Çoğu zaman duyduğumuz, gördüğümüz, okuduğumuz tatsız olaylar sanki hiç bizim başımıza gelmezmiş gibi yaşıyoruz. Bence kan nakli ihtiyacı da bu konulardan biri. Kızılay, kan merkezleri, mail zincirleri, radyo anonsları. "... grubu kana ihtiyaç vardır!" Bugüne kadar ne çok defa duymuşuzdur bu feryadı. Acaba gereken hassasiyeti ne kadarımız gösteriyoruz? Bugün biraz bu konunun temel bilgilerini paylaşmak istiyorum sizinle. Ve hatta konuya kanın yapılarıyla başlıyorum. Buyurun!
Kan, plazma ve şekilli elemanlardan oluşur. Şekilli elemanlar alyuvar (eritrosit), akyuvar (lökosit) ve trombositlerden oluşur. Alyuvarlar dokulara oksijen taşıyarak yaşamı sağlayan hemoglobini taşır. Akyuvarlar vücudumuzu savaşçı hücreleridir. Trombositler kanamayı durduran elemanlardır. Plazma su, tuz, hormon ve diğer maddeleri içeren, kanın yarısını oluşturan sıvı kısımdır.
Kan nakli ya da diğer deyişle kan transfüzyonu bir tür doku naklidir. Tedavide çok önemli yeri olan ve aranan kan elde edilemediği takdirde başka alternatifi olmayan bir tedavi aracıdır.
Bütün ameliyatlarda kan transfüzyonuna hatta kan ürünleri ile beraber aynı anda ihtiyaç olabilir. Örneğin bir by-pass ameliyatında 4–6 ünite eritrosit, 5–6 ünite plazma, 2–4 ünite trombosit süspansiyonu aynı hasta için gerekebilir. Bu durumda sadece 1 hastaya ortalama 10 kişinin kan bağışı yapması gerekmektedir.
Kan nakline sadece ameliyatlarda değil pek çok hastalıkta da ihtiyaç olabilir. Yaralanmalar, mide kanaması, doğum kanamaları, bazı kanser tipleri için acil kan gerekebilir. Bir de ömür boyu kan nakli gereken hastalıklar vardır. Talasemi, hemofili gibi.
Peki, kimler kan verebilir? 18–65 yaş arası yaşam bulguları normal olan herkes kan verebilir. Kan vermenin insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri yoktur.
Kadınlar 4 ay ara ile Hb değerleri 12 gr/dl üzerinde ise, erkekler 3 ay ara ile Hb değerleri 13 gr/dl üzerinde ise kan verebilir.
Her hastaya sadece kendi kan grubundan olan kan verilir. Eskiden olduğu gibi O kan grubu herkese kan veremez ya da A kan grubu herkesten kan alamaz!
Kan verecek olan kişiye donör denir. Kan alınmadan önce mutlaka donörlerin labaratuar testleri yapılıyor ve özellikle HIV, hepatit C ve B açısından taranıyor.
Her seferinde ortalama olarak alınan 350 cc. kan alınıyor.
Kan vermeye giderken karnınız aç olmasın, yeterince su içmiş olun.
Kullandığınız ilaç varsa kan merkezindeki sağlık görevlisine bildirin.
Ve kan veremeyecek olanlar kimlerdir? Sıtma, sarılık, frengi (sifiliz), verem (tüberküloz), malta humması (brusellozis), kara humma (kala-azar), fil hastalığı (filariazis), bulaşıcı enfeksiyon hastalığı geçirenler ve kanamaya eğilim, sara, kalp ve şeker hastalığı olan kişiler, ilaç alışkanlıkları olanlar, yakın zamanda aşılanmış olan, yakın zamanda ameliyat geçirmiş olan, açıklanamayan kilo kaybı olan kişiler ve hamileler kan veremezler.
Kızılay, fakülte hastaneleri, pek çok özel hastane ve kan bankası olan tüm sağlık merkezlerine kan vermek hepimizin vatandaşlık görevi. Unutmayalım ki bir gün biz de radyodan (ya da artık mail zinciri ile) kan anonsu yaptırmak zorunda kalabiliriz.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 856
favori
like
share
doktoruydu Tarih: 17.11.2006 09:37
[COLOR=coral]teşekkürler ...
eline sağlık ...
casper Tarih: 16.11.2006 20:13
kan vermek hem kendi sağlığımız hemde ihtiyacı olan insanlar için çok önemli,

teşekkürler su-perisi
ozturk Tarih: 16.11.2006 13:38
peri emeğine sağlık...
fiber_optic Tarih: 16.11.2006 09:40
Paylaşıımın için Teşekkürler

Ama ben biliyorum ki kan verinci vücut daha verimli oluyor

Test edildi onaylandı :5:
puslukurt Tarih: 16.11.2006 09:03
Bu güzel paylaşım için teşekkürler su-perisi..
ozlems_o Tarih: 16.11.2006 08:02
kan verdikçe vücudun kendini yenilediğini biliyoruz. gerçekten çok güzel ve önmeli bir davranış kan vermek

teşekkürler su perisi