Boşver, aldırma diyorsun içinden.

Olur mu, boşvermek yakışır mı hiç sana, diyorlar.

Önemsiyorsun, dertleniyorsun, üzülüyorsun. Uykuların kaçıyor.

Hiç takmayacaksın, bunları dert etmek sana yakışmıyor, diyorlar.

Üstten bakıyorsun...

Yakışmadığını söylüyorlar.

Aşağıdan alıyorsun.

Yakışmıyormuş, öyle diyorlar.

Arkanı dönüyorsun.

Olmuyor.

O zaman gözünün içine içine bakıyorsun.

Bu sefer de kabalık sayıyorlar.

Sanki hayat yakaya takılan bir gül bunlara göre...

Öyle uzaktan bakıp değerlendiriyorlar: İyi duruyor mu, durmuyor mu? Uymuş mu, uymamış mı? Cıvık mı, şık mı?

Öyle olsa ne güzel olur.

Ama değil, bu bizim mecburiyetlerimizle özgürlüklerimizi aynı kazanda harmanlamaya çalıştığımız hayat olsa olsa ancak solgun bir gül oluyor dokununca...





Duygularının dikine gidiyorsun.

Yaşına başına yakıştırmıyorlar.

Aklını başına topluyorsun.

Bu kadar usluluk sana yakışmaz, diyorlar.

Öfkeleniyorsun. Yakıştıramıyorlar.

Sakin kalıyorsun.

Bu kez ya tepene çıkıyorlar ya da yakışıksız bir kayıtsızlık olarak algılıyorlar.

Susuyorsun.Sana yakışmaz!

Konuşuyorsun.Sana yakışmaz!

Bağırıyorsun. Hiiiç yakışmaz!

Arkanı dönüp gidiyorsun. Oldu mu ya şimdi, biz seni böyle kaçak bilmezdik!

Orada durup kişiliğinde, sevginde ve inancında ayak diriyorsun.Şık olmadı!

Sanki her şey hayatın üzerine geçirdiğimiz kılık kıyafetten ibaret!

Sanki bir kravatın hafifçe yana kayık, bir davranışın hafifçe uyumsuz görünmesinden daha önemli bir şey yok!

Anlıyorum hepsini, anlıyorum da; bu dışın hiç mi içi yok yahu?





Bu garip şıklık merakınının zirve noktasına gelince...

Ölüyorsun.

Basbayağı ölüyorsun.

Herkes gibi...

Eninde sonunda herkesin öleceği gibi...

Gazeteye ilan veriyorlar:

Ölüm sana yakışmadı

Geride kalanların acı duygularının, ince kederlerinin sonucu elbette böyle bir ifade!

Ama en derin şıklığın; bile ne kadar sığ bir arayış olduğunu nasıl da nasıl da yüzümüze vuruyor.




Yok. Yanlış anlaşılmasın!

Şıklığı seviyorum. (Dikkat! Önemsemiyorum şıklığı, seviyorum. İkisi farklı!)

Her şey birbirine; davranışlarımız da her zaman bize yakışsa ne güzel olur!

Fakat biliyorum...

Çoktandır biliyorum ki, göze hoş görünen nice şeyin içi boş!

Üstelik şıklıkta horlayıcı bir alay; yakıştırma çabasında gizli bir şiddet de var.

Oysa gerçek şu ki, içtenlik çoğu zaman dışardan bakana yakışıksız geliyor.

Aşk, itici.

Zekânın saçı başı dağınık, gömleği dışarda.

Bilgelik, bir lokma bir hırka.

Özgür düşünce deseniz, o zaten hepten kaba saba kalıyor.

Bu durumda tercihim açık!

Şıklığınız; içi şiddet dışı etiket medeniliğiniz size...

Bazen vandallık gibi algılanan ve çoğu zaman biçimsiz olan şey; yani bütün saflığıyla hayat bize!


Haşmet Babaoğlu yazılarından alıntıdır...

Beğeniler: 2
Favoriler: 0
İzlenmeler: 420
favori
like
share
Serendipity Tarih: 30.01.2007 10:27
eline sağlık canım
hayatnın bundan sonrasını
istediğin gibi gönlündeki şıklıkla yaşarsın
tuzla_buz Tarih: 29.01.2007 19:56
ewt haşmet baba'nın yazıları çok güzel...

paylaşımın için saol..
SoN-GüL Tarih: 29.01.2007 19:51
Ölüyorsun.

Basbayağı ölüyorsun.

Herkes gibi...

Eninde sonunda herkesin öleceği gibi...

Gazeteye ilan veriyorlar:

Ölüm sana yakışmadı

Su dünyada ne yapsak zaten hata

her yapilana bir söz var..acaba biz insanlarin yapisindami var bu

elestirilmek elbette güzelde..biraz susmayi denesek..tesekkürler canim
ozlems_o Tarih: 29.01.2007 17:21
pedaliza canım bneim gerçekten çok güzel bir yazı bende ara sıra okuyorum haşmet babaoğlunu çok güzel yazıları var :85:

yüreğine sağlık teşekkürler
Pedaliza Tarih: 29.01.2007 17:01
çok teşekkür ediyorum sevgili mine..bazen kendimde öyle yapıyorum..resme bakarken kendimi yazıya veremiyorum..bu yazı böyle olsun istedim..
sadece yazı..
H. Babaoğlu sözlerine değer verdiğim türk düşünürlerden birisi onu okuduğun için çok saol...
red tina Tarih: 29.01.2007 16:48
[COLOR=coral]tşkrler pedaliza.haşmet babaoğlunun bazı yazıları çok gercekci çıkıyor gecen benimd eyazdığım seni ebediyen sevicem bende inandım adlı konu onundu.
ellerine sağlık pedaliza.ufak bir resim bakındım uyarsadiye ama bulamadım.herşey gönlünce olsun cnm.öpüldün...