İnternetten her gün elektronik postalarımıza gelen postalardan bir kısmı ''80'' ler, ''bizim çocukluğumuzda neler vardı,neler yoktu?'[/swf2][swf3]'insan ilişkileri,komşuluklar,misafirlikler'' temalı oluyor dikkatinizi çektiyse.
Bu tür yazıları okuduğumda , benim yaş grubumdaki birçok insan gibi ''iyi ki çocukluğumuzu o dönemlerde yaşadık'' demekten kendimi alamıyorum.

O zamanlar bizi eğlendirecek pahalı oyuncaklarımız,playstationlarımız,dvd,bilgisayar vs. yoktu.Ama bizim en büyük eğlencemiz,sabahtan çıkıp da akşam yemeğine kadar bütün enerjimizi tükettiğimiz sokaktı.Gerçi öğle vakti annelerimizin zoruyla eve girip, ''uyumasak da yatıp dinlenirdik!!''. O zamanlarda annelere itiraz da edilmezdi zaten.Gözlerinize dik dik bakmaları yeterliydi.O dik dik bakışlar,misafirlikte fazladan bir şeker almak için elimizi uzattığımızda yada anlamını bile bilmeden yaşlılara ''moruk'' dediğimizde de hep üzerimizde olurdu.
Arkadaşlarımızla bazen evcilik,bazen yakartop oynar,bazen de o zaman moda olan danslardan birini uygun bir koreografiyle uygulamaya çalışırdık kendimizce. Ya da o zamanlar bolca bulunan boş arsalardan papatyalar toplayıp kolye ya da taçlar yapardık kendimize.

Her istediğimiz hemen alınmazdı.Çünkü o zaman değeri kalmazdı,her kolay elde edilen gibi...
11 yaşındayken bir mağazanın vitrininde kırmızı bir bisiklet görmüş ve fena halde kafama takmıştım.Büyük bir heyecanla kırmızı bisikleti anlattım onlara.Babam,alabilecek durumu olduğu halde'' birikmiş paran var mı hiç?'' diye sormuştu.Ben de olmadığını söylemiştim. ''O zaman biraz harçlıklarından biriktir bakalım.Üstünü ben tamamlarım'' demişti.
Bunun üzerine,her sabah eve gelen gazetelerden dikkatimi çeken haberleri bir dosya kağıdına aktarmaya başlamıştım.Ayrıca kendi yaptığım resimleri ve sağdan soldan bulduğum şiirleri de eklemiştim.Gazetemin adı ''Hürcüneş''ti.O zamanki benim üstün!!! yaratıcılığım,''Hürriyet'[/swf2][swf3]'Tercüman'' ve ''Güneş'' gazetelerinden potbori bir başlık çıkarmıştı.
Her sabah üşenmeden,büyük bir emek harcayarak gazetemi çıkardım ve hem anneme hem de babama sattım.Sonunda topladığım paranın üstünü de babam tamamladı ve o kırmızı bisiklet benim oldu.

Şimdi 31 yaşındayım ve o kırmızı bisikleti hala gülümseyerek hatırlıyorum.
Günümüzde,iyi ebeveyn olmayı,çocuklarının her istediğini almak olarak değerlendiren anne babalar mevcut.Ben bir anne değilim ama bir eğitimciyim ve bu tip anne babalar ve çocuklarıyla çok sık karşılaşıyorum.Her fırsatta da çocuklarına bu tarz yaklaşan anne babaları uyarıyor,çocuklarına iyilik değil kötülük ettiklerini anlatmaya çalışıyorum.
Bu şekilde yetişen çocuklar, istediği birşeyin olması için ''EMEK'' ve ''SABIR'' gerektiğini öğrenemeden büyüyorlar.Bu yüzden de çok istedikleri şeyi elde ettikleri zaman hissedecekleri heyecanı ve mutluluğu tadamıyorlar.
Hep ''ALMAYA''alıştıkları için de giderek bencilleşiyorlar ve geleceğin acımasız ve bencil bireylerine bir yenisi daha ekleniyor her geçen gün ne yazık ki..
Bu gün herhangi bir alışveriş merkezinden daha çıkmadan aldığı şeyden hevesi geçen çocukların durumuna gerçekten üzülüyorum...
Çünkü onların yıllar sonra hatırlayabilecekleri ''KIRMIZI BİSİKLET''leri ve anlatabilecekleri böyle bir anıları olamayacak ne yazık ki......... :9:

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 611
favori
like
share
Serendipity Tarih: 09.10.2006 10:01
malesef öyle şimdiki çocuklar herşeyi
kolay elde ettikleri için mutsuzlar
hiçbirşey için emek sabır sarfetmiyorlar

teşekkürler arkadaşım
ozlems_o Tarih: 08.10.2006 19:52
çok doğru bizim böyle hatıralarımız olmicak :79:

teşekkürler arkadaşım çok güzel bir yazıydı