında gerisini sadece Allah'a bırak...
Şüphesiz ki O her şeyi görür ve işitir.

26.07.2012
03.35



sıgınak Tarih: 20.07.2012 00:38
aşk;bir parmak,bal çalmak gibidir hayata
tadın hiç kaçmasın işallah...
Miss.ultrAslan Tarih: 20.07.2012 00:02
Sende Herkes Gibi(ymiş)sin

Az önce eski yazılarımı karıştırdım. Yıllar sonra belli belirsizde olsa bir kez daha anımsadım. Hepsi de aynı başlıyor ve aynı bitiyordu. İlk gün heyecanı midemde kelebekler dans ediyor ve son gün kalbim bir kez daha atmayacakmış gibi. Aylarca aklımı meşgul eden düşünceler ve dualarımda aynıymış meğerse. Tek fark neymiş peki biliyor musun? Kahramanlar..

Şuan yine düşünüyorum elbette ama bu sefer farklı bir düşünce dolaşıyor beynimde. Madem hepsi aynı başlayıp aynı bitiyorsa sen de öyle olmayacak mısın? Aylarca bir yas töreni ardından da yeni ve apayrı hayatlar ikimizi bekleyecek. Ya yeni insanlar çıkacak karşımıza ya da yolumuz tekrar birleşecek. Zaten hayat sadece bildiğini okumuyor mu? Senin, benim ve diğer insanların istediklerinin ne önemi var ki. Biz sadece birer oyuncuyuz ve rolümüzü olabildiğince güzel oynamalıyız. Vakti geldiğinde her rol karşılığı ya bir ödül ya da bir ceza almayacak mıyız?

Hâl böyle olunca da istesek istemesek de günü geldiğinde birbirimize iki yabancı olmayacak mıyız? Birlikte geçirdiğimiz o koskoca beş yıl, verilen sözler, yaşanılan her anı değersizleşmeyecek mi? Her şeyde olduğu gibi bunlarda geçecek sadece biraz zaman gerekiyor ya da kaderimizde yazılı olanlar. Yine de kendime soruyorum; Neydi seni, beni ve bizi farklı yapan? Hiç kimseyle düşünmediğimiz kadar ciddi olmak mı, ailelere gelin ve damat olarak tanıtılmak mı, her şeyi bırakıp birlikte kaçabilecek kadar gözlerimizin körelmesi mi yoksa o kadar yılın oluşturduğu alışkanlık mı?

Hepsi ya da hiçbiri… Ne fark eder ki bu saatten sonra. Geri dönüşü olmadığını hissedebiliyorum. Eskisi kadar da yanmıyor canım. Çünkü ne seninle bir alacak verecek hesabım kaldı ne de dayanma gücüm. Böyle bitmemeliydi belki ama bitti değil mi, o zaman daha fazla kurcalamanın ne faydası var? Zamana bıraksak ve neler olacağını arkamıza yaslanıp seyretsek… Özlüyorum elbette ama kalkıp gelmeye de gücüm kalmadı, affet..

Sende de aynı şeyleri yaşıyorum bak! Bir daha kalbim atmayacakmış, nefes almayacakmışım gibi hissediyorum. Lakin adım gibi de biliyorum ki zamanı geldiğinde öyle bir yaşayacağım ki Allah’ın izniyle aklım almayacak. Senin ve diğerlerinin kırıp döktükleri her şeyi toplayıp eskisinden daha da güzel bir hayat sunacağım kendime. Belki seninle belki de bir başkasıyla... Ama bir başkası girerse hayatıma sende herkes gibi olacaksın, diğerleri gibi zamanı geldiğinde hiçbir anlam ifade etmeyeceksin. Sadece belli belirsiz birkaç anı gelecek hatırıma o kadar..


19.07.2012
23.59
sıgınak Tarih: 19.07.2012 23:02
öyle güzel anlatmışsınki
acıda olsa gerçek..kaçınılmz..
bir başlık altında aşkı konuşacaksan
bir asma tohumu gibidir
ilk başta kaale almazsın belki ma o'yavaş yavaş seri sarıp sarmılıyacaktır
bahar geldiginde ise seni yeşillere büründürüp
çeşit,çeşit renk renk çiçek cümbüşü yaşatacaktır..
kimi zaman üzüm olarak meyve verir ki bu en idaalidir
herkesin böyle bir şey yaşamasını temenni etmek düşüyor burada bana..
ama herkes kaderini yaşıyor tabi
rabbim herkesin acısını hafifletsin
bayram sevincinde aşk yaşamayı nasip etsin..
Miss.ultrAslan Tarih: 19.07.2012 22:33
Mutlu Olabilmenin Yolları

1.Gözünü karartabilecek kadar güven duymamak.
2.Her ne olursa olsun hiçbir şeyi saklamamak.
3.Sevgiden önce saygı duymayı başarabilmek.
4. Yargısız infaz yapmayacak kadar sabırlı olabilmek.
5. Hiçbir sorun yokken gereksiz huzursuzluklar çıkarmamak.
6.Bağlı kalarak sadakatini göstermek ancak kesinlikle bağlanmamak.
7. Hayaller kurarak gerçek dünyadan uzaklaşmamak.
8.Her an bir adım daha ilerlediğin yolun nereye varacağını düşünebilmek.
9.Kavga esnasında Ateş ve Su gibi olabilmek.
10.Her yaşanılan tartışma ve kavga da ağlamamayı başarabilmek.
11.Atılan her adımın sonucunu hesaplayabilmek.
12.Hayata onsuz da devam edebileceğinin farkında olabilmek.
13.Her şeyi zamana bırakabilecek kadar cesur olabilmek.
14.Bitmesi gereken yerde bitirebilmeyi göze alabilmek.
15.Geri dönüşü olmadığında her şeyi kabullenip yola devam edebilmek.


Not: Tecrübeyle öğrenilmiştir..

19.07.2012
Miss.ultrAslan Tarih: 04.02.2010 20:54
Teşekkür ederim canım vakit ayırdığın için