Kardeşlerim...

[COLOR=coral]* GİZLİ ŞİRK NEDİR ? *

Şirk, Allaha ortak koşmak demektir.Bunun bir zâhiri, yâni açığı var bir de hafîsi, yâni gizlisi.Zâhir olanı, bildiğimiz şirktir.Üç ilaha inanmak, yahut putları Allah katında şefaatçi kabul etmek bu guruba girer. Hafî şirke gelince, bu ana hatlarıyla ikiye ayrılır.Birisi, Allahın rızasını unutup insanlara riya ve gösterişte bulunmak, yahut nefsin arzularını tatmine özen göstermek.Diğeri de eşyanın yaratılmasında birer sebep olarak vazife gören mahlukata olduğundan fazla önem vermek onları tesir gücüne sahip zannetmek. Bir de bu hafî şirkin bir derece daha perdelisi var ki, fiil âleminde değil, his âleminde, kalp âleminde cereyan eder.İnsanlar mânen terakki ettikçe şirk de gittikçe perdelenir...
Sebeplere olduğundan fazla önem vermek de gizli şirk.Bir işin tahakkukunda sebebin hakkı bir iken, ona yüz kat fazla değer biçilirse doksan dokuzu gizli şirk hesabına geçer.İnsanın kendi nefsine fazlaca güvenmesi, bütün lâtifelerini onun emrine vermesi de gizli şirk. Buna sadece bir tek misal:
Cebbar ve Mütekebbir ancak Allahtır.İnsan, Allahın kendisine bahşettiği varlığı, kuvveti, ilmi, Onun huzurunda Onun kullarını ezmekte kullanırsa Cebbar ve Mütekebbir olmaya özenmiş ve gizli şirke girmiş olur. Resulûllah [S.A.V] Efendimiz, Felak için,
* Cehennemden bir zindandır, onda cebbarlar, mütekebbirler hapis olunur ve Cehennem ondan Allaha sığınır *
buyurmuştur.Ama gel gör ki Cehennemin ürküp kaçtığına, nefsimiz can atıyor. Sadece bu bile, nefsin Cehennemden çok daha tehlikeli olduğunu bildirmeye kâfi.Fakat bunu da yine o nefis yüzünden anlamaya yanaşmıyoruz..Bir başka Hadis-i Şerif:
* İslâm dinini kabul etmiş birisi, herhangi bir şahsa zenginliği için saygı gösterirse, dininin üçte ikisi gider *
İslâmda Allah için sevmek esastır.Zekâtını veren, hayırlı işler gören bir zengini sevmek Allah namınadır ve bu hadisin şümulüne girmez.Burada yasaklanan sevgi Allahtan gafil olarak, kula zillet gösterme tarzındaki sevgidir. İslâm, tevhit dinidir.Bu kâinatın Sahibi ve Mâliki birdir.Her hayır, ancak Onun hazinesindedir.İslâm, ne ışık için güneşe, ne tahıl için tarlaya, ne de serveti için zengine aşırı ölçüde minnettar olunmamasını ders verir.Herkes ve her şey, sadece birer sebep, birer vesiledir.Bütün nimetler, arz ve semanın Rabbinden geliyor. Bu dersi alan fakir bir mümin, bir zengine rızkını o veriyormuşçasına zillet gösterirse, tevhit inancı, yâni Allahı bir bilme itikadı zedelenebilir.Zengin olsun, fakir olsun her insan, ancak iman, ahlâk, fazilet, ilim, irfan, dürüstlük gibi sıfatları için sevilir.Zenginlik, tek başına bir sevgi vesilesi değildir. Bir zengin de bu Hadis-i Şerifi okuduğu zaman, kimseyi minnet altında bırakmaz. Yaptığı iyiliklere, ettiği ihsanlara karşı, aşırı bir hürmet beklemez.Aksi takdirde, karşı tarafın şeref ve haysiyeti yanında, diniyle de oynamış olacağını bilir.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2514
favori
like
share
waluable Tarih: 25.12.2008 13:17
ALLAH RAZI OLSUN
waluable Tarih: 20.12.2008 16:53
teşekkür
hakan80 Tarih: 05.12.2006 18:25
Tesekkurler,guzel paylasim
Kenshi Tarih: 04.12.2006 15:26
Teşekkürler Güzel bi bilgi
panason Tarih: 04.12.2006 10:40
Bazen , bizlerde anlatmis oldugun gibi bilmeyerekte olsa sirke dusebiliriz,dusuyoruz sanirim.Allahu teala hepimizi affetsin,hepimizin yardimcisi olsun insallah.