Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Çetin Erol, yüksek tansiyonlu hastaların yüzde 83ünün, ilk 10 yıllık süreç için yüzde 5ten fazla inme riski taşıdığını belirtti.

Prof. Dr. Erol, 20. yüzyıl başlarında kalp ve damar hastalıklarından ölümün yüzde 10un altında olduğunu, 21. yüzyılın başında bu oranın gelişmiş ülkelerde üçte bire, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 25e çıktığını bildirdi.

Kalp ve damar hastalıklarının tüm dünya genelinde sakatlık ve ölümlerin en önemli nedeni olduğunun kabul edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Erol, 1990 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Türkiyede 1 milyon 640 bin kalp hastası bulunduğunu söyledi.

Prof. Dr. Erol, 1990 yılından bu yana geçen süre içinde koroner kalp hastası sayısının 2.8 milyona yükseldiğini, kalp hastalığına bağlı ölümlerin 45-74 yaş grubundaki erkeklerde binde 8.2, kadınlarda binde 4.3 olduğunu ifade etti.

RİSK FAKTÖRLERİ

Yüksek tansiyonun, kalp-damar hastalıkları risk faktörleri arasında en yaygını olduğunu bildiren Prof. Dr. Erol, Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği tarafından 2003 yılında ülke çapında 26 ilin kent ve kırsal bölgelerinde yapılan araştırmaya göre, 18 yaş üzeri erişkin nüfusta yüksek tansiyon görülme sıklığının yüzde 31.8 olduğunu bildirdi.
Bu oranın kadınlarda yüzde 36.1, erkeklerde ise yüzde 27.5 olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Erol, şöyle konuştu:
Yüksek tansiyon, yaşla birlikte artış gösteriyor ve 40-79 yaş arasındaki her yaş grubunda kadınlarda, hipertansiyon erkeklere oranla daha sık görülüyor. Çalışmanın sonunda Türkiyede yaklaşık 15 milyon hipertansiyon hastası bulunduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca 30 yaşını aşkın her on sağlıklı Türk yetişkinin birinde, yüksek kolesterol tespit edilmiştir.

Prof. Dr. Erol, Türk Kardiyoloji Derneği Hipertansiyon Çalışma Grub tarafından ise Türk Hipertansif Hastalarda İnme Riski araştırması yapıldığını, araştırmaya göre yüksek tansiyonla hastaların yüzde 83nün, ilk 10 yıllık süre içinde inme riskinin yüzde 5’ten yüksek olduğunu, 10 yıllık inme olasılığı gruplarının dağılımının ise cinsiyete göre incelendiğinde, inme oranının kadınların yüzde 50de, erkeklerin ise yüzde 76nda yüzde 10dan daha yüksek olduğunu söyledi.

SİGARA KULLANIMI

Prof. Dr. Erol, dünyada her yıl en az 4,9 milyon kişinin sigara kullanımı nedeniyle hayatını kaybettiğine dikkat çekerek, şöyle devam etti:

Sigara kullanımı, koroner arter hastalığı için düzeltilebilen en önemli risk faktörüdür. Sigarayla ilişkili ölümlerin yüzde 35-40nı, koroner kalp hastalıkları oluşturmaktadır. Günde 1-4 adet sigara içenlerde dahi koroner kalp hastalığı riski artmaktadır. Sigarayı bırakan bireylerde, bırakmayanlara göre kalp ve damar hastalığına bağlı ölümler yüzde 36 oranında azalmaktadır. Sigara dumanına pasif olarak maruz kalmak bile koroner damar dolaşımında bozukluğa yol açmaktadır.

Türkiyede 17 milyon kişinin sigara içtiği, yılda 100 bine yakın insanımızın sigaraya bağlı nedenlerden öldüğü biliniyor. 30 yaşın üzerindeki her iki erkekten ve her iki kadından biri sigara içiyor. Hem koroner olay riskini hem de tüm nedenlere bağlı ölüm riskini 2 kat yükselten sigara tiryakiliği, erkeklerde azalma, kadınlarda ise artma eğilimi göstermektedir. Ülkemizde TÜMAR çalışmasında kalp krizi geçiren erkeklerin yüzde 55nin sigara içtiği saptanmıştır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 647
favori
like
share
Adonis Tarih: 10.10.2006 12:24
Türkiyede ikamet eden arkadaslarimiz veya büyüklerimiz acaba saglik yönünden ne kadar kendilerine önem veriyorlar kac kisi normal bir kontrol yaptiriyor kendisine Il ve ilce,lerin en cok kac tanesinde kalp cerrahisi veya bu konuya yardimci olacak hekimlik yüzdesi var gercekten arastirilmasi gereken konu acaba bumu.Saglik sistemimiz insanliga ne faydalar sunuyor acaba ama genede su konu sevindirici bir haber cünki hic yoktan bu elim gelismeyi en azindan bir hekim arkadas takip etmis ama ne yapilmasi gerektigi konusunda pek yardimci olamamis cünkü imkanlar yetersiz düsüncesinden dolayi tesekkürler sanada SU-PERISI Ellerine saglik.
ozlems_o Tarih: 09.10.2006 12:42
teşekkürler su perisi