Kış aylarında ´soğuk girer´ endişesiyle yaşanılan mekânların yeterli havalandırılmaması, üst solunum yolu hastalıklarına neden olan virüslerin bulaşmasını kolaylaştırıyor.
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Bahar Keleş, genelde ´soğuk algınlığı´ olarak adlandırılan hastalıkların, aslında çeşitli virüslerin yol açtığı üst solunum yolu enfeksiyonları olduğunu söyledi.

Soğuk algınlığının en sık görülen belirtilerinin burun tıkanıklığı, burun akıntısı, hapşırma, boğazda yanma hissi ve öksürük olduğunu belirten Keleş, hafif ateşin de belirtiler arasında yer alabildiğini kaydetti.

Kışın havalandırılmayan mekânlarda virüslerin üremeye müsait ortam bulduklarını ifade eden Keleş, soğuk algınlığı olarak bilinen hastalıkların vücudun soğuğa maruz kalmasından çok, kişilerin havasız yerlerde uzun süre bulunmasından kaynaklandığını anlattı. Keleş, ´Soğuk algınlığına çoğunlukla okullar, işyerleri gibi kışın üşümeyelim düşüncesiyle havalandırılmayan mekânlarda yakalanılır. İnsanlarımızın en büyük yanlışı, ´solunum yolu enfeksiyonlarını soğuk havadan kaynaklanıyormuş´ gibi düşünmesidir. Halbuki bu hastalıkların bulaşması burun akıntısı, aksırık, öksürük ya da elden ele temasla virüslerin aktarılması gibi insandan insana şeklinde olmaktadır.´ dedi. Ortamın havalandırılmasının, hastalık yapıcı virüslerin sayısını azaltacağını haber veren Keleş, belli bir yoğunluğa ulaşamayan virüslerin hastalık da üretemeyeceğinin altını çizdi.

Konya Vakıf Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hızır Yılmaz ise soğuk algınlığı ve grip hastalığının çocukları daha çok etkilediğini vurguluyor. Yılmaz, bu hastalıkları ve komplikasyonları çabuk atlatmak için istirahat yanında, burun ve genizin açık tutulması ve burun solumasının devamının çok önemli olduğunu vurguluyor. Toplumda grip aşısının kişiyi soğuk algınlığından da koruyacağı gibi yanlış bir kanı bulunduğunu vurgulayan Yılmaz, ´Soğuk algınlığı ve grip hastalığı bazı benzer belirtileri olsa da farklı virüslerin neden olduğu ayrı hastalıklardır.´ diyor.

Havaların güneşli olması sizi aldatmasın!
Havanın güneşli olmasına aldanmadan mevsimlik giyinmeyi ihmal etmemeli, bedeni terletmeden sıcak tutmaya gayret etmeli. Dengeli ve düzenli beslenmeye özen göstererek vücut direnci artırılmalı. Bol C vitamini -mandalina, portakal, kivi, kuşburnu- almaya gayret edilmeli. Kapalı ve kalabalık ortamlara mümkünse girmemeli, bu tür yerlerin havalandırması iyi yapılmalı, mecburiyet varsa kısa süreli durmalı, hapşıranlara kesinlikle yaklaşmamalı. Soğuk algınlığı mikropları, kapı kolu, telefon ahizesi gibi yüzeylerde saatlerce canlılıklarını koruyarak durabilirler. Bu nedenle sık el yıkamaya özen göstermeli, eller özellikle hasta kişilerle tokalaşma dahil her türlü temastan sonra tekrar yıkanmalı. Soğuk algınlığına yakalananlar, hastalıklarını evde dinlenerek geçirmeli, topluma çıktıklarında ise maske kullanarak başkalarına hastalık bulaştırmaya karşı tedbir almalıdırlar. Hasta çocuklar okula gönderilmemeli. Durumun kötüye gitmesi, şikâyetlerin artması veya uzaması, ateşin devam etmesi hallerinde muhakkak doktora başvurulmalı.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 468
favori
like
share
tarkın Tarih: 30.11.2006 14:07
cok haklısın arkadaşım bulunduğumuz ortamın havası cok önemli.verdiğin bilgiler için teşekkürler.
refik Tarih: 30.11.2006 12:12
havasız ortamlarda bulunmak insanı rahatsız eder
ozlems_o Tarih: 30.11.2006 08:10
havasız bir odada benim nefes almam baya biz orlaşıo uzun süre kapaşı kalmış bir odada kalamam zaten

teşekkürler canım
ViVa Tarih: 30.11.2006 06:39
Verdiğin bilgiler günlük hayatımızda yaşayıpta göremediğimiz ufak ayrıntılar ne kadar riske yol açıyor havasız kalmak bir insan için ne kadar kötüyse bir ev için de aynı şekilde diyebiliriz. Paylaşım için teşekkürler.