40 yaş üstü erkekler, kalp krizinin en sevdiği tipler. Ama kalp sadece erkekleri vurmaz. Kadınların da kalpten korkması lazım.

Özellikle de menopozdan sonra. Zira risk katlanıyor...

Kalp krizinden en çok kimler korkmalı? Kadınlar mı, erkekler mi? Anadolu Sağlık Merkezi Kalp Sağlığı Koordinatörü, Kalp Damar ve Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Besim Yiğiterin bu soruya verdiği yanıt net: Eskiden kalp erkek hastalığı diye bilinirdi. Ama öyle değil. Artık kadınlarda da kalp krizi çok sık görülüyor. By-pass ameliyatına girenlerin yüzde 55i erkek, yüzde 45i kadın. Yani kalp her iki cinsi de tutan bir hastalık.

İŞ HAYATININ ETKİSİ
* Hocam, kalp erkek hastalığı mı?
Kalp erkek hastalığı diye bilinirdi. Ama son zamanlarda kadınlarda da koroner damar hastalığı, enfarktüs ve kalp krizinin sanılandan daha sık görüldüğü ortaya çıktı. Hatta eskiden by-pass ameliyatına girenlerin yüzde 70-80ini erkekler, yüzde 20sini kadınlar oluştururken, şimdi bu oran hemen hemen yarı yarıya geldi. Artık yüzde 55 erkek, yüzde 45 kadın... Demek ki, kalp krizine yakalanma riski hem kadında hem erkekte birbirine yaklaşmaya başladı.

* Kadınlarda menopozdan sonra risk artıyor deniyor. Bu doğru mu?
Kadınlarda kalp krizi riski menopozdan sonra artıyor. Ama ‘Bu risk yaşın etkisiyle mi artıyor, yoksa birtakım hormonal etkiler mi var?’, bunlar henüz izah edilemiyor. Ama bilinen şu ki, kadınlarda son zamanlarda kalp krizi daha çok görülüyor. Neredeyse erkekler kadar... Artık bu bir erkek hastalığı değil, her iki cinsi de tutan bir hastalık. Burada sigara faktörü var tabii... Kadınlar da artık daha çok sigara içiyor. Erkekler kadar onlar da iş hayatının içindeler... Yani stresin etkisi var...

* Erkeklerde kalp en çok hangi yaşlarda görülüyor?
40 yaşın üstünde. Özellikle de ‘55 yaşın üzerinde erkek olmak kalp krizi geçirme riskini artıyor.

Yüksek tansiyona dikkat!
* Hocam, dün Kan değerleri konusunda uyulması gereken limitler oldukça aşağıya çekildi. Bizde 200ün altı normal kabul ediliyor ama total kolesterol 170-180 olmalı& demiştiniz. Peki ya diğer rakamlar ne olmalı? Mesela tansiyon?
Bu da tartışmalı bir konu. 12, hatta 13ün üstü için yüksek tansiyon diyebiliriz.

* Peki hangi yaş grubunda tansiyon ne olmalı? Yaşının önüne bir ekle, tansiyonunu hesaplateorisi doğru mu? Örneğin, yaş 40. Tansiyon 140, yani 14 gibi...
Yaşlanınca tansiyon ne olmalı?gibi hesaplar var böyle. Ama bunlar da tartışma konusu. Bence 13ün üstünde yüksek tansiyon başlıyor. Yükseldikçe de tehlike artıyor... 13.5, 13.6, zaman zaman 14, kabul edilebilir. Ama daha üstü, hayır. Bir de tansiyon öyle stabil bir rakam değil. Vücudun hareketiyle, değişik durumlarıyla dalgalı şekilde gidiyor. Şimdi gidip koşun, tansiyonunuz 16 çıkar. Yani istirahat halindeyken 12dir. Harekete göre, psikolojik duruma göre devamlı dalgalanma halindedir. 14 olur, 16 olur, her ölçtüğünüzde farklıdır. Bugün ölçtünüz 12, yarın ölçersiniz 11.5 çıkar. Ama o zaman Tamam bu kişinin tansiyonu 11.5 denemez. Yüksek tansiyon teşhisini koyarken tansiyonu defalarca ölçmek gerekir. Sık sık tansiyonun yüksek çıkması sonucu yüksek tansiyon teşhisi konulabilir.

GÖLGELİ KONULAR
* O zaman tansiyonumuza hangi aralıklarla, ne zaman baktırmalıyız?
Eğer tansiyonunuzu bir ölçümde yüksek bulduysanız takibi gerekir. İlaç tedavisi gerektirip gerektirmediğine bakılmalıdır. Ama her gün ya da haftada bir baktırın gibi iddialı konuşmamak lazım. Bunlar sınırları gölgeli konular... Her konuda kesin laf konuşulmaz.

* Tansiyonun yaşa bağlı olarak yükselmesi mümkündür diyorsunuz ama değil mi?
Tabii... Çünkü yaşa bağlı olarak damarların elastikiyeti azalıyor. Ama yine de büyük tansiyonu 40 yaşın üzerinde 13ün altında tutmak gerekiyor.

* Peki küçük tansiyon?
O da 8 gibi olmalı.

* İkisi arasındaki fark açılırsa tehlikeli midir?
Genelde yüksek tansiyon ikisinin birden yükselmesiyle olur. Ama büyük ve küçük tansiyonun aynı oranda yükselmediği haller de var. Bazı durumlarda küçüğü daha çok yükselir, daha kontrol altına alınamaz.

* Hangi durumlarda?
Aort kapağı hastalığı var. Küçük tansiyon düşüktür mesela. Ama bu tansiyon hastalığı değildir, başka bir hastalığın tansiyonda verdiği belirtidir.

* Tansiyonu artıran etkenler neler?
Beslenmenin rolü var, kilonun rolü var, sigaranın rolü var... Yüksek tansiyonlu bir hastanın yapacağı işlerden ilki tuzu kesmek, ikincisi de varsa kilosunu düşürmek olmalıdır. Kilo vererek, tansiyonunu kontrol edebilir. Hatta hiç ilaç almadan tansiyonunu indirebilir. Veya ilaçların etkisinin daha iyi olmasını sağlayabilir. Egzersizle de tansiyonu kontrol altına almak ve ilaçların etkisinin daha iyi olmasını sağlamak mümkün. Bunun için de, hiçbir şey yapılamıyorsa günde yarım saat yürümek yeterlidir.

85 yaşına kadar yaşamanın sırları
Amerikalı uzmanlar 40 yıl süren bir araştırmanın sonunda, orta yaşlarda aşırı kilo, sigara, alkol, hatta bekarlık ve az okumak gibi 9 risk faktöründen uzak durulması halinde 85 yıl yaşamanın işten bile olmadığını ortaya koydu

AMERİKALI bilim adamları, uzun yaşamanın sırları üzerine yapılmış en geniş kapsamlı ve en uzun süreli araştırmalardan birinin sonuçlarını yayımladı. Honoluludaki Pasifik Sağlık Araştırma Enstitüsü uzmanlarından Dr. Bradley Willcox önderliğinde yapılan çalışma, orta yaşlarda tansiyon, aşırı kilo ve yüksek kan şekeri gibi toplam 9 risk faktöründen uzak duran kişilerin 85 yıl yaşama ihtimalinin hayli yüksek olduğunu ortaya koydu.

HASTALIKSIZ YAŞLANMA
Araştırma, Hawaii adası Oahuda yaşayan 5 bin 820 Japon asıllı Amerikalı erkek üzerinde yapıldı ve tam 40 yıl sürdü. Araştırmanın başladığı tarihte, gözlem altında tutulacak kişiler ortalama 50 yaşlarındaydı. 40 yıl süreyle hepsine 8er kez sağlık kontrolü yapıldı. Araştırma konusu olan Japon asıllı Amerikalıların yüzde 58i, 85 yaşını göremeden öldü. Yüzde 11’lik bölümü ise, sıradışı bir şekilde, kanser, felç, diyabet, Parkinson, kalp ya da akciğer hastalıklarının hiçbirine yakalanmadan 85 yaşına ulaştı. Orta yaşta kesinlikle kaçınılması gereken risk faktörlerinin tümünden uzak duranların 85 yıl yaşama ihtimalinin yüzde 70 olduğu anlaşıldı.

RİSKLERDEN 6SI VARSA...
Öte yandan, orta yaşlarda söz konusu 9 risk faktöründen 6 ya da daha fazlasıyla karşı karşıya kalanların 85 yıl yaşama ihtimali yüzde 22ye düşüyor. Bu kişilerin hiç hastalık geçirmeden 85 yaşını görme ihtimali ise sadece yüzde 10. Bilim adamları Japon asıllı Amerikalı erkekler üzerinde yapılan bu araştırmanın, diğer etnik kökenlerin mensubu erkek ve kadınlar için de geçerli olduğunu açıkladı.

İŞTE 9 FAKTÖR
Bilim adamlarının, Orta yaşlarda kesinlikle kaçınılması gerekir dediği 9 risk faktörü şöyle:

- Aşırı kilolu olmak (Vücut Kitle Endeksinin 25ten fazla olmaması gerekiyor.)

- Kandaki yüksek glikoz oranı (Şeker hastalığına yol açabilir.)

- Yüksek trigliserit, yani kandaki yağ oranı (Kalp hastalıklarına neden olabilir.)

- Yüksek tansiyon

- Bir nesneyi sıkıca kavrayamamak

- Sigara alışkanlığı

- Alkol... Günde 3 bardak ya da daha fazla içmek...

- Lise mezunu olmamak

- Bekar olmak.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 964
favori
like
share
fiber_optic Tarih: 27.11.2006 10:58
ellerine sağlık teşekkürler
doktoruydu Tarih: 22.11.2006 09:55
Eline sağlık ....
Teşekkürler...
ozlems_o Tarih: 19.11.2006 18:29
tabiki kadınlar içinde tehlikeli kalp :85: yalnız bieyi farkettim bekar olmak kalp hastalığı mı yapıo :20: