* ŞEHİD *

Şehid, kelime olarak kesin bir haberi veren, bildiğini söyleyen, hazır olan, bulunan, bir hadiseye şahid olan, şahitlik eden.Dinî anlamda, Allah rızası için, Onun yolunda canını fedâ eden müslümana verilen isimdir.Ona bu ismin verilmesinin sebebi, cennetlik olduğuna şahitlik edilmiş olması veya onun Yüce Allahın huzurunda yaşıyor bulunması yahut ölümü sırasında meleklerin hazır bulunması yahut ta ruhunun doğrudan doğruya Darus Selâmda [Cennette] bulunması veya Allah tarafından çeşitli mükâfatlarla mükâfatlandırılmış olmasıdır.Arapça bir kelime olan şehid, şehide fiilinden türemiş olan bir isimdir. Mastarı, şehâdettir.Şehidin çoğulu, şuhedâ ve eşhâd olarak gelir.Kuranda otuz beş dolayında şehid kelimesi ve yirmi civarındada,çoğulu olan şuheda kelimesi geçmektedir.Aynı kökten gelen kelimelerle beraber, Kuranda geçen şehid kelimesi,daha çokşâhid manasınadır. Şehid, aynı zamanda Yüce Allahın isimlerinden biridir.Bir kaç âyette de, bu manayı ifâde etmektedir.Bu âyetlerden birinin meâli şöyledir
* Biz onlara, ufuklarda ve kendi canlarında âyetlerimizi göstereceğiz ki o [Kuran]ın gerçek olduğu, onlara iyice belli olsun. Rabbinin her şeye şâhit olması, [her şeyi görmesi] yetmez mi? *

Bu anlamdaki şehid için, Şehâdet ve Şâhid maddelerine bakınız.Burada konumuz olan şehid ise Kuranda daha çok katele fiilinin mechûlü ile, Allah yolunda öldürülme anlamında kullanılmaktadır.Şehidlik büyük bir derecedir. Şehidler hem Allahın övgüsünü ve hem de Hz.Muhammed [s.a.s]in sevgisini kazanan bahtiyar insanlardır.Yüce Allah, şehidlerin manen ölmediklerini, onlara ölüler denilmemesinin gerektiğini, Kuranın değişik yerlerinde dile getirmiştir
* Allah yolunda öldürülenleri, ölüler sanma. Hayır, [onlar] diridirler.Rabbleri katında rızıklanmaktadırlar. Allahın keremiyle kendilerine verdiklerinden sevinçli olarak, arkalarında henüz şehid olupkendilerine yetişemeyenlere de korku olmadığı, onların da üzüntüye uğramayacakları müjdesiyle sevinmektedirler.Allahın nimeti ve keremiyle ve Allahın müminlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesiyle sevinirler *
Mesrûk [r.a] Abdullaha bu âyette zikredilen şehidlerin halini sormuş, o şöyle cevap vermiştir Biz de bunu Hz. Muhammed [s.a.s]e sormuştuk. Bize şu cevabı vermişti

* Şehidlerin ruhları yeşil kuşların karnındadır. Onların arşa asılı kandilleri vardır. Diledikleri gibi cennette serbestçe dolaşır, sonra o kandillere geri dönerler *
Allah yolunda ruhunu teslim eden şehidlerin amellerinin boşa gitmeyeceği, büyük ecir ve sevap kazanacakları, Kuranda şöyle haber verilmiştir
* Dünya hayatını âhiret hayatı karşılığında satarlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz *
* [Savaşta] inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman, hemen boyunlarını vurur. Nihâyet onları iyice vurup sindirinceye kadar bağı sıkıca bağlayın [onları esir alın]. Ondan sonra artık ya lütfen bırakır veya karşılığında fidye alırsınız. Harb ağırlığını bırakıncaya [savaş sona erinceye] kadar [böyle yaparsınız]. Allah dileseydi, [kendisi] onlardan öç alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek için size savaşı emrediyor. Allah yolunda öldürülenler [yok mu, Allah] onların yaptıkları işleri zâyi etmeyecektir *
Şehidlerin günahlarının af olunacağı da, Kuranda müjdelenmiştir

* Rabbleri onlara karşılık verdi Ben, sizden erkek, kadın, hiç bir çalışanın işini zâyi etmeyeceğim. Hep birbirinizdensiniz. Göç edenler yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkence edilenler... Elbette onların kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. [Yaptıklarına], Allah katında bir karşılık olarak [bu nimetleri vereceğim]. Şüphesiz karşılıkların en güzeli Allah katındadır *
Hz. Peygamber [sa.s] önemli olan üç hususu misâl olarak ortaya koymuştur Şehid olmak, âlim olmak ve hayırsever zengin olmak. Bu üç önemli ve faziletli durumda olan insanlar, Allahın rızasını düşünmeyerek, çeşitli menfaat, riya ve gösteriş duyguları ile hareket ettikleri takdirde, şehid, âlim ve hayırsever olmanın kendilerine hiç bir faydası olmaz. Bunların akıbetleri Cehennemdir
Hanefî mezhebi âlimlerinin görüşlerinin istikametinde, şehîdleri üç kısma ayırmamız mümkündür
* 1-Dünya ve âhiretin şehîdi Kâfirlerle savaştığı sırada, düşman tarafından öldürülen veya asiler, yol kesen soyguncular tarafından öldürülen yahut evine giren hırsızların ağır bir cisim veya kesici bir alet kullanarak öldürdükleri kimsedir. Savaş alanında yaralı bulunan, yaralarından, göz veya kulağından kanlar akan ve bu durumda vefât eden kişi de, bu kısım şehîdlerdendir. Mal, can, namus ve benzeri müdafaalarda, zulüm ve haksızlıkla, suçsuz yere öldürülen kişi, kimin tarafından öldürülürse, öldürülsün, bu şehîdlerden sayılır. Müslüman, âkil, baliğ olduğu halde, hayız, nifas ve cünüplükten temiz olarak şehîd olanlar yıkanmaz, kefenlenmez, kanları ve elbiseleriyle gömülürler. Ancak onların üzerindeki kürk, palto, parke, silah, mest ve benzeri fazlalıklar çıkarılır. Yıkanmadan gömülmeleri, Hz. Muhammed [s.a.v]in
* Onları kanlarıyla gömün *
şeklinde hadisine dayanmaktadır. Bu kısım şehîdlerin her birine, hükmî şehîd denir. Bu kısma giren şehîdler, elbiseleriyle gömülünce, elbiseleri onlar için kefen sayılır. Vücutlarının her tarafı elbiseleriyle örtülür. Elbiseleri vücutlarını örtmek için yetmezse, başka bir şeyle örtülmeleri temin edilir.
* 2-Âhiretin şehîdi Bir kısım şehîdler de, yalnız âhiret hükmü bakımından şehîd sayılırlar. Hata yoluyla öldürülen ve varislerine diyet verilmesi gereken kimse ile savaş veya asilerle çatışma sırasında yaralanıp da, çatışma bittikten sonra bir tarafa çekilerek yiyip içtikten, konuştuktan veya uyuduktan yahut ilaç kullandıktan yahut da aklı başında olarak üzerinden bir namaz vakti geçtikten sonra vefât eden müslüman gibi...Âkil ve baliğ olmayan yahut hayızlı, nifaslı veya cünüp iken şehîd olanlar da, bu kapsama girmektedirler.Bunlar diğer ölüler gibi yıkanır, kefenlenir ve namazı kılındıktan sonra gömülürler.Bir de, yanarak ölen, suda boğulan, göçük, çığ, toprak veya bina altında kalan, vebâ gibi salgın hastalıklardan vefât eden, veya akrep sokmasından ölen, gurbette veya ilim yolunda ya da cuma gecesinde vefât eden müslümanlar da bu hükümdedir. Doğumdan vefat eden kadın da böyledir. Hz. Muhammed [s.a.s]in bu kısma giren, savaş dışındaki şehîdler hakkında söylemiş olduğu hadisler vardır
* 3-Dünya şehîdi Kalbinde Allah rızasını taşımayan, başka duygu ve düşüncelerle hareket eden riyâkâr ve gösteriş ehli münafıklar, müslümanlarla beraber savaşa katıldıkları zaman, kâfirler tarafından öldürülürlerse, dünya hayatında şehîd muamelesine tabi tutulurlar. Bunlar da hükmî şehîd sınıfından kabul edilir, yıkanmaz, cenâze namazları kılınır ve elbiseleriyle gömülürler. Fakat, yukarıdaki hadislerde ifâde edildiği gibi, Allah onların kalbini bilir. Âhirette kendilerine herhangi bir mükâfat yoktur. Cehennem ateşi ile cezalandırılırlar. Böyle insanların gerçek yüzünü Allah bilir. İnsan olarak bizler, tam manasıyla bilemeyiz. Onların hakkında, dış görünüşlerine, hal, hareket ve davranışlarına göre hükmederiz .Hz. Muhammed [s.a.s]in zamanından günümüze kadar, çok sayıda insanlar, Allah rızası için, Tevhid mücâdelesi için, Allahın adını yüceltmek ve emrini hakim kılmak için canını verip şehid oldu. Bunların başında Yasir ve hanımı Sümeyye gelmektedir. Ammar b. Yasirin babası Yasir, bir köle idi. Bir cariye olan Sümeyye ile evlendirilmişti ve bu evlilikten Ammar dünyaya gelmişti. Bu mütevazi ailenin fertleri, hep beraber müslüman olmuşlardı. Bekir oğulları, bunların üçünü de azad etmişlerdi. Müşrikler onlara çok eziyette bulundular. Yasir ve hanımı Sümeyye, müşriklerin zulmü neticesinde şehid olmuşlardı. Ammar anasız ve babasız kalmıştı. Hz. Muhammed [s.a.s], onlara dua etmişti. Yasir ilk erkek ve hanımı Sümeyye ilk kadın şehid olmuştu. Bu şehidlik kervanı, herhangi bir yer veya zamanda noktalanmadı ve noktalanmayacak, kıyâmete karar devam edecektir.Şehid olan insanların kul hakkı dışındaki bütün günahları affedilir. Şehid olmak, herkese nasib olmayan büyük bir şereftir ve müminler için mükemmel bir nimettir. Güzel bir şekilde yaşamak, ondan sonra Allah yolunda Onun rızası için şehid olmak, her müminin hayal ettiği bir mutluluktur. İmân sahibi olan insanın böyle bir şuur ve düşünce ile yaşaması, Hz. Muhammed [s.a.s] tarafından ne kadar güzel bir şekilde övülmüştür!.. Şehid olmayı Yüce Allahtan samimi olarak dileyen kimseyi, Allah, rahat yatağında vefat etse bile, şehidlerin derecesine eriştirir


Kyanak :
* Müslim, İmâre, 156, 157
* Ebû Davud, İstigfâr, 26 Neseî, Cihâd, 36
* ibn Mâce, Cihâd, 15
* İsfahânî, Müfredât, 267
* Tahtavî, Haşiye ala MerâkilFelâh
* Fussilet, 41/53
* Âli İmran, 3/169, 170, 171
* Müslim, İmâre, 121
* Ebû Davûd Cihâd 25
* Tirmizî, Tefsiru Sure, 3/19
* İbn Mâce, Cenâiz, 4 Cihâd, 16
* Âli İmrân, 3/195
* Nisa,4/74
* Muhammed 47/4
* Neseî, Cenâiz, 82, Cihâd, 37
* Ahmed b. Hanbel, III, 299, V, 431
* Buhârî, Ezan, 32, Cihâd, 30
* Müslim, İmâre, 164
* Tirmizî, Cenâiz, 65, Fedâilul-Cihâd, 14
* Ahmed b. Hanbel, I, 22, 23, II, 323, 325
* İbn Abidin, Reddul Muhtar
* Meydanî, eLubâb

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1143
favori
like
share
elma kurdu Tarih: 28.12.2007 23:27
allah razı olsun
matrakSsS Tarih: 12.05.2007 08:39
Allah razı olsun
konan_1997 Tarih: 02.04.2007 15:49
sağol
everekli38 Tarih: 08.03.2007 17:59
Allah razı olsuun...
by_endi Tarih: 08.03.2007 13:00
tşk ederm
GÜLSiMA Tarih: 17.02.2007 10:47
Allah (c.c) razı olsun.çok faydalı bilgiler bunlar.devamı gelir inşallah
panason Tarih: 17.02.2007 10:27
ellerine saglik
DeNiZKiZi Tarih: 24.01.2007 09:04
Allah (c.c) razi olsun agbim guzel aciklamali bir bilgi sunmussun ellerin dert gormesin
yakup20 Tarih: 24.01.2007 02:25
Aslında böyle kapsamlı konuları detaylı anlatmak gerekiyor...... her ideoloji kendi ölüsüne şehid dediği günümüzde şehidin gerçek tanımına Allah Kuranda açık bir şekilde beyan etmiştir... tşk