[COLOR=coral]* ÖLÜLERE KURAN OKUMAK *
Ölmek üzere olan kişinin yanında kelime-i tevhîd ve kelime-i şehâdet okunmasına telkin denlir.Ölmek üzere olan kişinin, sağ tarafına çevrilerek yüzünü kıbleye gelecek şekilde yatırmak müstehaptır.Bu durumda olan kişinin yanında, hatırlatmak amacıyla kelime-i tevhîd ve kelime-i şehâdet okunur.Hz. Peygamber,
* Ölülerinize ölüme yaklaşanlara lâ ilâhe illallah demeyi telkin ediniz *
buyurmuştur.Telkin yapılırken, lâ ilâhe illallah de, kelime-i şahedet, kelime-i tevhîd getir şeklinde bir yaklaşımda bulunulmamalı, yanında bunları söylemekle yetinilmelidir.Ayrıca, ölmek üzere olan kişinin yanında Kuran-ı Kerim, özellikle Yâsîn suresi okumak uygun olur.Kuranı Kerimin sadece bir ciheti yoktur. Bediüzzamanın ifadesiyle, İnsana hem bir kitab-ı şeriat, hem bir kitabı dua, hem bir kitabı zikir hem bir kitabı fikir, hem bütün insanın bütün hacatı maneviyesine merci olacak çok kitapları tazammun eden tek,cami bir kitabı mukaddestir.Yani Kuran-ı Mübin hayatımızı tanzim eder.Allaha olan mesuliyetlerimizi gösterir, dünyaya geliş gayemizi, neler yapmamızı, nasıl ibadet edeceğimizi öğretir ve her şeyin hikmet ve mahiyetini anlatır.Kuran-ı Kerim bir zikir, fikir, dua ve davet kitabıdır.Kurân-ı Kerimin tesir sahası sadece dünya ile sınırlı değildir.Onun mümin ruhlara verdiği feyiz hayatta iken kalmaz, aynı şekilde kabir âleminde de devam eder, orada iken de ruhlarımızı şenlendirir, kabrimizde nur ve ışık olur. Geçmişlerimizin ruhuna Kurândan nelerin okunması gerektiği hususunda Peygamberimiz şu tavsiyelerde bulunur
* Yasin, Kurânın kalbidir.Onu bir kimse okur ve Allahtan âhiret saadeti dilerse, Allah onu mağfiret buyurur.Yâsini ölülerinizin üzerine okuyunuz *
Bu hadis-i şerif, Yasin Sûresinin hem ölüm döşeğinde olan hastaya okunmasına, hem de ölmüş müminlerin ruhuna bağışlanmak üzere okunabileceğine işaret etmektedir.Hz. Ebû Bekirin rivayet ettiği şu hadis-i şerif de meseleyi açıklığa kavuşturmaktadır
* Kim babasının veya annesinin veya bunlardan birisinin kabrini Cuma günü ziyaret ederek orada Yasin Sûresini okursa, Allah kabir sahibini bağışlar *
İslâm âlimleri, ölünün ruhuna Kurân okunduğu zaman peşinden bir dua ile ruhlarına bağışlanmasını tavsiye etmişler,Sahabiler de bu şekilde yapmışlardır. İmamı Beyhakînin bir rivayetinde, Abdullah bin Ömerin ölülerin ruhuna Bakara Sûresinden okunabileceğini tavsiye ettiği anlatılmaktadır.Bir Fâtihanın veya okunan bir Yâsinin bütün ölülerin ruhuna aynı şekilde hiç eksilmeden nasıl ulaştığını da Bedüzzamandan bir nakille öğrenelimFâtır-ı Hakim nasıl ki, unsur-u havayı kelimelerin, berk şimşek gibi intişarlarına ve tekessürlerine yayılma ve çoğalmalarına bir mezraa tarla ve bir vasıta yapmış ve radyo vasıtasıyla bir minarede okunan ezan-ı Muhammedi umum yerlerde ve umum insanlara aynı anda yetiştirmek gibi öyle de okunan bir Fatiha dahi, meselâ, umum ehl-i imanın emvâtına ölülerine aynıanda yetiştirmek için hadsiz kudret ve nihayetsiz hikmetiyle manevî âlemde, mânevî havada çok manevî elektrikleri, manevî radyoları sermiş, serpmiş fıtri telsiz telefonlarda istihdam ediyor, çalıştırıyor. Hem nasıl ki, bir lamba yansa, mukabilindeki binler aynaya, her birine tam bir lâmba olur. Aynen öyle de, Yâsin-i Şerif okunsa, milyonlar ruhlara hediye edilse, herbirine tam bir Yâsin-i Şerif düşer.Zaten kabirdeki yakınlarımız devamlı surette bizden yardım beklemektedir. Bizden gelecek bir dua, bir Fatiha, bir İhlâsla nefes alabileceklerini bilmektedir. Çünkü kabir o kadar çetin şartlarla iç içedir ki, en küçük bir mânevî yardım dahi onun ruhunu serinletecektir.Bir hadiste Peygamber Efendimiz şöyle buyururlar
* Ölen kimse kabrinin içinde boğulmak üzere olup da imdat isteyen kimse gibidir. Babasından yahut kardeşinden veya dostundan kendisine ulaşacak duayı beklemektedir. Nihayet dua kendisine ulaştığında bu duanın sevabı ona dünya ve dünyada bulunan her şeyden daha kıymetli olur. Muhakkak ki, hayatta olanların ölüler için hediyeleri dua ve istiğfardır *

Kaynaklar :
* Sözler. S.340
* Müsned, 526
* İbni Mace Tercemesi, 4274
* Beyhaki, 456
* Şualar, .576
* Mişkatül Mesabih, 1723
* Müslim, Cenâiz 1, 2
* Tirmizî, Cenâiz 7

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 5920
favori
like
share
akillideli Tarih: 09.04.2007 21:43
simdi kafam karisti, ölülerin arkasindan okutulmalimidir, okutulmamalimidir?

sagolun
uksimu Tarih: 16.01.2007 15:40
ecmain inş.
Gönülce Tarih: 16.01.2007 14:23
Allah razı olsun arkadaşım
emeğine sağlık
uksimu Tarih: 12.01.2007 17:39
rabbim sizi cennetiyle mükafatlandırsın inş. Allaha hamdolsun ögrendim ilim ilim bilmektir ilim kendin bilmektir ne güzel bir mümin kardeşiminbana bir ilim ögretmesi ki daha bana ait olan şeyi bile o olmasa kullanmaayacaktım belkide haberim olmayacaktı selametle.
KONAMI Tarih: 12.01.2007 14:05
Kardeşim..
özel mesaj attım orada msn adresim kayıtlı yazdım buyrun ekleyin.
Yukarıda posta kutusu var oradan özel mesajınıza bakabilirsiniz.
uksimu Tarih: 12.01.2007 13:17
bu arada yukarda delillerle yazılmış konuyu size reddiye olarak yazıdm inşallahu tealal okursunuz . selametle.
uksimu Tarih: 12.01.2007 13:16
iyide konami kardeşim bunu sana değil yakup 20 kardeşe söledim ayrıca o kaynak verdiginiz kimselertide bilmekteyim . inşallahu tealal bana kızmadan önce kime yorum yaptıgımı ve neden yorum yaptıgımı sorarsınızda zanla hareket etmerzsiniz. selametle. inş. bu arada sizle özel konuşmak istiyorum bu mumkunmu acaba ?. msn felan ben özel mesajlara nasıul bakacagımı bulamadım sitede o yüzden buraya yazmak zorunda kaldım .
KONAMI Tarih: 12.01.2007 13:07
Kardeşim..
[COLOR=coral]* kesinlikle sünnette böle birşey yoktur inş eger bildiginiz varsa delil gösterirseniz daha saglıklı olacagı inancındayım *

Sen gerçekten konuları okuyormusun kardeşim ben adım gibi eminim sen konuları okumuyorsun .Yazdığım konunu sonunda bakın ne yazıyor.
Kaynaklar :
* Sözler. S.340
* Müsned, 526
* İbni Mace Tercemesi, 4274
* Beyhaki, 456
* Şualar, .576
* Mişkatül Mesabih, 1723
* Müslim, Cenâiz 1, 2
* Tirmizî, Cenâiz 7
Sen bunları tanıyormusun kimdir bunlar ne iş yaparlar sence ben bunları neden oraya yazdım acaba diyorum ki o yazdığım hadisleri bu insanlar yada müslümanlar rivayet etmiş olabilir kardeşim.
Bence sen konuyu oku bir daha oku anla cevab yaz kardeşim.
Yanlış anlama asla seni kınamıyorum ama sen yazılarında bidatlar yok sünnet değil gibi kelamlar yazarak bizi aşağılamaya yada yanlış bilgiler verdiğimizi yazıyorsun bizi küçük düşürmeye çalışıyorsun ama biz gene sabrediyoruz.
Herkes kendi kapasitesi kadar yaşar.Önce kapınızın önünü süpürünüz sonra başkasına bakarsınız.Allah [c.c] emanet olunuz.
Söz bitmiştir.Ben islami yaşayan herkes kardeşimdir derim ama siz bizi aşağılama derdine düşüğünüz için size yorum yapmayacam.
Allah[c.c] hakkınızda hayırlısını versin.
uksimu Tarih: 12.01.2007 11:55
Sorular ve Cevaplarım

Ölmüşlerin arkasından Yasin suresini okumak Sünnet midir, yoksa Kur'an'a ve Kur'an merkezli Sünnete tamamen zıt olan çirkin bir bidat midir?
Ölmüşlerin arkasından Yasin suresini okumak Kur'an'a ve Kur'an merkezli Sünnete kesinlikle zıt olan çirkin bidatlerden bir tanesidir. Bu bidat Asrı Saadette ve Hülefa-i Raşidin döneminde yoktu.Sonraki dönemlerde Emevi saltanatının Kur'an'a rağmenci davranışlarının sonucunda ortaya çıkan bidatlerdendir. Bu bidatler, atalarından gelen malumatları kesin nasslarmış gibi kabul eden ve asla eleştiremeyen mukallit hocalar ve o hocalara tabi olan cahil kalabalıklar sebebiyle sürüp gitmektedir.

Şimdi bu konuda delillerimizi sıralayalım.

Kur'an-ı Kerim'de çeşitli hitaplar vardır. Bu hitapların tamamı dirileredir. O'nda Mü'minlere,kafirlere, müşriklere, münafıklara...vb hitaplar bulunmaktadır. Ama hiçbir zaman ölülere hitap yoktur. Çünkü o bir hidayet rehberidir. Ölülerin o rehberden faydalanma imkanları ortadan kalkmıştır. Hatta bidatçilerin ölülere okudukları Yasin suresinin 70. ayetinde bile "dirilerin uyarılması için" Kur'anın vahyedildiğinden bahsedilmiştir. Ama bidatçiler ayeti görmezden gelip, atalarının izinden yürümek adına Kur'an'a rağmenci anlayışlarını ısrarla sürdürürler.

Gelenekçiler, İslam fıkhının kaynaklarını sayarken formalite icabı Kur'an-ı Kerimi en üste yazarlar. Ama iş uygulamaya geldiğinde O'nu diğer delillerin ispatı için içerisinden malzeme aranan bir konuma düşürürler. Maalesef olaylara objektif olarak bakamadıkları için içinde bulundukları hali de pek idrak edemezler. Şimdi Allah'ın kitabında ölen kardeşlerimiz için ne yapabileceğimize bakalım. Haşr suresinin 10. ayetinde "...Rabbimiz!, bizi ve bizden önce inanan kardeşlerimizi bağışla..." buyrularak mü'minlere yapacakları açıklanmıştır. Yani ölmüş olanlara dua edeceğiz. Bidatçiler uydurulmuş hadisleri ve atalarından nakledilen fasit kıyasları temize çıkartabilmek için "dua okumak Kur'an okumakla aynı şeydir" diye te'vil etmişlerdir.

Gelenekçiler İslam fıkhının kaynaklarını sayarken sıralamanın ikinci maddesine Sünneti koyarlar. Yukarıda da belirttiğimiz gibi maddenin ikinci sırasındaki sünnette sıralamaya formalite icabı yazılmış, iş uygulamaya gelindiğinde sünnetlerin yerini sünnete aykırı bidatler almışlardır. Bu konu bunu ispat etmek için en güzel örnektir. Bilindiği gibi Asrı saadette Peygamberimizin ölmüş olan mü'minlere evde veya mezarlık da Kur'an okuma gibi bir sünneti yoktu. Bu konuda hiçbir alimin farklı bir yorumu olmamıştır. Sünnet düşmanı gelenekçilerin bile istemeseler de kabul etmek zorunda kaldıkları gerçek budur. Ne Hz Peygamber yaşıyorken sahabenin ölmüş olanlarına, ne de kendisi öldüğünde diğer sahabelerin O'na Yasin okuma gibi bir merasimi olmamıştır. Hatta hülefa-i raşidin döneminde de böyle bir uygulamanın olmadığı ortadadır. Allah'ın kitabını tebliğ ve tebyin eden Hz Muhammed'in ve O'nun izinde giden halifelerin yaygın uygulamasının ölene dua etmek olduğu ortadadır. Onların ölülerine asla Kur'an okumadıkları da ortada... Ey Bidatçiler; başkalarına sünnet inkarcısı iftirasını atarken asıl siz sünnete karşı bidatler çıkartıp onları hafife alıyorsunuz. Sünnete karşı çıkarken kendinizi savunacak deliliniz var mı? Sizi ve usulünüzü(ki ben buna usulsüzlük diyorum) çok iyi tanıdığım için delil diye vereceklerinizi de bura da aktarayım. Siz "Ölülerinize Yasin okuyunuz" hadisine inanarak yukarıdaki sünnete muhalefet ediyorsunuz. Yukarıda da açıkladık, Peygamberin ölülere Yasin okumadığı apaçık ortada... Yani bu sözü bir tanesi Peygamber adına uydurmuş, biz bunu metinden kolaylıkla anlayabiliyoruz. Ne yazık ki Ebu Hanife'nin yolunda olduğunu sananlar, O'nun metin tenkidine dayalı sünnet anlayışının farkında değiller. Onlar Ebu Hanife adına fatura edilen rivayetleri koruma mücadelesi verirken, O'nun metoduna ihanet etmektedirler. Ölülerinize Yasin okuyunuz hadisinin uydurma olduğunu klasik Hadisçi Elbani bile kitabında açıklamıştır. Hadis münkati ve illetlidir. Ölüye Yasin okunması konusunda sahih BİR TANE bile hadis yoktur. İlgili hadisteki "Ölüleriniz" kelimesini Hanefiler dışındaki mezheplerden Şafiiler ölmek üzere olanlar diye açıklamıştır. Bu konuda Nevevi'nin görüşlerine bakılabilir. İbn-i Mace aynı hadisi "Ölmek üzere olan hastanın yanında konuşulacak şeyler " babında açıklamıştır. Ahmet İbn-i hanbel' de Ölmek üzere olanların yanında okunduğunda ruhun çıkması kolay olur..." vb şeklinde yorum getirmiştir. Ama dikkat edin burda da açıklanan ölüye okuma değil, ölmek üzere olanlaradır. Hanefiler dışındaki üç mezhebin görüşlerine de baktığınızda ölülere Kur'an okunmayacağı açıkça görülecektir. Kur'an, Kur'an merkezli Sünnet ve eski mezhep imamlarının çoğu ve yeni araştırmacıların tamamına yakını ölülere Kur'an okunmaması gerektiğinde ittifak etmişken, sizler Ebu Hanife'ye fatura edilen uydurulmuş bilgilerden yola çıkarak halen Kur'an ve Sünnete aykırı hareket etmeye devam edecek misiniz. Yoksa bu şişi ulemalarımız çözdü, bin senedir kimse anlamadı da sen mi anladın türü demagojilerle insanları avutmaya ve uyutmaya devam edecek misiniz. Mezhepçilik ve hizipçilikle oyaladığınız masum müslümanların yakasını bırakın... Bir taraftan Kur'an'ın zor anlaşılacağı yalanıyla onları O'nu anlamaktan alıkoyuyor, diğer taraftan da atalarınızdan gelen doğru-yanlış karışımı ayrıntılarla onları uğraştırıyorsunuz. Bakın işte! Yaptığınız bidat; Kur'an'a, Kur'an merkezli sünnete zıt olduğu gibi, sizinde itibar ettiğiniz alimlerin görüşlerine de zıt... Artık bırakın bidatlerle insanları aldatmayı... Siyonistler, emperyalistler...vb sözlerle islam düşmanlarını suçluor, ama hiç kendi suçunuzu bertaraf edecek özeleştiri yapmıyorsunuz. Bu ümmetin acılar içerisinde kıvranmasında sizin hiçmi payınız yok?Hizipçilik Kur'an'a aykırı değil mi? En'am suresinin 159. ayetinde hizipçilik yapanların yanlışlığı apaçık açıklanmışken, siz insanları hizipçiliğe(Kendi Cemaatınıza) davet ettiniz. Hatta Allah'ın ipine sarılın ayetini bile anlamöının tam tersine cemaate sımsıkı sarılın şeklinde açıkladınız. Ve maalesef Allah'ın ayetini yaptığınız ilhadi yorumlarla çarpıttınız. Bunu da atalarınız mirasını kurtarmak ve temize çıkarmak için yaptınız. Kur'an'daki Ehl-i Kitapla ilgili ayetlerdeki din alimlerinin düştükleri hatalardan Allah aşkına siz berimisiniz? Aynı konumda olduğunuzun farkında değil misiniz. Bugüne kadar hep ilmi delille gelindiğinde ilme tabi oluruz diyordunuz. İşte size ilmi deliller, bakalım ilme mi yoksa mezhepçilik ve hizipçiliğe inatla devam ederek hevanıza mı tabi olacaksınız? Ben Hz Peygamberin peygamberliğinin başladığı ilk dönemi açıklayan Hicr suresinin 94. ayetindeki gibi "Kulaklarını patlatırçasına anlat" ayetinin gereğini yaptım, umarım sizde "işittik, isyan ettik" diye ayette açıklanan kişilerin konumuna düşmez ve sözü dinleyip en güzeline tabi olan mü'minlerden olursunuz. Ne mutlu Allah'ın kitabına tabi olanlara, Ne yazık BİLE BİLE PEYGAMBERİN SÜNNETİNİ TERKEDİP, ATALARININ YORUMLARINI HAKLI ÇIKARTMAK ADINA PEYGAMBER VE SAHABE ADINA FATURA EDİLMİŞ 1-2 UYDURMA RİVAYETE TABİ OLANLARA....

alıntıdır.....