Tam tamına 365 günü yiyip bitirmek üzereyken, hazmedemedikleriniz ve hazmettiklerinizle, mutluluklarınız ve pişmanlıklarınızla, doğrularınız ve yalanlarınızla yüzleşmeye ne dersiniz? Neden mi? Henüz paketinden çıkmamış, pırıl pırıl ambalajlı 365 tane gününüzü, daha doyurucu yemek için.2006'da kadınlar ve erkekler neler yaptılar? 2006'da kadınlar sıfır bedene inmek için ölümcül diyetlere kalkıştılar. Ciltleri daha gergin, dudakları daha şehvetli olsun diye yüz ifadelerini kaybetme pahasına botoksla yaşadılar. Kariyerlerine kariyer katmak için evlerinden uzaklaşırlarken, hayata, kendilerine ve aşka dair çok gün kaybettiler.2006'da erkekler, daha çok mevki, daha çok para, daha çok yalan ve daha çok aldatma peşine düştüler. Mevki basamaklarını tırmanırken, banka hesaplarında kabaran paraları onları yüklü yalanlara ve boylarını aşan ihanetlere ulaştırdı. Erkekler 2006'da öyle bir sersemlik yaşadılar ki, internette ya da cep telefonlarında porno izleyerek mutlu olduklarını sandılar. Bir kısım erkek de, kişiliğini büyütmek yerine saç merkezlerinde kafasına ektirdiği saçları büyütmeyi tercih etti. 2006'da erkekler, gelişmek adına çok zaman kaybettiler.

Kadınlar ve erkekler ilişkilerinde neler yaptılar?

2006'da kadınlar daha önceleri eleştirdikleri "ihanet" kavramına daha bir esnek bakmaya başladılar. Sevgililerini, nişanlılarını ve kocalarını aldatmakta umarsızlığı takındılar. Bencilliği öğrendiler ve sadece egoları için yaşamayı seçtiler. Kadınların savunma mekanizmaları tavan yaptı ve başka kadınların sevgilileri, nişanlıları ve eşlerine yaklaşmakta sıkıntı duymadılar.

2006'da erkekler "ilişki" kelimesinin içini boşalttılar ve "ilişki" kavramına sadece "cinsel ilişkiyi" yapıştırdılar. Karıları, aileleri, çoluk çocuk bir tarafa atıldı, öyle ki kendi kızları yaşındakilerle "ilişki" yaşayıp bununla da böbürlenir oldular. Eşlerine, çocuklarına zaman ayırmak bir kenarda dursun, onlar yetişkin diye tanımlanan yaşlarında, bulundukları mevkilerin ardına saklanıp, korkakça bir erkeklik sergilediler. İşin ilginç tarafı söyledikleri yalanlara kendileri de inanır oldular.

Evliliklere ne oldu?

2006'da boşanma avukatlarına ve evlilik terapistlerine gidenlerin sayısı henüz belirlenmiş değil ama belirlendiğinde ve açıklandığında sanırım rakamlar küçümsenmeyecek kadar çok olacak.

Evliliğin bir kurum değil de bir yaşam biçimi olduğu gerçeğini hatırlarsak, aslına bakarsanız "ihanetlerde" her insan kendi yaşam biçimine ihanet ediyor, dolayısıyla her ihanet, insanın kendisine ihaneti olarak varlığını koruyor. Hiç kuşkusuz, mutsuz evlilikler devam etmeli diye bir yaptırım da gerçek dışı ancak hem evliliği sürdürüp, hem de içine yalanı ve ihaneti yerleştirmek de evliliğin gerçeğine uymuyor. Nasıl ki doğa, aynı anda iki oluşumu kendisinde barındırmıyor, ilişkilerin doğasında da bu böyle. Geceyle gündüz aynı anda olmadığı gibi, iki farklı ilişki de birlikteliğin doğasında yer alamıyor. Eninde sonunda kendisini kusuyor.

Ya siz?

Peki siz 2006'nın, 365 gününde neler yaptınız? Kavga, ihanet, yalan, kendini kandırma, kimsenin fark etmediğini sandığınız küçük aldatmacalar, kaçamaklar, bencillik, egoyu büyütmek, internette porno izlemek, cep telefonuyla flört ve daha niceleri... Eğer 2006'da bunlardan uzak yaşadıysanız, ne mutlu size!

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 493
favori
like
share