Bir adı da "kuş palazı" olan bu hastalığa sebep olan bakteri, kalpte ve sinir sisteminde çok tehlikeli bozukluklar yapan bir zehir salgılamaktadır. Difteri mikrobu en çok burun, ağız, boğaz ve gırtlakta yerleşmekle beraber; göz, ortakulak, göbek ve deride görüldüğü vakalar da vardır. Şimdi bunları ayrı ayrı inceleyelim:
BURUN DİFTERİSİ: Burunda iltihaplı ve kanlı bir akıntı ile kendisini belli eder. Ateş ve solunum güçlüğü yapar. Nezle ile karıştırıldığı için, tehlikeli bir hastalık olduğu geç farkedilir.
AĞIZ VE BOĞAZ DİFTERİSİ: Boğazda ağrı ve yutkunma zorluğu ile başlar. Bademciklerde, küçük dilde ve boğazda beyazımsı gri renkte lekeler ortaya çıkar. Ağır seyreden vakalarda ağız içinde de bu lekeler görülür. Lekeler kazındığı zaman kanama yapmaz. Boyun lenflerinde şişme olur.
GIRTLAK DİFTERİSİ: Çoğu zaman boğaz difterisinin gırtlağa yayılması ile ortaya çıkar. Difteri mikroplarının müstakil olarak gırtlağa yerleşmesi sonucu, tek başına görüldüğü durumlar da az değildir. Ateş, kuru ve boğucu öksürük, solunum zorluğu şeklinde kendisini belli eder. Müdahale geciktiği takdirde gırtlağa yayılan difteri lekeleri solunum yolunu daraltır. Hasta güçlükle nefes alır. Nefes alırken ıslığa benzer bir ses duyulur. Hastalık ilerledikçe boğaz kasları gerilir. Yüz soluk, nabız zayıf, kalp atışları hızlıdır. Hasta boğulma krizleri geçirir. Krizler ölümle sonuçlanabilir.
GÖZ DİFTERİSİ: Mikroplar gözün bağdokusuna yerleşirler. Gözler beyazımsı gri bir tabaka ile kaplanır. Göz yavaş yavaş şişmeye başlar. Ağır durumlarda hasta gözünü açamaz. Gözden kanlı bir iltihap akar. Bu halde, saydam tabakanın zedelenerek körlük yapma tehlikesi vardır.
DERİ VE GÖBEK DİFTERİSİ: Yerleştiği yerde tehlikeli yaralar açarak kendisini belli eder. Ortakulakta çok nadir görülür.
GENEL DİFTERİ BELİRTİLERİ
* Hemen bütün difteri şekilleri ateşle başlar. Baş ağrısı, kusma, karın ağrısı diğer belirtiler arasında sayılabilir.
* Mikropların yerleşmesinden sonra, vücut direncine bağlı olarak bir hafta içinde hastalık ortaya çıkar.
* Vücut direnci yüksek sıhhatli çocuklarda tipik difteri lekeleri görülmeden hastalık atlatılabilir. Hafif ateş ve yutkunma zorluğu birkaç gün içinde kaybolur. Çocuğun hastalık geçirdiği bile anlaşılmaz.
* Hastalığın yerleşip mikropların zehir salgılamaları halinde; ateş hızla yükselir. Huzursuzluk, baş ağrısı, mikrobun yerleştiği bölgede kanama ve akıntı, kusma, boğazda şişlik ve yutkunma güçlüğü durumun tehlikeli olduğunu gösteren işaretlerdir.
* Difteri mikroplarının salgıladıkları zehir kana karıştığı takdirde, kalp, kan dolaşımı ve sinir sisteminde ciddi bozukluklar görülür. Sonunda ölümle neticelenen "kan zehirlenmesi" meydana gelir. Sinir sisteminin etkilenmesi halinde felçler görülür.
Ne Yapmalı?
* Çocuğunuzu üçüncü aydan başlamak üzere, birer ay ara ile iki defa difteri aşısı yaptırınız. Çocuk iki yaşına ve altı yaşına girdiği zamanlarda aşıları yeniletiniz.
* Difteriye yakalandığını gösteren ilk belirtiler ortaya çıkar çıkmaz hastayı doktora muayene ettiriniz. Kontrollar hastalığı doğruladığı takdirde, doktor hastaya "difteri serumu" verecek ve mikropların çıkardığı zehirli maddenin kan ve sinir sistemine geçmesine fırsat bırakmadan zararsız hale getirecektir. Serum tek başına bu hastalıkla mücadele edemeyeceğinden, ayrıca mikropların öldürülmesi için penisilin de verilecektir.
* Yukarıdaki izahlardan anlaşılacağı üzere, difteriye yakalanmış birinin mutlaka hastahaneye yatırılması gerekmektedir. Zira serum ve penisilin tedavisi ile birlikte; kan dolaşımı devamlı kontrol altında tutulacak, kalp üzerindeki yan etkileri de giderilmeye çalışılacaktır.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 708
favori
like
share
ByStranqe Tarih: 06.12.2004 17:29
ßiLgi İçin Te$ekkürler.............