ölümü yaklaşan hasta - terminal hasta bakımı - terminal dönem - ölümcül hastalara sağlık hizmeti


Terminal Evre Hasta Bakımında Hospis
Terminal dönemde yaşam kalitesinin olası en yüksek düzeyde tutulması ve
semptomatik tedavi önemlidir. Bu dönemde ağrı ve
semptomların giderilmesi gerekir. Ağrı ve sempromların başlamadan
önlenmesine yönelik çalışan hospisler, terminal dönemde olan hastaların bakım
verildiği kurumlardır. Bu kurumlara tedavisi mümkün olmayan, ölümcül tanısı
olan hastalar kabul edilmektedir. Hospislerin ev ortamına uygun biçimde
düzenlenmesine özen gösterilmektedir. Böylece, hastalar ev ortamı
koşullarında gerekli bakımı alarak, son dönemlerini ağrısız, huzur içinde
geçirmektedirler .Modern hospis hareketi terminal hastalık
yerine, aile ve hastanın duygusal ve fiziksel semptomlarına (ağrı kontrolü,
konstipasyon, oral ülserasyonlar, dekübütüs ülserleri gibi) odaklanır
Profesyonel bir ekip tarafından verilen bu bakım, tedavi edici bir yaklaşım
değil; destekleyici bir bakımdır.

Günümüzde yaşamın son döneminde bulunan hastalara sunulan sağlık
hizmetinin “düşmanla savaşma” mantığı ile yapılandırılması nedeniyle ölümcül
Ölüm Sürecinde Olan Hasta: Terminal Bakım ve Hospis 155
hastalıkların kabullenilmesinde güçlükler yaşanmakta ve ölüm süreci acı verici
olmaktadır (Civaner, 2003). Tedavi edici yaklaşımların tükendiği hastalarda
başta olmak üzere, tedavi süresince ya da ölüm anına kadar ve sonrasında yas
sürecinde, hasta ve yakınlarının fiziksel ve psikososyal gereksinimlerinin
karşılanmasında palyatif bakım önemli bir yer tutmaktadır.
Palyatif bakım veya hospis kliniklerinin amacı; onaylanan yaşamı ve
kabullenilen ölümü normal sürecinde götürmek ve yaşam kalitesini arttırmaktır
(Aktaş, 2007). Hospis bakım, ağrıyı azaltmak, hastayı rahatlatmak, aile ve
arkadaşlarıyla kaliteli zaman geçirmelerini sağlamak için planlanmaktadır (By
Mayo Clinic, 2006).
1967 yılında Londra’da hemşire Cicely Saunders kendisinin kurduğu ve
ölüme yaklaşan hastaların bakımının verildiği bir kurum ile “hospis” hareketini
başlatmıştır. Gelişmiş ülkelerde daha da
geliştirilen bu sistem şu anda terminal hastaların rutin evde bakımı, evde
günlük vizitler, evde hemşirelik hizmetleri ve gerektiğinde hospitalizasyon
hizmetlerini de sağlamaktadır. Ülkemizde “Hospis” kavramı yeni yeni
anlaşılmakta olup, bu tür kuruluşların yapısı ve işleyişleri hakkında yasal bir
düzenleme bulunmamaktadır.Sağlık Bakanlığımızın 2005
yılında yayınlamış olduğu “Evde Bakım Hizmetleri Sunumu Hakkında
Yönetmelik” de evde bakım hizmetlerinin bir sağlık kuruluşu olan hospis
içinde verilebilmesini sağlayacak maddeler içermemektedir. Ayrıca ülkemizde
evde destek hizmeti veren özel birkaç kurum ve sınırlı sayıdaki palyatif tedavi
ünitelerinin dışında tamamen hospis olarak nitelendirilebilecek bir sistem ne
yazık ki halen yoktur .
Türkiye’de hastalara uzun süreli palyatif bakım verebilecek, hospis
kavramına yakın ilk kuruluş Türk Onkoloji Vakfı’nın, İstanbul Yeşilköy’de
“Kanser Bakımevi” adı ile 1993-1997 yıllarında hizmete soktuğu kuruluştur.
Bu tür kuruluşlarda yatan hastalara sosyal güvenlik sistemlerimizce ödeme
yapılmaması, bağış kaynaklarının yetersizliği, hasta ve yakınlarınca hospis
kavramının yeterince anlaşılmaması bu öncü kuruluşun kapanmasına yol
açmıştır. Palyatif bakım amaçlı ikinci “Hospis” girişimi ise Hacettepe Onkoloji
Enstitüsü Vakfı tarafından 2006 yılında sonuçlandırılmış ve Hacettepe
Onkoloji Hastanesine çok yakın, tarihi bir Ankara evi yeniden 12 odalı bir
hospis’e dönüştürülmüştür. Ancak yasal düzenlemelerin olmayışı nedeni ile bu
evin “Hacettepe Umut Evi” adı ile kanserli hastaların tedavi ve sonrasında
birkaç hafta gibi kısa süreli konaklamalarını ve minimal ölçüde hemşire
hizmetlerinden yararlanmalarını sağlayacak şekilde hizmet vermesi
öngörülmüştür.

Sonuç olarak, terminal dönem bakımda Amerika’da ve Avrupa’da oldukça
yaygın olan, İngiltere’de palyatif bakım uzmanlığı, Amerika’da hospis ve
palyatif tıp ihtisas dalı olarak onaylanan ,multidisipliner
sağlık desteği vermesi planlanan “hospis hizmetleri”nin ülkemizde de
yaygınlaşması, sağlık çalışanlarının desteğini alması ve bu hizmetin sosyal
güvenlik sistemi kapsamına alınması gerekmektedir. Ülkemizde de son bakım
evleri kurulmalı, gerek tıp gerekse hemşirelik programlarında terminal bakım
ihtisas alanları oluşturulmalıdır. Ayrıca bu merkezlerin sorumluluğunu
üstlenecek kişileri yetiştirecek eğitim programlarının oluşturulması ve
sürekliliğinin sağlanması son derece önemlidir. Bu konuda gönüllülere, özel ve
devlet kuruluşlarına önemli görevler düşmektedir. Unutulmamalıdır ki,
hastaların son dönemlerinde evde veya hospislerde bakımı hem ekonomik hem
de hasta ve yakınlara daha uygun bir yaklaşımdır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 909
favori
like
share