sen bana git demedin..ben sana tutunamadım...en tuhaf uzakta kalışım oldun..."hoşçakal " bile değildi son sözüm..mesafeler hep büyüdü. o onu dedi..bu bunu dedi..şuydu..buydu..ve de..

ve de bitti..

bitti..

bitti işte..

vedasız, acısız, ağrısız bir ayrılık oldu..

sen orada kaldın..ben burada

şimdi de oturmuş yazıyorum..sadece sana değil..

ona, buna, şuna, herkese..

en güzeli de bu ..yazmak..

kimbilir hangi eve girdim şu an

hangi otobüs yolculuğunun cam kenarındayım..

tut ki ekmek kırıntıları yere dökülmesin diye açılmış bir sayfayım..

bir bakkal tezgahında ucuz şarap sarmak için hazır tutuluyor da olabilirim..

bir yatağın başucunda da..

peki sen..

belki hayali bir sevgilisin bir okur için..

ama olsun..
düşlerken sınırsız olmanın bir mahkumiyeti varmı ki?..

kime ne..

kara tahtaya tebeşirle yazılmış kelimeleri silmenin ne güç olduğunu hatırlıyormusun...

evet silinirdi..ama mutlaka kalırdı izi..

ben de seni siliyorum yar..

hem de iz kalmamacasına..bastıra bastıra silgiyi..

ama ne gam..kara tahta iz tutuyor..

..

senden sonra yemek yemedim..

senden sonra dışarı çıkarken hep şemsiyemi aldım..ilk defa saçlarım ıslanırsa başımın ağrayabileceği ihtimalini göze aldım...

senden sonra daha sıkı giyindim..

hiç üşümedim senden sonra..

senden sonra hep saatin ziliyle uyandım sabahlara

senden sonra televizyon kumandasının 6 aydır ihtiyaç duyduğu pilleri aldım..

kahvaltıda gazete okumuyorum senden sonra..ev yapımı çilek reçelinin içine dalan ekonomi sayfaları artık şerbetsiz pür'u pak...

senden sonra kokulu mum aydınlığını satın almadım mağazadan...

ayraç yoksunluğundan"okunan yer kolay bulunsun" diye yüzüstü yatırılmış, yarım kalmış kitaplarımın hepsini bitirdim senden sonra..

hiç kar yağmadı senden sonra bu gri kente..

senden sonra ben sarıyer'i sevdim..istinye'yi..yeniköy'ü..

emek kafe'de sabah kahvaltılarında buldum defalarca..

istiklal caddesi, taksim..bu kadar kalabalıkmıydı o zamanlar..

..


ben senden sonra yatarken anahtarı kapının üzerinden almadım...

sıkı sıkı da kilitledim...ve beni uyandıran kapı zilin de yoktu artık..

senden sonra

senden sonra..

senden

sonra..

..



ben de yoktum aslında..

ben senden sonra düş oldum..



HOŞÇAKAL...

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 479
favori
like
share
durubeyaz Tarih: 14.01.2007 19:31
kara tahtaya tebeşirle yazılmış kelimeleri silmenin ne güç olduğunu hatırlıyormusun...

evet silinirdi..ama mutlaka kalırdı izi..

ben de seni siliyorum yar..

hem de iz kalmamacasına..bastıra bastıra silgiyi..

ama ne gam..kara tahta iz tutuyor..

çok güzel sözler :79: teşekkürler arkadaşım
ImmortaL-13 Tarih: 14.01.2007 06:50
gerçekten çok güzel..ben okurken bir ayrılığın acısını değil bir aşkın büyüklüğünü gördüm...

tut ki ekmek kırıntıları yere dökülmesin diye açılmış bir sayfayım..
böyle bir kelimeye her yerde rastlayamazsınız.
teşekkürler çok teşekkürler
SoN-GüL Tarih: 11.01.2007 18:52
Yüregine saglik canim

yine cok güzel bir paylasim..tesekkürler
ozlems_o Tarih: 11.01.2007 11:44
teşekkürler gönülce ve serendipity :2:

gönülce sanırım özlem yazmak istedi :46:
Serendipity Tarih: 11.01.2007 11:01
canım benim emeğine sağlık
yüreğin acılardan uzak kalsın

Gönülce Tarih: 11.01.2007 10:57
ben senden sonra düş oldum..

ellerine sağlık songül
çok güzel gerçekten
birine bağlanıpta ayrılık olunca hiçbirşeyin anlamı kalmıyor