Hiç kuşkusuz gazetelerin en çok spor sayfaları okunuyor. Gazetelerini ellerine alan sporseverlerin ilk işi spor sayfalarını açıp tuttukları takımın haberlerini takip etmek. Ancak kimi taraftar okuduğu gazetenin spor sayfasından memnun, kimi de gazetesine tuttuğu takıma az yer verdiği için kızgın. Bu yüzden taraftarları memnun etmek zor. Kimine göre yazılı basın Fenerbahçeli, kimine göre Galatasaraylı, kimine göre de Beşiktaşlı. Peki ya gerçekler? Gazetelerin genel yayın yönetmenleri hangi takımları tutuyor?

Takım tutuyoruz; ama taraf tutmuyoruz

Gazetelerin en çok okunan bölümleri hiç kuşkusuz spor sayfaları. Özellikle sporseverler, gazeteleri ilk ellerine alışlarında hemen spor sayfasını açarak, tuttukları takımların haberlerini takip ediyor. Kimi taraftar okuduğu gazetenin spor sayfasından memnun, kimisi de tuttuğu takıma az yer verildiği ya da haberlerde haksızlık yapıldığı için kızgın. Bu yüzden taraftarları memnun etmek nerdeyse imkansız. Yıllardan beri yazılı basına, tuttukları takımlarla alakalı sıfatlar yapıştırılır. Kimisine göre yazılı basın Fenerbahçeli, kimisine göre Galatasaraylı ve kimisine göre de Beşiktaşlı. Peki ya gerçekler? 18 gazetenin genel yayın yönetmenlerinden 6 sı Fenerbahçeyi tutarken, 5inin Galatasaray, 4 ünün Beşiktaş ve 2 sinin Trabzonspor taraftarı olması dikkat çekiyor. Gazetelerin spor müdürlerinde ise büyük çoğunluk Fenerbahçe taraftarı. Gazetelerinden sorumlu spor müdürlerinden Fenerbahçeyi 8 kişi tutuyor. En çok satan 10 gazetenin zirvesindeki isimlerden 4 ü, Beşiktaş taraftarı.
Okur tarafından eleştirilen gazetelerin spor müdürleri bu duruma ne diyor? Okur eleştirilerine nasıl bakıyor? Gazetelerin spor müdürlerinin tamamı, sempati duydukları takımı sayfalarına taşırken ayrıcalığın söz konusu olmadığı görüşünde. Yine taraftarı oldukları takımla ilgili haber yaparken taraf olmamaya özen gösterdikleri konusunda hepsi hemfikir. Spor sayfalarına ayrılan yerlerde bütün takımlara eşit mesafede bulunduklarını belirten spor medyasının önde gelen isimleri, spor camiasında bulunan herkesin bir takıma karşı ilgi duyduğunu, ancak iş gazetecilik kısmına geldiğinde tarafsız gözle olayların tartışıldığını söylüyor. Spor sayfalarını yöneten editörler, futbolda şiddeti ve futbol fanatizmini ortak tehlike olarak görüyor.


GAZETELERİN SPOR MÜDÜRLERİ:
HER TAKIMA EŞİT MESAFEDEYİZ

HAYRI BEŞER (ZAMAN): Trabzonluyum ve Trabzonsporluyum. Dolayısıyla Bordo-Mavili takımla ilgili hassasiyet taşıdığımı inkâr edemem. Bunun sayfalara yansıması ise ancak ihmal edilmemesi anlamında olabilir. Bu işi yaparken haberin değerini baz almak zorundasınız. Bir spor müdürünün asla gönlünden geçenlere göre haberlere değer vermek gibi bir lüksü olamaz. Trabzonlu olduğum için. Trabzonsporlu taraftarlarından yeterli yer vermiyorsunuz diye bolca şikayet alıyorum.

SERDAR ALİ ÇELİKER (SABAH): Benim Fenerbahçeye sempatim var. Ancak yaşantımın hiçbir döneminde aşırılığa kaçmadım. Uç noktalarda yaşamadım. Fenerbahçeye karşı sempatimin olması genel itibarıyla sayfalarımıza pek olumlu yansımıyor. Çünkü Fenerbahçeye fazla yer ayırdığımızda bu kez dedikodular olabiliyor. Bu açıdan bakıldığında bütün gazetelerin spor müdürlerinin rahatsız olduğu bir konu bu. Ama ne olursa olsun bütün takımlara aynı mesafedeyiz. Bu, spor gazeteciliğinin olmazsa olmazıdır. Bütün spor müdürlerinin tuttukları takımın aleyhinde yazılar daha fazladır. Sırf yanlış anlaşılmasın düşüncesiyle. Fenerbahçe yenildiğinde hiçbir eksiklik hissetmiyorum. Bu hislerimi büyük ölçüde kaybettim.
Türkiyede Ardayı çok beğeniyorum. Tuncay her zaman favorimdir. Ümit Karan ve Fatih Tekke çok iyi golcüler. Avrupada bir takım kurmam istense Steven Gerard, Frank Lampard ve Claude Makaleleden oluşan bir orta saha yapıp, diğer oyuncuları bu yıldızlara göre belirlerim.

CEM ŞENGÜL (MİLLİYET): Benim Fenerbahçeye karşı bir sempatim var. Ancak bu durum aşırılık derecesinde değil. Hangi kulübün haberi değerliyse onu manşete çıkarıyoruz. Mesela ben 10 yıl aradan sonra Palermo maçı için Şükrü Saracoğlu Stadına gittim. Ve Fenerbahçe 3-0 kazandı. Yakınımda bulunan eşim dostum nerdeyse ayaklarıma kapanıyordu. Her zaman geleyim diye. Benim için maç bittiğinde gazetecilik başlar. Estetik, futbolun en güzel tarafını oluşturur diye düşünüyorum. Yaşlandılar ama Patrick Vieirayı çok tutarım, Cannavaronun hastasıyım. Türkiyeden şu an için çok beğendiğim oyuncu yok. Ancak Galatasaraylı Arda Turan, Fenerbahçeli Can Arat, Kayserisporlu Mehmet Topuz ve Beşiktaşlı Gökhan Zan ilerisi için umut vadeden futbolcular.
HAKAN CAN (FANATİK): Hiçbir şekilde sempatimiz sayfalarımıza yansımıyor. Mevcut gündemi oturup birlikte tartışırız. Spor medyasında çalışıp da bir takıma sempati duymayan bir insan yoktur. Mutlaka herhangi bir takıma sempati duyulur. Ancak bu, sayfalara yansımaz. Böyle bir şey gazeteciliğin saygınlığına zarar verir, objektifliğini zedeler. Spor gazeteciliğine başladıktan sonra taraftarlık duygusu bir kenara bırakılır.
UĞUR VARDAN (RADİKAL): Spor medyasında olup da bir takıma ilgi duymayan yoktur. Ancak bu durum gazete sayfalarına ayrıcalık olarak kesinlikle yansımaz. Zaten gazeteciliğe başladıktan sonra, taraftarlık gömleği çıkarılır, bir kenara asılır. Objektifliği zarar görür. Sempati duyduğumuz takım mağlup olduğunda çok fazla bir şey hissetmiyorum. Mesela yıllardır Galatasaray, Kadıköyde Fenerbahçeyi yenemiyor. Son maçta hani berabere kalsalardı, diye iç geçirdiğimiz oldu. Ama durum çok uç noktalarda değil.
AYDIN BAYRAM (STAR): Beşiktaşı tutuyorum. Ancak hiçbir zaman ayrıcalık tanımıyoruz. O gün hangi haber önemliyse sayfalarımıza onu taşıyoruz. Bunu, Galatasaraylı, Fenerbahçeli, Trabzonsporlu ve diğer kulüp muhabirlerimizle birlikte yapıyoruz. Aksi durum gazeteciliğinize ve objektifliğinize zarar verir. Benim meslekte 20. yılım. Ve bu sürede sahada neyi görüyorsak onu yazıyoruz. Kişisel ve ucuz polemiklere girmiyoruz. Ben Türkiyede en fazla Sergen Yalçını beğeniyorum. Avrupada ise Ronaldinhoyu tutuyorum. Benim büyük futbolcu standardım büyük maçları koparmasıdır. Şu an için ülkemizde böyle bir isim göremiyorum. Mesela Hagi vardı. Hastasıydım.



ZAMAN
Genel Yayın Yönetmeni: Ekrem Dumanlı-Beşiktaş,
Spor Müdürü: Hayri Beşer-Trabzon

***

HÜRRİYET
Genel Yayın Yönetmeni: Ertuğrul Özkök-Fenerbahçe,
Spor Müdürü: Esat Yılmaer-Galatasaray

***

SABAH
Genel Yayın Yönetmeni: Fatih Altaylı-Galatasaray,
Spor Müdürü: Serdar Ali Çeliker-Fenerbahçe


***
VATAN
Genel Yayın Yönetmeni: Tayfun Devecioğlu-Beşiktaş,
Spor Müdürü: İbrahim Seten-Fenerbahçe

***
MİLLİYET
Genel Yayın Yönetmeni:
Sedat Ergin-Beşiktaş,
Spor Müdürü: Cem Şengül-Fenerbahçe

***
AKŞAM
Genel Yayın Yönetmeni: Serdar Turgut-Galatasaray,
Spor Müdürü: Nezih Alkış- Fenerbahçe

***
BUGÜN
Genel Yayın Yönetmeni: Selahattin Sadıkoğlu- Fenerbahçe,
Spor Müdürü: Ersan Çelik-Galatasaray


***
RADİKAL
Genel Yayın Yönetmeni: İsmet Berkan-Beşiktaş,
Spor Müdürü: Uğur Vardan-Galatasaray

***
YENİ ŞAFAK
Genel Yayın Yönetmeni: Mustafa Karaalioğlu-Trabzon,
Spor Müdürü: Erhan Köknar-Fenerbahçe

***
STAR
Genel Yayın Yönetmeni: Alev Er-Fenerbahçe,
Spor Müdürü: Aydın Bayram-Beşiktaş

***
TÜRKİYE
Genel Yayın Yönetmeni: Fuat Bol-Fenerbahçe,
Spor Müdürü: Sadık Söztutan- Takım tutmuyor

***
CUMHURİYET
Genel Yayın Yönetmeni: İbrahim Yıldız-Fenerbahçe,
Spor Müdürü: Abdülkadir Yücelman-Fenerbahçe

***
TAKVİM
Genel Yayın Yönetmeni: İskender Baydar-Galatasaray,
Spor Müdürü: Meriç Tunca-Fenerbahçe

***

FANATİK
Genel Yayın Yönetmeni: Necil Ülgen-Fenerbahçe,
Yazıişleri Müdürü: Hakan Can-Galatasaray

***
FOTOMAÇ
Genel Yayın Yönetmeni:Zeki Uzundurukan-Trabzon

KAYNAK:Zaman

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 5100
favori
like
share
okanoo28 Tarih: 17.12.2006 17:48
eems34 cok güzel bir haber sunmuşsun.. her insan gibi onlarında kalplerinde bir takım sevgisi olacak ellbette..

paylaşımın için teşekkürler
kurtjara Tarih: 17.12.2006 15:45
Tabiki onlarında en büyük hakkı takım tutmak ama onlar biraz daha diğer takımlara da eşit davranmak zorundalar işleri gereği

eems34 teşekkürler