uset to ile ilgili cümle örnekleri - uset to ile ilgili olumlu cümleler - uset to ile ilgili olumsuz cümlelerI used to run too much when I was a teenager --> Ergenlik çağlarımda (ben ergen iken) çok fazla koşardım

He didn't use to work hard when he was a student at the high school --> Lisede öğrenciyken çok çalışmazdım

All the neighbours used to help each other thirty years ago --> Otuz yıl önce komşular birbirlerine yardım ederlerdi

When I was a student at the univercity, I used to attend all the lectures --> Ben üniversitede öğrenciyken tüm derslere devam ederdim

I used to ride a bike when I was five --> Beş yaşımdayken bisiklete binerdim

My father used to work in Samsun at that time So, I was born in Samsun --> O zaman babam Samsun'da çalışıyordu Böylece ben de Samsun'da doğdum

In 1970's we used to go to cinema every weekend --> 1970'lerde her haftasonu sinemaya giderdik

Ten or twelve years ago students used to go to library to research an information Now they research everything by internet --> On ya da on iki yıl önce öğrenciler bir bilgi araştırmak için kütüphaneye giderlerdi Şimdi her şeyi internet aracılığıyla araştıryorlar

A half century ago there used to be a lot of fish in Marmara Sea --> Yarım yüzyıl önce Marmara Denizi'nde çok balık vardı

There used to be a valley in the place of Bosphorus --> Çok eskiden Boğaziçi'nin yerinde bir vadi vardı

When Pelin was a baby she didn't use to cry too much --> Pelin bebekken çok fazla ağlamazdı

There used to be great computers thirty years ago At that time there didn't use to be any personal computer --> Otuz yıl önce büyük bilgisayarlar vardı O zaman hiç kişisel bilgisayar (PC) yoktu

There didn't use to be any traffic problem in the main streets of Ankara twenty years ago --> Yirmi yıl önce Ankara'nın ana caddelerinde herhangi bir trafik sorunu yoktu

He didn't use to drink coffee six months ago --> Altı ay önce kahve içmezdi

There didn't use to be too many television channels before 1989, but now there is one or two television channels in every city or town of Turkey --> 1989'dan önce bu kadar çok televizyon kanalı yoktu, fakat şimdi Türkiye'nin her şehri ya da kasabasında bir veya iki televizyon kanalı var

Did you use to go to theater? --> Tiyatroya gider miydin?

Did there use to be a park here? --> Burada bir park mı vardı?

As my mother used to say, don't believe in horoscopes --> Annemin hep dediği gibi, burçlara inanma

At one time I used to swim a lot --> Bir zaman epey yüzmüştüm

He used to like going climbing --> Eskiden dağcılığı (tırmanmayı) severdi

He used to walk to his office every day --> Eskiden ofise hergün yürüyerek giderdi

I used to like going for walks --> Eskiden yürümeyi çok severdim

I used to write a great deal --> Eskiden bir hayli yazardım

The train used to stop there --> Tren önceden burada dururdu

These shoes used to be my grandfather's --> Bu ayakkabılar büyükbabamındı

We used to live in the country --> Biz önceden şehir dışında oturuyorduk

When I used to live there, I used to read many books --> Ben orada otururken çok kitap okurdum

I am used to drink cold tea --> Ben soğuk çay içmeye alışkınım

I am used to collecting stamps --> Pul biriktiririm

I am used to getting up early --> Erken kalkmaya alışkınım

That's what I'm used to --> Bu benim alışkanlığım

I could start getting used to that sort of view --> Böyle bir bakış şekline alışabilirim

alıntı

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4895
favori
like
share
loemre Tarih: 29.04.2012 23:40
Teşekkürler