SİGARA



Sigara bağımlılık yapıcı bir madde olması ve serbest satılabilmesi nedeniyle günümüzde insan sağlığını tehdit eden en önemli faktörlerden biridir. Yalnızca bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik bir sorundur da.
Sigara içinde en tehlikelileri arsenik (fare zehiri), benzin, kadmiyum (akü metali), hidrojen siyanid (gaz odaları zehiri), toluen (tiner), amonyak ve propilen glikol olmak üzere 4000’in üzerinde kanserojen ve toksik madde bulunmaktadır. Sonuç olarak ciğerlerimizde katran (asfalt) oluşmaktadır.

Sigara bağımlılığının 2 yönü vardır. Fiziksel ve psikolojik bağımlılık. Fiziksel bağımlılığı yapan sigaradaki nikotindir. Psikolojik bağımlılık ise kişiye göre değişir. Kendine güvensiz, sorunlardan kaçan kişiler psikolojik bağımlılığa daha eğilimlidir.
Sigaranın içindeki yabancı maddeler dokularda irritasyon ve hasar oluşturur. Buna karşı savunma amacıyla kandan çekilen hücreler iltihap alanına toplanır.

Damarların zamanla daralması ile tüm dokulara gelen kan ve oksijen miktarı azalır. Dokunun beslenememesi sonucunda zamanla hasar gelişir. Aslında en dramatik sonuçlarından biri, içindeki kanserojenlerin en yoğun ve uzun etki ettikleri organlar başta olmak üzere tüm kanserlerin oluşma riskini yükseltmesidir.

Ayrıca, sigara diğer uyuşturuculara bir basamak olmaktadır. Sigara kullanan gençlerin büyük bir kısmı alkol kullanmaya da başlamaktadırlar. Sigara içmeyen gençlere göre sekiz kat daha fazla uyuşturucu kullanma riski taşımaktadırlar. Sigara içen gençlerde davranış bozukluğu da görülmektedir, bunlar; kavgacılık, belli bir çeteye girme ya da dikkatsiz ve tedbirsiz cinsel ilişkiler olarak ortaya çıkmaktadır. Sigaraya alışan gençler, başka bir uyuşturucu kullanmasa bile, sigara bağımlısı yetişkinler haline gelmekte ve sağlıklarını tehdit eden kimyasal maddelere bir ömür boyu maruz kalmaktadırlar.

Sigaranın hayatımızda ve vücudumuzda yaptığı olumsuz etkileri sıralayacak olursak, bulunduğunuz ortamlarda kötü ve ağır koku olması, cilt karalığı ve yaşlı gösterme belirtileri, dişlerde kirli ve pis görünüm ve dişeti hastalıkları, ağız ve yutakta tat alma eksikliği, ağız, yutak, gırtlak, nefes borusu, akciğer, mide , yemek borusu, pankreas, rahim, mesane kanseri riskinde artma, kalp ve damarların görmüş olduğu zarar ve tahribattan dolayı kalp krizi, damar tıkanıklığı, tansiyon yükselmesi, beyinde felç, ileri yaşta bunama (Alzheimer), gözlerde katarakt ve ileri yaşta körlük, koku almada azalma, kronik bronşit ve amfizem gibi tıkayıcı akciğer hastalıkları, mide ve yemek borusunda kanama, ülser, iktidarsızlık, ereksiyonda azalma, döllenme yetersizliği, kalıtımsal bozukluklar, ellerde, parmaklarda sararma, tırnaklarda zayıflama, kemik erimesi kılcal damarlarda, el ve ayaklardan başlayarak, kol ve bacaklara kadar tıkanıp bu organların kesilmesine (Burger hastalığı) kadar varan hastalıklar oluşumu olarak sayılabilir. Ayrıca yorgunluk, uykusuzluk, ruhsal gerilim, stres, performans düşüklüğü, reflekslerde azalma oluşur.

Sigara dumanı pasif içiciler için de aktif içiciler kadar zararlıdır. Pasif içiciler, sigara içen kişilerin yanında durarak 3.700 çeşit kimyasal gazdan zarar görmektedirler. Bunların büyük bir kısmı zehirlidir, geriye kalan kısmı da kanserojen benzopyrene ve formaldehyde gazlarıdır. Sigara dumanına ne kadar çok maruz kalırsanız, kalp krizi geçirme ve akciğer kanseri olma riskiniz o oranda artar.
Gebelikte sigara içen kadınların bebekleri %10-15 eksik kilolu doğdukları gibi ebeveynleri sigara içen çocuklarda astım, üst ve alt solunum yolu infeksiyonları (bronşit, zatürre) riski artmaktadır. İstatistiklere göre, sigara içen annelerin düşük yapma ve ölü doğum yapma oranı içmeyenler göre %50 daha fazladır. Ayrıca, sigara içenlerin bebekleri 21/2 oranında aniden ölüm riski taşır. Gebelikten 4 ay önce sigarayı bırakmak riski ortadan kaldırır.

Sigara ölümcül bir alışkanlıktır. Ülkemizde sigaranın yol açtığı ölümler; trafik, terör, iş kazaları ölümlerinin toplamından beş kat daha fazladır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünyada en büyük sağlık sorununun sigara olduğunu ilan ederek, her yıl 4 milyon insan sigaradan hayatını kaybettiğini ve eğer, gerekli önlemler alınmazsa bu sayının, önümüzdeki 20 yılda 10 milyona çıkacağını bildirmiştir.

Sigaraya başlama yaşının çok erken olması, endüstriyel destek ve sonuçlarının çok çabuk ortaya çıkmaması nedenleriyle sigara bırakma fikri olumsuz sonuçlar ortaya çıkmaksızın hep ertelenmektedir. Sigaraya başlamak kolay ancak bırakmak zor bir iş olmakla beraber, imkansız değildir. Sigarayı bıraktıktan sonraki ilk 3 gün en zorlu dönemdir.Bu dönemde huzursuzluk, sinirlilik, konsantrasyon güçlüğü ortaya çıkabilir. Kafeinden uzak durmak, fiziksel aktivite, sigarayı akla getirecek ortamlarda bulunmamak, sakız çiğnemek, kuruyemiş yemek bu dönemi kolay atlatmaya yardımcı olabilir. Piyasada mevcut olan medikal destek tedavisinin ise çıkabilecek yan etkiler açısından, kesinlikle hekim gözetiminde ve tavsiyesinde alınması gerekmektedir. Psikolojik bağımlılığı belirgin olan kişilerde ise profesyonel yardım önerilmelidir.

Sigara bu kadar etkili ve tehlikeli bir madde olmasına karşın, bırakıldığı durumda vücudumuzda belirgin olumlu değişiklikler olmaktadır. 20 dakika sonra tansiyon ve nabız normale iner, 8 saat sonra kandaki oksijen normal düzeye çıkar, 24 saat sonra kalp krizi tehlikesi azalır, 48 saat sonra sinir uçları yenilenmeye başlar, 2 hafta - 3 ay sonra kan dolaşımı dengeye girerken akciğer fonksiyonu %30 oranında iyileşir, 1 - 9 ay sonra öksürük krizleri, bitkinlik, kısa kısa nefes almalar azalır, akciğerler temizlenir ve enfeksiyon tehlikesi azalır, 1 yıl sonra koroner yetmezliği tehlikesi sigara içenlere oranla yarı yarıya azalır, 5 yıl sonra akciğer kanserinden ölme tehlikesi yarı yarıya azalır, 10 yıl sonra akciğer kanseri tehlikesi, içmeyenlerin düzeyine gelir. 15 yıl sonra koroner yetmezliği tehlikesi sigara içmeyenlerin seviyesine iner.

Öncelikle kendinize bırakmak için bir tarih ve bir yol belirlemeniz gerekmektedir. Son yıllarda sigarayı bırakma konusunda hem toplumsal hem de idari bir çaba görülmekte ve sağlık kuruluşları bu konuda aktif destek sağlamaktadırlar. Birey ve toplum sağlığı için yapılabilecek en iyi şey rotayı belirleyip yola çıkmaktan başka bir şey değildir.



SİGARAYI BIRAKMA REHBERİ



Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, sigara içenleri bırakmaya teşvik etmek ve bilgilendirmek amacıyla bir ''rehber'' hazırladı. İl sağlık müdürlükleri aracılığıyla tüm hastanelere dağıtılacak rehberde, sigarayı bırakmak isteyenlere tavsiyeler yer alıyor. Rehberde, herkesin sigarayı bırakabileceği, bunun için, ilk işin ''bırakma günü''ne karar vermek olduğu ifade edildi.

Kişinin, bırakma gününü kendisi için önemli olan ve hatırlamakta zorlanmayacağı doğum günü, evlilik yıl dönümü gibi özel günler arasından seçmesi, bunu da yakın çevresine ilan etmesi önerildi. Rehberde, sigarayı bırakmanın ilk etkileri şöyle sıralandı: ''Bıraktığınız ilk günden itibaren, artık karbonmonoksitli hava solumadığınız için eritrositleriniz dokularınıza oksijeni yeniden ve tam kapasite ile taşıyabilecek. 6 binden fazla zehirli maddeyi gün boyunca solumayacaksınız.

Dolayısıyla iştah bozuklukları, solukluk, çabuk yorulma başta olmak üzere bir çok sağlık sorununuz bir anda düzelecek, yüzünüzdeki çizgiler hafifleyecek, gözaltınızdaki torbalanmalar inecek, sesinizdeki kalınlaşma ve bozulma düzelecek, nefesiniz küllük gibi değil, normal insan gibi kokacak.'' Sigarayı alışkanlığından vaz geçmede sabır ve bırakmanın getireceği zorlukların nasıl aşılacağı konusunda bilinçli olmanın yeterli olduğu ifade edilen rehberde, sigara içme isteğinin önce zayıflayacağı, sonra da söneceği vurgulandı. Rehberde, sigarayı bırakan kişinin bazen çok sinirli, mutsuz ya da keyifli olabileceği, bu durumlarda sigara içme isteğinin artacağı belirtilerek, bu isteğin 3-5 dakika süreceği ve zamanla yok olacağı anlatıldı.

BİR SAĞLIK KURULUŞUNDAN YARDIM ALINABİLİR

Rehberde, sigarayı bırakmak isteyen kişinin daha yüksek başarı elde etmek için sağlık kuruluşlarından yardım alabileceği belirtildi. Rehberde, sigarayı bırakanlara, kilo almamak için beslenmeye özen göstermeleri önerildi. Kilo almamak için spor yapılabileceği vurgulanan rehberde, sporun, sigaranın bırakıldığı ilk günlerde ortaya çıkabilecek sıkıntının aşılmasına da yardımcı olacağı hatırlatıldı. Daha önce bırakmayı deneyip başaramayanlara tavsiyelerin yer aldığı rehberde, bu kişilere yeniden denemeleri önerisinde bulunuldu. Sigarayı bırakmanın ilk deneme de başarısız olmasının ''çok doğal olduğu'' belirtilen rehberde, bu konuda kararlı olunması gerektiği hatırlatıldı.

''HAZIRLIK DÖNEMİ'' İÇİN TAVSİYELER

Rehberde, ilk işin bırakma gününe karar verilmesi olacağı belirtildi. Hazırlık için bir haftanın yeterli olacağı vurgulanan rehberde, bırakma zamanı olarak doğum günü, evlilik yıl dönümü gibi özel günlerin belirlenmesi ve bunun yakın çevreye ilan edilmesi önerildi. Rehberde aile ve yakın çevrenin psikolojik ve sosyal olarak destek olmasının bırakma eyleminin sürmesinde etkili olacağı belirtildi. Sigarayı bırakmaya karar veren kişinin kendisini ödüllendirmesi de önerilen rehberde, bunun sigara içilmeden tamamlanan ilk günün, ilk haftanın, ilk ayın sonunda tekrar edilmesinin yararlı olacağı ifade edildi. Rehberde, sigarayı bırakmak isteyenlerin, bu kararın nedenlerini önem sırasına göre bir kağıda yazmaları ve bunu yanlarında taşımaları istenerek, zaman zaman okumalarının yararlı olacağı vurgulandı. Evdeki sigara, çakmak, küllük gibi nesnelerin atılması ya da gözden uzaklaştırılması da tavsiye edilen rehberde, bu nesnelerin kökleşmiş sigara içme isteği sönünceye kadar sigarayı bırakan kişi için tehlikeli olduğu kaydedildi.

PSİKOLOJİK OLARAK HAZIRLANMA

Rehberde, sigara içme isteğinin birçok uyaranın etkisiyle ortaya çıktığı vurgulandı. Bu nedenle sigarayı bırakmak isteyenlerin birkaç gün sigara içme davranışlarını takip etmeleri gerektiğine işaret edilen rehberde, bu işlemi, düzenleyecekleri bir çizelge yardımıyla daha kolay yapabilecekleri ifade edildi. Rehberde, sigarayı bıraktıktan sonra, içme isteği hissedildiği de hatırlatılarak, şu tavsiyelerde bulunuldu. ''3-5 dakika süren içme isteği dalgaları geldiğinde yanınızda taşıdığınız, üzerine bırakma nedenlerinizi kaydettiğiniz kağıdı çıkartıp, zihninizi bırakma nedenlerinize yoğunlaştırın. Bulunduğunuz yer ve durumu değiştirin.

Dikkatinizi başka şeylere yöneltmeye çalışın, yerinizden kalkıp gezinin, meyve suyu ya da su için, bir arkadaşınızla birkaç dakika sohbet edin. Ellerinizi ve zihninizi meşgul edecek yeni uğraşlan bulun. Kolay ulaşılabilir bir yerde meyve ve sebze bulundurun. Sigara içme isteği duyduğunuzda ağzınızı bunlarla meşgul edin. Böylelikle hem vitamin ihtiyacınızı karşılamış, hem de kilo almayı engellemiş olursunuz. Sigara içme isteği uyandıracak arkadaş çevresi ve ortamlarından bir süre uzak kalmanız bırakma başarısını sürdürmenizde etkili olacaktır. Düzenli spora başlayın. Kaldırabileceğinizden fazla sorumluluk yüklenmekten kaçının. Günlük işlerinizi yaparken zamanınızı iyi kullanmaya çalışın. İşlerinizi son güne bırakmayın. Sizi strese sokabilecek kişilerden uzak durun ve her olayda mutlu olacak pozitif bir yön arayın. Kendinizi keşfedin, zayıf ve güçlü yönlerinizi gözden geçirin, güçlü olan yanlarınızı öne çıkarın ve bunlarla övünün. Bıraktıktan sonra geçen süre ne olursa olsun bir tek sigara bile içmeyi denemeyin.''

BIRAKMANIN YARARLARI

Sigaraya bırakan kişinin kalp, akciğer, solunum yolları hastalıkları ve kanserler gibi hastalık risklerinin bir anda azalacağına dikkat çekilen rehberde, bunun kişinin yaşam süresi ve kalitesini kendisinin belirlemesi anlamına geleceği ifade edildi. Sigara içmeyi 35 yaşından önce bırakanlarda erken ölüm riskinin hemen hemen yok olacağının altı çizilen rehberde, sigarayı bıraktıktan sonra vücutta meydana gelecek değişiklikler de şöyle sıralandı: ''20 dakika sonra kan basıncı ve nabız normale döner, el ve ayaklarda kan dolaşımı düzelir. 8 saat sonra, kanda oksijen düzeyi normale döner, kalp krizi geçirme riski azalır. 24 saat sonra, vücut karbonmonoksitten arınır.

48 saat sonra, kanda nikotin düzeyi azalır, tat ve koku duyusu artar, peptik ülserli hastaların tedaviye verdiği cevap artar. 72 saat sonra, solunum yollarının gevşemesi sonucu nefes alıp verme rahatlar, solunum yolları fonksiyon görmeye başladığı için sekresyon miktarı artar. 2-12 hafta sonra, vücuttaki tüm dolaşım düzelir, solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riski azalır, yürürken yorulma ve tıkanma daha az görülür. 3-9 ay sonra öksürük, kısa aralıklarla nefes alıp verme ve hırıltılı ya da ıslık sesli soluk alıp verme gibi solunum yolu problemleri düzelir.

Akciğer fonksiyonları yüzde 5-10 artar. Bir yıl sonra, koroner kalp hastalığı riski yarı yarıya azalır. 12-36 ay sonra mesane kanseri riski yüzde 50 azalır. 5 yıl sonra, kalp krizi geçirme riski ile yemek borusu ve ağız boşluğu kanseri riski yüzde 50 azalır. 10-15 yıl sonra, kalp krizi geçirme riski içmeyenlerle aynı seviyeye iner, akciğer kanseri riski içenlere oranla yüzde 50 azalır.'' Rehberde, bu alışkanlığından vazgeçmek istemeyenlerin de ''sigara içmeyen kişilerin temiz hava soluma haklarına saygı göstermeleri, çocukların önünde sigara içmemeleri ve gençlere ve çocuklara olumsuz model oluşturmamaları'' istendi.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 6015
favori
like
share
berkemp Tarih: 13.04.2010 16:58
teşekkürlerr
kaan_sy Tarih: 25.11.2006 14:55
saolun arakdaşlar
sonbahargibi Tarih: 24.11.2006 00:47
Bilgiler için tskkrler.Ben de bırakmak istiyorum inşallah.Hepimize sigarasız günler...:85:
asillli Tarih: 23.11.2006 01:30
konu güzel de bırakmak zor beea teşekkürler
ah_ma Tarih: 22.11.2006 21:59
eline saglik guzel bi konu
doktoruydu Tarih: 22.11.2006 09:53
Eline sağlık ....
Teşekkürler...
ozlems_o Tarih: 20.11.2006 07:56
sigarayı bırakmak beyinde iradede biter. bu kimi için çok zor ama umarım destek alarak sigarayı bırakırlar

teşekkürler
SU-PERISI Tarih: 20.11.2006 01:15
güzel bir konuya deginmişin arkadaşım eline saglık

inşallah hepimiz için faydalı olur ders alırız :20: