Bir gün tanrı duyguları yaratmış ama bakmış ki bunlar çok yoğun ve güçlü şeyler ve de insanlar bu duygulara hazır görünmüyor. Tutmuş hepsini bir kutuya koymuş ve bir meleğine emanet etmiş. Bu kutuyu ona söyleyinceye kadar açmamasını hatta aralayıp bakmamasını tembihlemiş.
Günün birinde bu meleğin dünyaya inmesi gerekmiş. Öykü bu ya kutuyu yanında götürmemek için bir başka meleğe teslim etmiş ve ona sakın açmamasını yoksa Tanrı'nın anlara kızacağını anlatmış...
Ancak bu melek, kutunun içerisindekileri çok merak etmiş. Biraz aralayıp baksa hiçbir zararın gelmiyeceğini düşünmüş ve kutuyu aralamış. O kutuyu aralar aralamaz duygular birden kutudan fırlamış ve birer birer dünyaya dökülmeye başlamış. Dünyada insanların değiştiğini, birbirini sevmeye, nefret etmeye, öldürmeye , yüceltmeye başladığını gören ilk melek apar topar dünyadan ayrılmış ve duyguların neredeyse tamamının kutudan çıktığını görünce, kutuyu teslim ettiği meleğin elinden hışımla almış kapatmış.... Ancak kutuda bir tek duygu sıkışıp kalmış, yarısı içerde yarısı dünyada... İşte o duygu UMUT muş. Tüm duygular vaktinden önce dünyaya inmiş ama umudun sadece yarısı inebilmiş. Yani aceleci bir melek yüzünden umut, dünyada hep bir varmış bir yokmuş...

İnan! ...Ama yalnızca bildiğin gerçeklere.
Güven! ...Ama yalnızca içinde bağladıklarına.
Sev! ...Ama yalnızca hak edenleri.
Paylaş! ...Ama yalnızca değerini bilenlerle.
Çalış! ...Ama yalnızca doğruluk yolunda.
Yaşa! ...Ama SAKIN ÖLÜMÜ AKLINDAN ÇIKARMA

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 662
favori
like
share
Ice Tarih: 20.12.2006 16:16
ßende hep sorunun cevabini merak ettim
hakan80 Tarih: 20.12.2006 16:12
umutsuz yaşamak ....yok böyle bişey yaa olurmu öyle songül senin gibi birisine...?
SoN-GüL Tarih: 20.12.2006 16:09
Keske yasamak icin bir umudum olsaydi

umutsuz insan nasil yasar sorusunun cevabi bende sakli simdi :76:

tesekkürler canim cok güzel bir paylasim