[COLOR=coral]Grip, inflenza virüsünün yol açtığı ve üst solunum yolu dediğimiz burun, boğaz ve üst soluk borusunu tutan bir hastalıktır. Jinemed Sağlık Merkezleri Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Teksen Çamlıbel, Mynet okurları için yazdı.

Bu hastalıkta adı geçen yerlerde salgı artışı yani nezle, burun tıkanması, boğazda akıntı, şişme, yutkunurken acıma ve üst soluk borusunun etkilenmesiyle de kesik ve kuru öksürük olabilir. Grip, aynı zamanda vücutta kırıklık, halsizlik, baş ağrısı, ateş, eklem ağrısı ve adale ağrısı yapabilir. Eskilerin dediği gibi bir “paçavra” hastalığıdır yani insan kendisini son derece halsiz ve bitkin hisseder.

Grip, ilerlemiş ülkelerde çok ciddi miktarda iş gücü kaybına yol açtığı için, bu hastalığa yakalanan işçiler etkin bir şekilde çalışamadıkları için çok önemsenen toplumsal bir hastalıktır. Bu yüzden buna karşı bir aşı geliştirilmesi gündeme gelmiştir. Ama grip sayısız virüsten olabileceği için tümüne karşı bir aşı henüz geliştirilememiştir. Bu nedenledir ki her sene yaz aylarında ve yaz sonuna doğru Uzakdoğu'da ortaya çıkan ilk grip hastalığında en sık görülen virüslere karşı grip aşısı üretilir ve eylül'den itibaren bu bütün dünyaya dağıtılır.

Grip aşısı, adı geçen ve o seneye mahsus virüslere karşı koruyuculuk sağlar, ancak her virüse karşı sağlamaz. Aşı olan kişiler gribe hiç yakalanmaz ya da yakalandıkları zaman daha hafif geçirirler.

Grip herkese bulaşabileceği ve hasta edebileceği için aslında herkese aşının yapılması lazımdır denebilir. Ancak toplum sağlığı ve işin ekonomik boyutu dikkate alındığında özellikle riski yüksek olan gruplara tavsiye edilmektedir. Özellikle 60 yaş üzeri kadınlar ve erkekler, bağışıklık sistemi bozulmuş olan kanser hastaları, kemoterapi almakta olanlar, ışın tedavisi yaptıranlar aşı yaptırmalıdır. Grip aşısı salgın başlamadan veya grip olmadan önce eylül ve ekim aylarında yapılmalıdır.

Hamilelikte de grip aşısı yaptırılmalıdır. Çünkü değindiğimiz gibi gebelerin genel vücut dirençleri kırık, bağışıklık sistemleri daha etkisizdir. Dolayısıyla onlar gribe daha kolay yakalanır ve grip daha uzun sürebilir ve ağır etkileri olabilir. Gripte korktuğumuz en önemli olay, gribin üst solunum yolu enfeksiyonu olayını bırakıp alt solunum yollarına yani akciğerlere doğru yayılması, orada zatürreeye yol açmasıdır. Zatürree, yüksek ateş, sırt veya göğüs ağrısı, renkli balgam çıkararak başlar ve bazen ölümcül olabilir. Amerika Birleşik Devletleri'nde ileri yaş kadın ve erkeklerde zatürree birinci ölümcül nedenleri arasındadır. Aşı yaptıran gebelerde gribe yakalanma şansı daha düşüktür ve yakalansa bile hafif geçmektedir. Bu aşıyı yaptırmanın bir dezavantajı bilinmemektedir.

Aşı yaptırmanın bebeğe zararları ya da yararları var mı?

Aşı yaptırmanın bebeğe bir zararı görülmemiştir. Annenin grip veya yüksek ateşi olması durumunda bebekte de ateş yükselmekte ve belli bir derecenin üzerinde bebeğe zarar verebilmektedir. Bu da erken doğumu tetikleyebilmektedir. Belirtilen sıkıntıların yaşanmaması için anne adayının önerilen dönemde grip aşısını yaptırması gerekmektedir. Bu da gebelerin grip aşısını yaptırmalarında fayda sağlayacağını gösteriyor.

Grip bir damlacık enfeksiyonudur. Yani konuşurken, öksürürken, hapşırırken burun ve ağzımızdan çıkan -bazen gözle göremediğimiz kadar küçük boyutta- su damlacıkları etraftaki kişiler tarafından solunursa grip onlara da bulaşabilir.
Dolayısıyla gebelikte pek çok insanın olduğu yerlerde bulunmamak yani mümkün olduğu kadar az kişinin soluğunu almak faydalı olacaktır. Anne adayının böyle yerlere girmek zorunluluğu olduğu zaman maske takması, vücudun üşümesini engelleyecek şekilde giyinmesi gerekir. Ancak kabul edilmelidir ki, grip aşısı gripten korunmanın en etkin yöntemidir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1479
favori
like
share
SU-PERISI Tarih: 11.12.2006 10:46
bebegin saglıgı açısından yaptırılmalıdır