[COLOR=chocolate]
Öteden beri iletişim kavramından huylanırım. Hele süslenip püslendiği; göklere çıkartıldığı, her derde devaymış gibi sunulduğunda...

Hani birbirimizi anlamadığımızda, birbirimizin içindeki fırtınalardan ve hayatından pek haberdar olmadığımızda biri (kimi zaman da bir uzman) çıkıp der ya;iletişim eksikliğiniz var!

Oysa deli diye kapatılmadıysak veya iyice inzivaya çekilmemişsek iletişim az ya da çok ama hep vardır!

Hani eş-sevgili ilişkilerinde sorun çıktığında bazı uzmanlar parmak basarlar ya;aranızdaki iletişim kopmuş, tamir etmelisiniz.

Oysa aralarında bal gibi iletişim vardır ama yanaşmadıkları şey birbirlerini anlamaktır.

Birbirinizi dinleyin derler. Oysa öyle durumlar vardır ki asıl dinlemek yaralar; bazen dinleye dinleye kopar insan bir başkasından...

İçinizdekileri açmaktan korkmayın derler. Oysa en keskin biçimde aramızı açan çoğu zaman dildir, dilimizdir. Açılmak bazen iletişim kurmak değil iletişimi sonsuza kadar kopartmak anlamına gelir.

Anlayacağınız, bu eylem netamelidir!

Ve iletişim kopukluğu denilen şey aslında ya nobranlığın ya da anlaşmazlığın; ya kırgınlığın ya da umarsızlığın peçesidir!

Yoksa hiç kopmaz iletişim.

Kopup giden anlamdır, bitip tükenen de anlamak.

Asıl olan anlamaktır!



***

Ama onu da geçelim ve anlaşmak konusuna gelelim.

Derdimiz anlaşmaksa eğer, iletişim dedikleri şey her zaman yardımcı olmaz. Yanılgıdır bu.

İletişim bizi hiçbir yere iletmeyebilir.

Öyle zamanlarda iletişmek yerine İLETKEN bir metal gibi davranmak bile daha iyi sonuç verir.

Sözü bir yana bırakmak, dili susturmak, anlatmaya çalışmak falan hepsi hikâyedir de, sessiz ve kıpırtısızca birinin yanında bulunmak, bakışmak, hafifçe dokunuvermek mesela...

Empati dedikleri de budur biraz; hani kendini başkasının yerine koyarak düşünmek...

Ve ilginçtir ki, empati genellikle içinden içinden konuşarak gerçekleşir!..


***

Yanlış anlamayın.

İletişim önemlidir elbette!

Karşınıza çıkan birine günaydın demek, hatırını sormak gibi...

Ama asıl ihtiyacımız nedir?

İletişim mi? Hayır. Yetmez bu.

İletişim yola çıkmak gibidir.

İyi de... Bu yol bizi nereye götürecek?

Bilmek, anlamak ve kimi zaman da anlaşmaktır asıl ihtiyacımız.

O halde, soruyorum işte...

Birbirimizi anlamaya niyetimiz var mı gerçekten?

Hele hele anlaşmaya niyetimiz var mı?


Haşmet Babaoğlu'ndan sizin için : )

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 510
favori
like
share
adsiz Tarih: 19.10.2006 03:52
Çok Teşekkürler Şahane
tuzla_buz Tarih: 17.10.2006 11:33
sevgili AndroMeda ;

haşmet baba'nın yazısı vatan gazetesi'nde 14.10.2006 tarihli yazısı.

beğendiğine sevindim,diğer yazıları da çok güzel..
ozlems_o Tarih: 17.10.2006 00:17
Kopup giden anlamdır, bitip tükenen de anlamak.

Asıl olan anlamaktır!

evet öyle gerçekten :79:

teşekkürler canım dostum benimmm
AndroMeda Tarih: 16.10.2006 08:53
[COLOR=orangered]hasmet abinin her zamanki gibi mükemmel yazilarindan birisi... arkadasim bu yazi hangi gazetede ve hangi tarihe ait bunu bana bildirebilir misin? cünkü o gazeteyi alip bu yaziyi kesecegim ve cerceveletip odama asacagim :85: