Bakanlık tehlikeli olduğu düşünülen İnfluenza virüsüne karşı tüm sağlık kuruluşları tedbir alınması konusunda uyardı. Kapımızdaki tehlike hayli ciddi.
İşte alınabilecek önlemler:

Bu virüsle ilgili sağlığımız hangi tehlikelere karşı tehdit altında kalabilir , infeksiyon hastalıklarının belirtileri nelerdir, gribe neden yakalanıyoruz veya gripten korunmak için neler yapabiliriz?

Grip, virüslerin (İnfluenza A ve B virüslarinin)sebep olduğu bir hastalıktır. Bu hastalık daha çok sonbahar ve kış aylarında görülür ve bazen şiddetli salgınlara yol açabilir. Tüm dünyada ve ülkemizde iş gücü kaybına, önemli sağlık giderlerine ve hatta çok sayıda ölümlere yol açabilen ciddi bir hastalıktır. En çok okul çağındaki çocuklarda yaygın olarak görülür. Mevsim salgınları genellikle iki dalga halinde ortaya çıkar; ilkokul çocukları ile bunların evlerinde temas ettikleri kişiler ve ikincisi kapalı yarı kapalı yerlerde yaşayan kişilerdir (genellikle yaşlılar). Grip virüsleri, hasta olanların öksürmesi ve hapşırması ile hava ortamına çıkar ve sağlıklı insanlar da bu havayı soluyarak solunum yollarına almasıyla, hasta olan kişilerle yakın temas sonucu ve hastalarla bazı eşyaların ortak kullanılması sebebiyle bir insandan diğerine bulaşabilmektedir. Ağır hastalık gelişmesi riski en yüksek olan kişiler kronik akciğer hastalığı, kalp yetersizliği, kalp kapak hastalığı, şeker hastalığı, kronik böbrek yetmezliği, kronik karaciğer hastalığı, kanser hastalığı, yaşlılar, çok küçükler, yatalak olanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar ve gebeliğinin 7'inci ayına girmiş kadınlardır.

Bu virüsün belirtileri nelerdir ve önemsenmediği takdirde ne gibi rahatsızlıklara yol açabilir?

Aniden titreme ile başlayan 39-39.5 C'yi bulan ateş, halsizlik, yorgunluk, tüm vücutta yaygın ağrılar ve sancılar (en çok sırtta ve bacaklarda) erken olarak ortaya çıkar. Baş ağrısı belirgindir, sıklıkla göz arkasında ağrı ve ışıktan rahatsızlık vardır. Tırmalayıcı boğaz ağrısı, göğüste yanma, kuru öksürük, gözlerde yaşarma, burun akıntısı, terleme olabilir. Daha sonra alt solunum yolu hastalığı belirtileri olarak balgamlı (kanlı olabilir), şiddetli öksürük ortaya çıkabilir. Deri sıcak ve kızarıktır. Boğazda kızarıklık ve iltihablı akıntı vardır. Bu şikayetlere bulantı ve kusma (özellikle çocuklarda) eşlik edebilir. 2-3 gün sonra bu şikayetler hızla geriler, ateş 5 güne kadar sürebilir. Birkaç gün, hatta bazen haftalarca halsizlik, yorgunluk ve terleme devam edebilir. Ağır hastalarda ise bu tablo daha kötüye giderek kanlı (hemorajik) bronşit ve zatürre (pnömoni) meydana gelebilir. Zatürrede kanlı balgam ve akciğer ödemi ortaya çıkmasından 48 saat sonra bile ölüm meydana gelebilir.

İnfluenza virüsünden nasıl korunabiliriz?

Sağlık bakanlığının da birçok kuruluşu uyardığı gibi geç sonbahar döneminde İnfluenza virüsü endişesi bulunuyor. Bu tehlikeye karşı öncelikle bağışıklık sistemini güçlendirmek çok önemli. Bunu da düzenli uyku, egzersiz ve beslenme ile sağlayabiliriz. Böyle bir tehdit karşısından bağışıklık sistemi destekleyicileri kullanmak ve grip aşısı olmak önemli tedbirler arasında yer alıyor. Kapalı alanlarda temas ettiğimiz kişilere dikkat ederek temizliğe de önem vermeliyiz.

Hastalığın tedavisinde hangi yöntemler kullanılıyor?

Grip hastalığının tedavisi genelde şikayetlere yöneliktir. Hasta dinlenmeli ve yeterince sıvı almalıdır. Antiviral (virüsleri öldüren), ateş düşürücü, ağrı kesici, burun ve geniz akıntısını giderici ilaçlar verilebilir. Hastalığı oluşturan etkenler arasında virüsle birlikte bakteriler de düşünülüyorsa antibiyotiklerin de kullanılması gerekir. Fakat bu kadar ciddi tablolara yol açabilen bir hastalıkta öncelikle hastayı doktorun görmesinde fayda vardır.

Peki vücudumuzun direncini nasıl güçlendirebiliriz?

Vücut direncinin kuvvetli olmasında uyku ve beslenme düzeni çok önemlidir. Özellikle böyle geçiş dönemlerinde beslenme düzenine dikkat edilmesi gerekiyor. Antioksidan özelliğine sahip ve vücut direncini güçlendiren gıdalar almayı ihmal etmemeliyiz. Zamansızlık nedeni ile ihmal ediyorsak dahi beta-glukan ve çinko gibi bazı doğal destekleyicilerle takviye sağlamalıyız. Kapalı alanlarda geçirilen uzun saatler bu rahatsızlıkların yayılmasında önem taşıyor. Bulunduğumuz alanın sık sık havalandırılması ve temizliğe dikkat etmemiz oldukça önemli tedbirler arasında yer alıyor.

Yoğun bir döneme başlıyoruz ve bu dönemde ne gibi önlemler almalıyız?

Yoğun dönemlerde en çok ihmal ettiğimiz uyku ihtiyacımız ve sağlık beslenme oluyor. Meyve ve sebzelerden alacağımız besin değerleri ile vücudumuzun antioksidan ihtiyacını sağlamalıyız. Havalandırma alışkanlığı mutlaka olmalı. Bunun yanı sıra yoğunluğumuzdan kaynaklanan besin eksiğimizi beta-glukan gibi konsantre doğal destekleyicilerden de sağlayarak ek bir tedbir alabiliriz.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 484
favori
like
share
DİDEM Tarih: 14.10.2006 11:36
degerli biliğilerin için teşekkürler ellerine saglık
ozlems_o Tarih: 14.10.2006 01:42
bizde yumurta kapıya dayanmadan bişey olmaz

teşekkürler su perisi
Adonis Tarih: 14.10.2006 00:49
Bu bilgiler bayagi faydali olacaga benziyor uyarilari dikkate alacagim tesekkürler
refik Tarih: 14.10.2006 00:44
degerli biliğilerin için teşekkürler ellerine saglık