Halk arasında, "canın boğazdan geldiği", şişmanlığın birçok hastalıktan koruduğu ve zayıflığın hastalık sebebi olduğuna dair yaygın kanaatler mevcuttur. Gerçek böyle midir? Tıbbın bu konudaki görüşünü ve şişmanlıktan kurtulmanın metodlarını incelemek istiyoruz.
ŞİŞMANLIK NEDiR?
Şişmanlık, vücutta aşırı yağ depolanması neticesi vücut ağırlığının artışına denmektedir. Şişmanlıkta daima alınan enerji, tüketilen enerjiden fazladır.
Muhtelif ideal kilo cetvelleri vardır. Bir kişi, ideal kilosunun yüzde 10'undan daha fazla olması halinde şişmanlığın sınırına girmiş demektir. Alınan enerjinin harcanandan farkı yakılmaz ve yağ depolarında, bilhassa deri altında birikir. Normalde, iştah ve acıkma organizmaya yetecek kadar yemek yenmesini sağlar, ihtiyaç kadar yendiğinde tokluk hissi duyulur. Böylelikle, senelerce aynı kilo muhafaza edilir.
Bilhassa çok yiyen ailelerde, bütün aile fertleri ve orada yetişen çocuklar şişmandırlar. Otomobil, apartman hayatı, asansör, telefon, televizyon gibi konfor vasıtaları arttıkça enerjiden tasarruf da artmakta, halbuki kalori alınması aynı derecede kısılmaktadır.
Toplum olarak refah içinde olan zengin memleketlerde şişmanlık en mühim sağlık meselelerinin başında gelmektedir.
Alkol kullanılması da şişmanlığın önemli sebepleri arasındadır.
ŞİŞMANLIK NEDEN OLUR?
Şişmanlığın çeşitli sebepleri varsa da, hepsinde mekanizma vücuda normal ihtiyacından fazla kalori alınmasıdır. Yani şişmanlık, sarfettiğinden fazla enerji almak ve aşırı yemekten olur. Sözgelimi, insan günde ihtiyaç fazlası olarak bir dilim ekmek yese 50 kalori fazladan enerji alacak demektir. Bu, yılda 3,5 kg., 10 yıl sonra ise 35 kg. eder ki, kişi aşırı şişman hale gelir.
İrsiyete (soyaçekim) ve hormon bozukluğuna bağlı şişmanlıklar varsa da nispetleri azdır. Metod olarak rastlanan şişmanlığın sebepleri şunlardır:
1. Sosyal ve ailevî adet ve ananeler.
2. Ruhî faktörler. Şişmanların çoğu, çocukluğunda yeteri kadar sevgiye doyamamış kimselerdir. Bu sevgi eksikliğini, yemekle gidermek isterler. Günlük sıkıntı ve huzursuzluklardan yemeğe sığınırlar.
3. Hareket azlığı ve tembel yaşama. Konforun ve refahın artışı.
4. Besin bolluğu ve hareket eksikliği.
5. Gebelik ve doğumlar vs.
ŞİŞMANLIĞIN YOL AÇTIĞI GÜÇLÜK VE TEHLİKELER
1. Bütün istatistiklere göre, şişmanların ömür süreleri daha kısadır.
2. Şişmanlık estetik ve görünüm açısından iyi karşılanmaz. Bu yüzden de şişmanlarda ruhî bozukluklar ve cemiyetle uyumsuzluklar sıktır.
3. Şişmanlık solunum yükünü artırdığından nefes darlığı çekerler.
4. Kemik ve adaleler daha çok yorulacağından düztabanlık, diz ve kalçanın mafsal hastalıkları, varis, fıtık teşekkülü kolaylaşır.
5. Şişmanlar ev, iş ve sokak kazalarına daha fazla maruz kalırlar.
6. Erişkinlerde görülen şeker hastalığının belirmesini kolaylaştıran en mühim faktör şişmanlıktır.
7. Gut hastalığını kolaylaştırır.
8. Damar sertliğinin sebeplerindendir.
9. Çağın hastalığı kabul edilen hipertansiyon, şişmanlarda daha sıktır.
10. Kroner yetmezliği, kalp yetersizliği, şişmanlarda kolaylıkla ortaya çıkar. Kişi zayıflayınca büyük ölçüde rahatlar.
11. Deri altı yağ dokusunun artışı, deri ve mantar enfeksiyonlarına zemin oluşturur.
12. Safra taşları, daha sıktır.
13. Şişman kadınlarda adet bozuklukları ve kısırlık, erkeklerde iktidarsızlık ve meni bozuklukları daha sık görülür.
İDEAL KİLO
Bir kişinin ideal (olması gereken) kilosunu bulmak için çeşitli yollar ve hazırlanmış cetveller vardır. Her zaman uygulanabilecek şu basit formül eskiden beri sık kullanılmaktadır: Boy, 150'den çıkarılır. Bulunan rakamın dörde bölünmesiyle elde edilen sayıya 100 eklenir. Bu rakam boydan çıkarıldığında, elde edilen, netice o şahsın ideal kilosunu gösterir. Kadınlar için bu değerler birkaç kilo daha düşüktür.
Mesela; boyu 1.78 cm. olan bir erkeği alalım. Önce 178 - 150 = 28'i buluruz. Bunu dörde bölersek 7 çıkar. 100 ekleyip (100 + 7 = 107) boydan çıkarmamız (178 - 107) ideal kiloyu verir: 71 kg.
İşte bu değerin yüzde 10'u (7 kg.) aşıldığında şişmanlık sınırına girilmiş olur. Yani, boyu 1.78 cm. olan bir erkek 78 kiloyu aşıyorsa şişman sayılmaktadır.
Son yıllarda; yaş boy, cins ve vücut yapısına (ufak, orta veya iri) göre, ideal vücud ağırlığını gösteren cetveller geliştirilmiştir.
ŞİŞMANLIĞIN TEDAViSi
Sebebi ne olursa olsun olsun şişmanlığı bir hastalık olarak kabul etmek gerekir. Tedavinin temel prensibi, sarf edilenden az enerji almaktır. Bu yüzden, alışılmış besin azaltılmalı ve daha hareketli yaşanmalıdır.
Şişmanlığın giderilmesinde kullanılan diyet metodları ve açlık rejimlerinin çoğunun zararlı olduğu veya en azından faydalı olmadıkları iddia edilmektedir. Böyle bir zayıflama diyeti tatbik etmek isteyenlerin şu kaideleri göz önünde bulundurmaları yeterli ve gereklidir.
Şeker ve şekerli besinler, gazoz gibi meşrubatlar, fıstık ve fındık gibi kuru yemişler, kuru meyveler terk edilmelidir.
Etlerin yağsız kısmı tercih edilmeli, yemeklerin az yağlı ve haşlama olması sağlanmalıdır.
Kızartmalardan kaçınılmalıdır.
Günlük ekmek miktarı düşürülmelidir.
Börek, makarna, tatlı gibi hamur işleri yenmemelidir.
Haşlama olmak şartıyla bütün sebze ve yemekleri, şekersiz içecekler serbesttir.
Günde yarım litre süt ve ayranın, çok aşırıya kaçmadan meyvenin mahzuru yoktur.
Daha hareketli bir hayat tarzı tercih edilmelidir. Meselâ, asansör yerine merdiven kullanılmalı, otobüs yerine elden geldiği kadar yürümeyi seçmelidir. Günde bir-iki saat yürüyüş yapmalıdır.
Ağır zayıflama rejimleri zararlıdır, iştah kesici ilâçlar alınmamalıdır.
Yemekte, lokmayı daha çok ağızda tutmalı ve çabucak yutmamalıdır.
Banyo, hamam, sauna ve masajın zayıflamaya faydası yoktur.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 432
favori
like
share
Garip07 Tarih: 21.12.2006 04:11
paylasim icin sagol arkadasim
ByStranqe Tarih: 06.12.2004 16:42
ßiLgİ İçin Te$ekkürler..........