ABD'de Ulusal Sağlık Enstitüsü ve Mayo Klinik tarafından yapılan araştırma, son yıllarda erkeklerin kalp krizi geçirme oranlarında düşüş gözlenirken, benzer bir eğilimin kadınlarda görülmediğini ortaya koydu

''Kadınlarda İskemi Sendromunun Gelişimi''nin (Women's Ischemia Syndrome Evaluation) kısaltması olarak WISE adıyla yayınlanan araştırma, ''Anjiyo sonuçlarınızın temiz çıkması, kalp krizi geçirmeyeceğiniz anlamına gelmez'' şeklinde doktorların sık sık yineledikleri uyarının, kadınlar için ayrı bir önem taşıdığını da gösterdi.

WISE'ın ortaya koyduğu sonuçlara göre, koroner arter hastalıklarının tanımlanmasında standart yöntem olarak kabul edilen anjiogram, kadınların kalplerini besleyen küçük damarlardaki pıhtıları açığa çıkaramayabiliyor. Mayo Kliniğin kardiyologlarından Sharonne Hayes,araştırmaya ilişkin açıklamasında, koroner arter hastalıklarının genellikle erkeklere özgü olarak kabul edildiğini, bu nedenle de kardiyovasküler hastalıklara ilişkin deney ve tedavi çalışmalarının erkekler üzerinde yapıldığını belirterek, ''Araştırmacılar, uzun süredir şüphelendikleri şeyin doğru olduğunu gördüler, kadınlar farklı'' dedi.

Araştırmaya katkıda bulunan kardiyolog Amir Lerman ise kolesterol, yüksek tansiyon ve obezitenin kadınlar ve erkekler için kalp hastalıklarında eşit derecede risk faktörü oluşturduğunu, yüksek tansiyon, şeker ve tligestritten oluşan ve ''metabolik sendrom'' olarak adlandırılan hastalığın ise ''kadınları erkeklere oranla kalp krizine daha fazla yaklaştırdığını'' belirtti. Lerman, "Stres ve depresyonun, kadınların kalbini daha kötü şekilde etkilediğini biliyoruz. Sigara içmek de kadınlar için erkeklerden daha kötü etki yaratıyor.

Menopoz öncesi görülen düşük östorojen seviyeleri de mikrovasküler hastalıklar için risk faktörü oluşturuyor" dedi. Kalp krizi risk faktörlerinde görülen farklılıkların yanı sıra kadınlarda kalp krizi, erkeklerdeki klasik göğüs ağrısından farklı sinyallerle ''geliyorum'' diyor.

Kadınlarda kalp krizi öncesinde şiddetli göğüs ağrısına ek olarak, çoğu kez göğüs ağrısından daha fazla boyun, kol, sırtın üst bölümünde ağrılar, nefes kesilmesi, yorgunluk, kusma, bitkinlik gibi semptomlar ön plana çıkıyor. WISE araştırması, koroner arter hastalıklarında sıklıkla kullanılan anjiyoplasti ve stent takma yöntemlerinin, damarlarındaki plakalar daha dağılımlı bir yapı sergileyen kadın bedeninde, erkekler kadar iyi sonuç vermeyeceğini de ortaya koydu.

Dr. Hayes, kadınlar için yüksek tansiyon ve kolesterol gibi riskleri aza indirecek ilaç tedavilerinin, daha önemli ve etkili seçenekler olduğunu kaydetti.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 613
favori
like
share
akin42 Tarih: 07.02.2007 12:51
paylaşım için saol
SU-PERISI Tarih: 05.02.2007 17:44
bilhassa menopozdan sonra daha çok artıyor