Birkaç gün önce gazetelerde bir küçük haber vardı, İstanbul;daki altyapı sorununun hangi vahim noktaya geldiğini anlatan; "Maslak;taki gökdelenlerde çalışan herkes aynı anda sifonu çekse, İstanbul yer altından patlayabilir" diye... Futboldaki söylem erozyonu da bu hafta sonu o derece dibe vurdu ki, aklıma İstanbul;daki altyapı sorunu geldi birden...
Cumartesi akşamı Antalya;da Hakan, kulübede oturmasının nedenini açıklıyor: "Milli maçlardan sonra dinlendirilmem gerektiği konuşmalarını Gerets çok ciddiye aldı!"... Neredeyse onun kadar tecrübeli diğer kaptan da, aynı mevzu üstünde çalışıyor: "Modern futbolda sistem, yetenekli oyuncuların kulübede oturmasına neden oluyor"... Oynayan Hasan Kabze veya Ümit Karan yeteneksiz mi diye düşünüyor insan ister istemez... Veya diğer milliler Sabri ve Arda neden dinlendirilmedi acaba? Ya da Hakan önceki hafta içi hangi milli maçta oynamıştı ki, Sakarya karşısında da dinlendi?
***
Pazar gündüz Trabzonspor kaybediyor, bu kez mikrofon Çağdaş;ta: "Evet, Lazaroni döneminde iyi çalışmadık, hâlâ bedelini ödüyoruz"... Peki, Beşiktaş ve Galatasaray;ı yenen takımın 10 oyuncusu Lazaroni;nin ideal 11;inden değil miydi? İyi çalışmadıysanız, o müsabakalarda da arıza çıkmaz mıydı? Veya varsayalım o dönem gerçekten yattınız, Ziya Doğan;lı 3 ayda herhalde az da olsa fizik kondüsyon toplamış olmanız lazım...
***
Aynı günün akşamı Nobre, statta kendisine küfür edilmediği için teşekkür ediyor(!)... Runje, seyircinin attığı çekirdekleri yiyor, bıçağı kenardaki görevliye gülerek teslim ediyor. Pazartesi günü Sabah gazetesinde resim altı yorumu: "Runje, Hırvatistan;dan böyle sahnelere alışık olduğu için bıçağı sakin bir şekilde görevlilere teslim etti"... Eminim, aynı şey Alpay;ın başına gelse ve Alman gazeteleri böyle bir şey yazsa idi, diplomatik savaş çıkardı!
***
Fenerbahçeli futbolcular maçtan bir gün önce bir internet sitesinde taraftarlarla buluşturuluyor. Tuncay ders vereceklerini, Tümer sezon başından beri söylemediklerini bu maçtan sonra söyleyeceğini, Appiah ise sarı-lacivert forma için ölmeye(!) geldiklerini anlatıyor!.. Bu lafların sahibi Appiah, Juventus;la Şampiyonlar Ligi;nde çeyrek final, Gana;yla Dünya Kupası;nda son 16 görmüş dünya çapında bir futbolcu...
Yerli veya yabancı, ülkedeki her futbolcu, her teknik adam, her yönetici, her spor yazarı genel atmosferden etkileniyor ve her geçen gün söylemlerin düzeyi düşüyor, ve maalesef çok şikayet ettiğimiz polemiklerden beslenir hale geliyoruz... Maslak;taki gökdelenlerin sakinleri misali, hep birlikte sifonlara yöneleceğimiz günü beklemek yerine, şehrin altyapısını yenilemeyi mi denesek acaba? Mesela Spor Bakanlığı, yaz aylarında futbolcuları, teknik adamları, yöneticileri, hakemleri, spor yazarlarını (belki de okurlarını bile!) bir eğitime mi davet etse? Orada "Hayat Bilgisi" dersi mi okusak yeniden, sabırla? Kendimizi karşımızdakinin, karşımızdakini kendimizin yerine mi koymayı öğrensek? Küçüklerimize sevgi, büyüklerimize saygıyı hatırlasak... Önce sola, sonra sağa, sonra tekrar sola mı baksak?

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 602
favori
like
share
okanoo28 Tarih: 22.11.2006 12:20
vallahi son paragraf herşeyi özetlemiş.. :8: