[COLOR=chocolate]

Gece karası saçları sanki simsiyah gözlerini örtmek istercesine yüzünü kaplıyordu. Çökük yüzünün, çelimsiz vücudunun sebebi besbelli hüzündü. Zaten sanki üzülmek için yaratılmıştı. O gözlere mutluluk yakışamazdı. Kirli beyaz bir elbise ince bedenini sarıyordu, amaçsız yere. Elbise olmasa da kız çölde yağan kardan dolayı üşüyecekti nasılsa.Saçma! diye düşündü çölde kar! Sanki bulutlardan aşağı sarkan beş ipe bağlı olan bir kukla olması saçma değilmiş gibi.

Beş ipi bile koparacak gücü yoktu ki koparıp gitsin. Ancak iplerin gösterdiği yöne gidiyor, iplerle birlikte kaderini de elinde tutan, kim olduğu bilinmeyen ‘efendinindediğini yapıyordu. Kuş olmak, kuş olup gitmek istiyordu bu acayip yerden. Ne acayip yer burası? Cayır cayır yanar kumlar üzeri buz gibi kardan tepeler, sahipsiz gölgeler, o ve ben

Rüzgârı, bulutu kıskanıyor onlar gibi habersizce kayıp gitmek istiyordu.



Güneş batmak üzereydi. Gözünü ufka dikti. Çölün sıcağıyla karın soğuğunu son kez hissetti teninde. Bir saniye sonra göğün göz alıcı kızıllığında beş ip boş yere sallanıyordu

Bir ocak sabahı uyandığımızda gittiğini gördük. Ağaçlar şahitti gittiğine. Gökyüzü de öyle. Ama hiçbiri tanıklık yapmadı. Bir süre sorup soruşturuldu. Sonra unutuldu. Bir daha kimse o hüzünlü yüzü aramadı.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 485
favori
like
share
Gönülce Tarih: 09.02.2007 14:54
teşekkürler songül güzel paylaşımın için
Serendipity Tarih: 09.02.2007 09:50
emeğine sağlık songül
çok güzel di
lana Tarih: 09.02.2007 02:04
yuregını sergılemıssın canm gene harıkasın
milkboy Tarih: 08.02.2007 22:55
yine kalem yüreği dansa kaldırmış...bu dansı izlemekten büyük bir keyif aldım paylaşımınız için teşekkürler

ozlems_o Tarih: 08.02.2007 22:42
güzeldi teşekkürler