Mafya filmleriyle ilgili bir yazı yazmak üzere bilgisayarın karşısına geçiyorum ve çarpıcı bir cümle düşünüyorum giriş yapmak için, neden biz erkeklerin mafya filmlerine bayıldığını anlatan basit bir ifade. Sonra nerede okuduğumu hatırlayamadığım ama mafyanın cazibesini ve gücünü anlatan cümle geliyor aklıma:

Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır, bir de muhtemelen bir takım karanlık adamlar...

MAFYA FİLMLERİ MAÇO DUYGULAR CENNETİ

Bundan daha basitçe mafya filmlerinin neden sevildiği anlatılabilir mi? Biz erkekler filmlerdeki karakterler gibi her sözümüz dinlensin isteriz. Ağır ve mağrur tavırlarla bir mekana girdiğimizde kapıdaki görevlilerden, servis yapan insanlara kadar herkesin bize hakettiğimiz saygıyı göstermesini bekleriz.

Mafya filmleri bu maço duyguların hoyratça, utanılmadan ifade edildiği ve yaşandığı cennetlerdir bizim için.

Biliyorum bu tür bir düşünce tarzı modern erkek kavramına fazla uymuyor. Ancak modern kavramını tartışan beyinler kimya denilen konunun ne olduğunu fazla bilmiyorlar. Erkek kimyası testosterone adındaki hormonu ürettiği sürece maço kimlik bastırılmış bile olsa içimizde olacak. İçinde yaşadığımız değerler bu duyguların nasıl ve ne sıklıkta ifade edildiğini etkileyebilir ama varlıklarını ortadan kaldırmaz.

Sinema ile ilgili bir yazıyı daha fazla maço erkek tartışmasıyla gölgelemeden mafya filmlerine geri dönmek istiyorum. Film teması olarak mafya filmleri daha geniş bir genre olan Crime Suç temasının bir parçasıdır.


AL CAPONE'NUN SEVDİĞİ MAFYA FİLMİ

İlk mafya filmleri birinci dünya savaşı zamanında yayınlanmış olsa da, asıl temanın yaygın kullanılması ve eğlenceli ve ilgi çekici olması sesli sinemaya geçiş ile olmuştur. 1930larda Amerikada yaşanan alkol satış yasağı ve gerçek mafya babalarının güçlenmesi, film teması olarak mafya filmlerinin de yaygınlaşmasını sağladı. The Lights of New York (1928) ve City Streets (1931) dönemin ünlü mafya filmlerindendir. Özellikle City Streets, ünlü mafya babası Al Capone'nun favori filmlerinden olarak anılmıştır.

Mafya filmlerinin yaygınlaşması ve karakterlerin bir nevi kahramanlaştırılması o günün şartlarına uygun sansürleme çabalarını getirdi. Hays Production Code adı altında yayınlanan yönetmelikle mafya karakterlerinin kahraman olarak gösterilmesi yasaklandı, ayrıca suçluların kötü, topluma zararlı insanlar olarak anlatılması istendi. Yönetmelik aynı zamanda filmlerde şiddet kullanılmasına da sınırlama getirdi.


FİLM NOİR VE MAFYA FİLMLERİ ARASINDA GEÇİŞ

Sansür çabalarına engel olmaya çalışan Hollywood yeni geliştiridiği formül ile filmlerin kahramanlarını mafya üyelerinden, suç işleyen kötü adamları yakalayan kahraman polis ve dedektiflere çevirdi. Bu sayede henüz gelişmekte olan başka önemli bir tema Film Noir'ın da önü açılmış oldu.

İkinci dünya savaşı sonrası yapılan mafya filmlerinde Film Noir ve Mayfa Fimleri arasında belirgin bir geçiş görülmeye başlandı. Ünlü Alman yönetmen Fritz Lang'in 1953 yapımı artık bir klasik olan The Big Heat filmi, Film Noir ile Mafya temasının iç içe geçişinin güzel örneklerindendir. Benzer bir geçisin yer aldığı başka efsane film de Marlon Brandonun baş rolünü oynadığı 1954 yapımı On the Waterfront filmidir.


THE GOD FATHER MAFYA FİLMLERİNİN BABASI

Mafya Filmleri tarihinin en iyi bilinen filmi 1972 yılında Francis Ford Coppolanın yönettiği, Mario Puzo'nun aynı isimli kitabından uygulanan The Godfather Baba filmi oldu. Baba filmiyle beraber mafya filmleri doruk noktasına ulaştı. İlk filmi takip eden 1974 yapımı ikinci film çarpıcı kurgusu, masalsı anlatımı ve temanın en ünlü iki erkek oyuncusu Robert De Niro ve Al Pacino;yu bir araya getirerek tekrarı imkansız bir başarı yakaladı.

Don Corleone sadece gelmiş geçmiş en büyük mafya babası olmadı, aynı zamandan erkeklerin hayat felsefesine etkileyen, sohbetlerde mutlaka bahsedilen ve defalarca izlenen bir klasik oldu (Baba filmini en az 20 defa izlemişimdir). Daha sonra yapılan bütün mahfa filmlerinin başarısı Baba filmiyle karşılaştırıldı.

Babayı takip eden yıllarda bir kaç film daha Baba kadar olmasa bile klasik denilebilecek statüye ulaştı. Bunlar arasında Oscarların sevmediği yönetmen Martin Scorsesenin GoodFellas – Sıkı Dostlar (1990) filmiyle Sergio Leonenın yönettiği Once Upon A Time in America (1984) yer aldı. Özellikle GoodFellas gerçek bir hikayeyi anlattığı için ve Scorsesenin kendine has tarzını yansıttığı için sinema sevenler tarafından Babadan sonra yapılmış en iyi mafya filmi olarak anılır.

Bu uzun girişten sonra listemize gelirsek eğer, listemizin ilk iki sırası kimse için süpriz olmasa gerek. Baba ve Baba 2 sadece mayfa filmleri listeninin ilk iki sırasında değil, en iyi filmler listesininden ilk 10nunda kolayca yer alabilecek kadar başarılı filmlerdir. Listemizin üçüncü sırasından Marlon Brandonun klasik filmi On the Waterfront var. Listemizin sonlarına doğru yer alanScarface Al Pacinonun oynadığı film değil 1932 yılında yapılan ilk Scarface filmi, sesli sinemaya geçiş sonrası, Amerikan mafyasının altın yıllarında çekilmiş bir klasik.

EN İYİ ON MAFYA FİLMİ

1 The Godfather (1972)
2 The Godfather 2 (1974)
3 On the Water front (1954)
4 Goodfellas (1990)
5 Once Upon a Time in America (1984)
6 Bonnie and Clyde (1967)
7 Reservoir Dogs (1992)
8 Scarface (1932)
9 The Untouchables (1987)
10 Donnie Brasco (1997)

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3543
favori
like
share
doganer58 Tarih: 11.01.2008 21:57
paylasımın için sagol teşekkürler
tozkoparan Tarih: 20.08.2007 18:12
Paylaşım İçin Teşekkürler Ellerine Sağlık...
akin42 Tarih: 07.02.2007 19:27
PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER
eskitoprak Tarih: 24.01.2007 10:27
mafya filmlerini cok severim bir kacini izledim bunlarin tesekkurler
milkboy Tarih: 06.12.2006 22:40
evet yazar ismi belirtilmemiş

sadece "sinema editörü" imzası var

siteye "istanbulpostası" google ile ulaşılabilir
kurtjara Tarih: 06.12.2006 22:40
Amerikalılar mafya temalarını filmlerinde gerçekten harika işliyorlar, özelikle Robert De Niro ve Al Pacino'nun oynadığı mafya filmleri harika...
Listedeki filmler olağanüstü ve ses getirmiş filmler
milkboy Tarih: 06.12.2006 22:38
tekrar bir gözden geçireyim....
FreddyKrueger Tarih: 06.12.2006 22:29
Doqru HatırLıyorSunuz Site AdreSi Wermek YaSak...

Ben Ki$i Adı AnLamında Sormu$tum...

NeySe Çokta ÖnemLi DeqiL Ama Yazarını Meraq Ettim I$te...


:5:
milkboy Tarih: 06.12.2006 22:20
yazıyı bir sinema sitesinden aldım (istanbulsinema)

link belirtme imkanım bildiğim kadarıyla mümkün değil kurallar gereği :5:

yoksa yanlışmı hatırlıyorum :20: