parmaklarımda dudak izlerin..küçük dikiş izine özenle bıraktığın yerde duruyor..

kulağımda aynı ses...''sabah uyanır uyanmaz tavşandan artan sütü içiyorum,ziyan olmasın diye''

alımdaki küçük,küçücük kendimden bile küçük boşluk..yarım bıraktığım kitaplar gelip oturur başköşeye...her harfi hecelerinle tamamlanmış...

bir şiir okumaya başlarım boğazımdaki kuruluğa inat..ıslaklığınla,gitmeye yakın hecelediklerine benzemez ama..sana yakın olan her şey uzakta en ücra köşelere düşer..

başımı kollarıma yaslayıp yiteni oynarken perde ansızın açılır..kimsenin gözlük camında yağmurdan izler yoktur..sarıyla beyaz karışır..maviyle bulut...ceketimin kolunda kokun...

ayaklarımda aynı ağrı..topuktan şişmiş tabanlar...ve sözün gelir aklıma ''ziyan olmasın diye''...

doğruydu...

ben ,yağmur,şehir,ağladım...

kimin kime yağdığı belirsizken..harferimi,hecelerimi ve seni toplamaya calışırken..''SU''öylesine masaya serilmişken..yansıyan sadece yüzüm değildi...

elimde kalan tek şey..gözlük camındaki yağmur damlasıydı...(defalarca silmeme rağmen iz bıraktı)...

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 417
favori
like
share
eskitoprak Tarih: 14.03.2007 15:12
sagol