CAGDASIMIZ YUNUS EMRE ?


Yunus Emre'nin 13. yüzyilin ortalarinda, Anadolu Sakarya irmagi cevresinde bir köyde dogdugu ve 14. yüzyilin ilk yarilarinda yine o civarda öldügü saniliyor. Bazi kaynaklara göre egitimden yoksun (ummi), okuma yazma bilmeyen biriydi. Kesinlikle bildigimiz; onun köy kökenli olusudur. Yunus'un Türk dilini kullanmasi da bunu gösteriyor. Cünkü:

O zamanlarda Anadolu sehir hayatinda ilim ve edebiyat dili olarak Arapca ve Farsca etkinligini sürdürüyordu....

Yunus Emre, Anadoluda, Türk dilini harika bir sekilde kullanan ilk sair olmustur. Siirlerinden anlasildigina göre;caginin din ve dünya bilgilerine hic de yabanci degildir. Hatta, biraz Farsca ve Arapca bildigi ve böylece Islam kaynaklarindan uzak kalmadigi, büyük Mutasavvif Mevlana Celaleddin Rumi ile iliskisi bulundugu, dervis olarak tüm Önasyayi gezip dolastigi anlasilmaktadir.

Yunus Emre, Islam aydinlik caglarinin bir harikasidir. Eger, tek basina düsünülmezse; kendinden önceki veya cagdasi büyük düsünürler ile mutasavvif sairler zincirininkendine özgü son halkasi oldugu kolayca anlasilir.YUNUS EMRE

CAGDASIMIZ YUNUS EMRE ?



Yunus Emre'nin 13. yüzyilin ortalarinda, Anadolu Sakarya irmagi cevresinde bir köyde dogdugu ve 14. yüzyilin ilk yarilarinda yine o civarda öldügü saniliyor. Bazi kaynaklara göre egitimden yoksun (ummi), okuma yazma bilmeyen biriydi. Kesinlikle bildigimiz; onun köy kökenli olusudur. Yunus'un Türk dilini kullanmasi da bunu gösteriyor. Cünkü:

O zamanlarda Anadolu sehir hayatinda ilim ve edebiyat dili olarak Arapca ve Farsca etkinligini sürdürüyordu....

Yunus Emre, Anadoluda, Türk dilini harika bir sekilde kullanan ilk sair olmustur. Siirlerinden anlasildigina göre;caginin din ve dünya bilgilerine hic de yabanci degildir. Hatta, biraz Farsca ve Arapca bildigi ve böylece Islam kaynaklarindan uzak kalmadigi, büyük Mutasavvif Mevlana Celaleddin Rumi ile iliskisi bulundugu, dervis olarak tüm Önasyayi gezip dolastigi anlasilmaktadir.

Yunus Emre, Islam aydinlik caglarinin bir harikasidir. Eger, tek basina düsünülmezse; kendinden önceki veya cagdasi büyük düsünürler ile mutasavvif sairler zincirininkendine özgü son halkasi oldugu kolayca anlasilir.















Bana Seni Gerek Seni


Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dün ü günü
Bana seni gerek seni



Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni

Aşkın âşıklar öldürür
Aşk denizine daldırır
Teselli ile doldurur
Bana seni gerek seni

Aşkın şarabından içem
Mecnun olup dağa düşem
Sensin dün ü gün endişem
Bana seni gerek seni

Sufilere sohbet gerek
Ahilere ahret gerek
Mecnunlara Leyla gerek
Bana seni gerek seni

Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşkle birkaç huri
Sen istiyene ver gil anı

Bana seni gerek seni


Eğer beni öldüreler
Külüm göğe savuralar
Toprağım orda çağıra
Bana seni gerek seni

Yunus'durur benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksûdum
Bana seni gerek seni

Yunus Emre


Taşdın Yine Deli Gönül



Taşdın Yine Deli Gönül

Sular gibi cağlar mısın

Aktın yine kanlı yaşım

Yollarımı bağlar mısın



Nidem elim ermez yare

Bulunmaz, derdime çare

Oldum ilimden avare

Beni bunda eğler misin



Yavi kıldım ben yoldaşı

Onulmaz bağrımın başı

Gözlerimin kanlı yaşı

Irmak olup cağlar misin



Ben toprak oldum yoluna

Sen aşırı gözedirsin

Su karşıma göğüs gerip

Taş bağırlı dağlar mısın



Harami gibi yoluma

Arkuru inen karlı dağ

Ben yarimden ayrı düştüm

Sen yolumu bağlar mısın



Karlı dağların başında

Salkım salkım olan bulut

Saçın çözüp benim içun

Yaşın yaşın ağlar mısın



Esridi YUNUS'un canı

Yoldayım, illerim hani

YUNUS düşte gördü seni

Sayru musun, sağlar mısın



Yunus Emre









Ben Dert ile Ah Ederdim

Ben dert ile ah ederdim
Derdim bana derman imiş
İster idim hasret ile
Dost yanımda pinhan imiş

Nerde deyi fikrederdim
Göğe bakıp şükrederdim
Dost benim gönlüm evinde
Tenim içinde can imiş

Sanırdım kendim ayrıyım
Dost ayrıdır, ben gayriyim
Beni bu hayale salan
Bu sıfat-i hayvan imiş

İnsan sıfatı, kendi Hak
İnsan durur Hak, doğru bak
Bu insanin suretine
Cümle alem hayran imiş

Her kim o insani bile
Hayvan ise insan ola
Cümle yaratılmış kula
İnsan dahi sultan imiş

Tevhit imiş cümle alem
Tevhidi bilendir adem
Bu tevhidi inkar eden
Öz canına düşman imiş

İnsan olan buldu Haki
Meclis onun, odur saki
Hemen bu biçare YUNUS
Aşk ile bil ayan imiş

Yunus Emre















Bir Ben Vardır Bende

Severim ben seni candan içeri

Yolum vardır bu erkândan içeri.



Beni bende demen bende değilim

Bir ben vardır bende benden içeri.



Nereye bakar isem dopdolusun

Seni nere koyam benden içeri.



O bir dilberdürür yoktur nisâni

Nisan olur mu nisandan içeri.



Beni sorma bana bende değilim

Sûretim hoş yürür don'dan içeri.



Beni benden alana ermez elim

Kadem kimbasa sultandan içeri.



Tecelliden nâsib erdi kimine

Kiminin maksudu bundan içeri.



Kime dîdar gününden sûle deyse

Onun sû'lesi var günden içeri.



Senin aşkın beni benden aliptir

Ne sirin dert bu dermandan içeri.



Seriat, tarikat yoldur varana

Hakikat mârifet andan içeri..



Süleyman kuş dilin bilir dediler

Süleyman var Süleyman'dan içeri..



Unuttum din diyânet kaldı benden

Bu ne mezhepdürür dinden içeri..



Dinin terkedenin küfürdür işi

Bu ne küfürdür îmandan içeri..



Geçer iken Yunus sas oldu dosta

Ki kaldi kapida andan içeri....

Yunus Emre



Dolap



Dolap niçin inilersin

Derdim vardir inilerim

Ben Mevlâya âsik oldum

Anin için inilerim.



Benim adim dertli dolap

Suyum akar yalap yalap

Böyle emreylemis Çalap

Derdim vardir inilerim.



Beni bir dağda buldular

Kolum kanadım yoldular

Dolap'a lâyık gördüler

Derdim vardır inilerim.



Ben bir dağın ağacıyım

Ne tatliyim ne acıyım

Ben Mevlâya duacıyım

Derdim vardır inilerim.



Dağdan kestiler hezenim

Bozuldu türlü düzenim

Ben bir usanmaz ozanım

Derdim vardir inilerim.



Dülgerler beni yondu

Her âzam yerine kondu

Bu iniltim Hak'tan geldi

Derdim vardır inilerim.



Suyum alçaktan çekerim

Dönüp yükseğe dökerim

Görün su ben ne çekerim

Derdim vardir inilerim.



Yunus bunda gelen gülmez

Kişi muradina ermez

Bu Fânide kimse kalmaz

Derdim vardir inilerim...

Yunus Emre



Şöyle Garib Bencileyin



Acep su yerde varm'ola

Şöyle garip bencileyin

Bağrı başlı gözü yaslı

Şöyle garip bencileyin



Gezdim Urum ile Sami

Yukarı İlleri kamu

Çok istedim bulamadım

Şöyle garip bencileyin



Kimseler garip olmasın

Hasret oduna yanmasın

Hocam kimseler duymasın

Şöyle garip bencileyin



Söyler dilim ağlar gözüm

Gariplere göynür özüm

Meğer ki gökte yıldızım

Şöyle garip bencileyin



Nice bu dert ile yanam

Ecel ere bir gün ölem

Meğer ki sinimde bulam

Şöyle garip bencileyin



Bir garip olmuş diyeler

Üç günden sonra duyalar

Soğuk su ile yuyalar

Şöyle garip bencileyin



Hey Emre'm Yunus biçare

Bulunmaz derdine çare

Var imdi gez sardan sara

Şöyle garip bencileyin



Yunus Emre









Geldi Geçti Ömrüm Benim

Geldi Geçti Ömrüm Benim
Şol Yel Esip Geçmiş Gibi
Hele Bana Şöyle Geldi
Şol Göz Yumup Açmış Gibi

İşbu Söze Hak Tanıktır
Bu Can Gövdeye Konuktur
Bir Gün Ola Çıka Gide
Kafesten Kuş Uçmuş Gibi

Miskin Âdem Oğlanını
Benzetmişler Ekinciye
Kimi Biter Kimi Yiter
Yere Tohum Saçmış Gibi

Bir Hastaya Vardın İse
Bir İçim Su Verdin İse
Yarın Orda Karşı Gele
Hak Şarabın İçmiş Gibi

Yunus Emre



Bir Nazarda Kalmayalım

Bir nazarda kalmayalım
Gel dosta gidelim gönül
Hasret ile ölmeyelim
Gel dosta gidelim gönül

Terk edelim il ü şarı
Dost için kılalım zârı
Ele getirelim yâri
Gel dosta gidelim gönül

Bu dünyaya kalmayalım
Fânidir aldanmayalım
Bir iken ayrılmayalım
Gel dosta gidelim gönül

Kılavuz olgıl sen bana
Gönülelim dosttan yana
Bakmayalım önden sona
Gel dosta gidelim gönül

Ölüm haberi gelmeden
Ecel yakamız almadan
Azrâil hamle kılmadan
Gel dosta gidelim gönül

Gerçek erene varalım
Hakk'ın haberin soralım
Yunus Emre'yi alalım
Gel dosta gidelim gönül

Yunus Emre

















Bir Kez Gönül Yıkdın İse

Bir kez gönül yıkdın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil

Hani erenler geldi geçdi
Bunlar yardu kaldı göçdü
Pervaz urup Hakk'a uçdu
Hümâ kuşudur kaz değil

Yol oldur ki doğru vara
Er oldur alçakda dura
Göz oldur ki Hakk'ı göre
Yüceden bakan göz değil

Doğru yola gittin ise
Er eteğin tuttun ise
Bir hayır da ettin ise
Birine bindir az değil

Yunus bu sözleri çatar
Sanki balı yağa katar
Halka metâların satar
Yükü cevrherdir tuz değil

Yunus Emre





Aşk

İşidin ey yârenler
Kıymetli nesnedir aşk
Değmelere bitinmez
Hürmetli nesnedir aşk

Dağa düşer kül eyler
Gönüllere yol eyler
Sultanları kul eyler
Hikmetli nesnedir aşk

Kime kim vurdu ok
Gussa ile kaygu yok
Feryad ile âhı çok
Firkatli nesnedir aşk

Denizleri kaynatır
Mevce gelir oynatır
Kayaları söyletir
Kuvvetli nesnedir aşk

Miskin Yunus neylesin
Derdin kime söylesin
Varsın dostu toylasın
Lezzetli nesnedir aşk

Yunus Emre







Benim Bunda Kararım Yok

Benim bunda kararım yok
Ben gine gitmeğe geldim
Bezirgânım metâım çok
Alana satmağa geldim

Ben gelmedim dâv'i için
Benim işim sevi için
Dostun evi gönüllerdir
Gönüller yapmağa geldim

Dost esrüğü deliliğim
Âşıklar bilir neliğim
Değşürüben ikiliğim
Birliğe yetmeğe geldim

Yunus Emre



Ol Dost Bize Gelmez İse

Ol dost bize gelmez ise
Ben dosta girü varayın
Çekeyin cevr ü cefâyı
Dost yüzin görüvireyin

Sermaye bir avuç toprak
Anı dahı aldı bu aşk
Ne sermaye var ne dükkân
Bazara neye varayın

Kurılmışdur dost dükkanı
Dost içine girmiş gezer
Günahum çok gönlüm sizer
Ben dosta çok yalvarayın

Gönlüm eydür dost benümdür
Gözüm eydür dost benümdür
Gönlüm eydür göze sabr it
Bir dem haberin sorayın

Hak nazar kılduğı cana
Bir göz ile bakmak gerek
Ana kim ol nazar kıla
Ben anı nice yireyin

Yunus Emre





Gözüm Seni Görmek İçin

Gözüm seni görmek için
Elim sana ermek için
Bugün canım yolda kodum
Yarın seni bulmak için

Bugün canım yolda koyam
Yarın ivâzın veresin
Arz eyleme uçmağını
Hiç arzum yok uçmağ için

Bana uçmak ne gerekmez
Hergiz gönlüm ona bakmaz
İşbu benim zârılığım
Değüldürür bir bağ için

Uçmağ uçmağım dediğin
Müminleri yeltediğin
Vardır ola birkaç hûri
Hevesim yok uçmağ için

Sûfilere ver sen onu
Bana seni gerek seni
Hâşâ ben terk edem seni
şol bir ala çardağ için

Yunus Emre



Hak Bir Gönül Verdi Bana

Hak bir gönül verdi bana
Ha demeden hayran olur
Bir dem gelir şâdî olur
Bir dem gelir giryan olur

Bir dem sanasın kuş gibi
şol zemherî olmuş gibi
Bir dem beşâretten doğar
Hoş bağ ile bostan olur

Bir dem gelir söyleyemez
Bir sözü şerh eyleyemez
Bir dem dilinden dür döker
Dertlilere derman olur

Bir dem çıkar arş üzere
Bir dem iner taht-es-serâ
Bir dem sanasın katredir
Bir dem taşar umman olur

Yunus Emre





Miskinlikte Buldular

Miskinlikte buldular
Kimde erlik var ise
Merdivenden ittiler
Yüksekten bakar ise

Ak sakallu pir hoca
Bilinmez hâli nice
Emek yimesün hacca
Bir gönül yıkar ise

Sağır işitmez sözü
Gece sanır gündüzü
Kördür münkirin gözü
Âlem münevver ise

Gönül Çalab'ın tahtı
Gönüle Çalab baktı
İki cihan bedbahtı
Kim gönül yıkar ise

Sen sana ne sanırsan
Ayruğa da onu san
Dört kitabın mânâsı
Budur eğer var ise

Bildik gelenler geçmiş
Konanlar geri göçmüş
Aşk şarabından içmiş
Kim mânâ duyar ise

Yunus Emre



İy Dost Aşkun Denizine

İy dost aşkun denizine
Girem gark olam yüriyem
İki cihan meydan ola
Devranum sürem yüriyem

Bülbül olubanı ötem
Gönül olam canlar utam
Başumı elüme alıp
Yolına varam yüriyem

şükür gördüm didarını
Aşdum visâlün yârını
Bu benlik senlik şarını
Terkini uram yüriyem

Yunus'dur aşk âvâresi
Biçareler biçaresi
Sendedür derdüm çaresi
Dermanum soram yüriyem

Yunus Emre





Yok yere geçirdim günü



Yok yere geçirdim günü

Ah nideyim ömrüm seni

Seninle olmadım gani

Ah nideyim ömrüm seni



Geldim ve geçtim bilmedim

Ağlayıp gussa yemedim

Senden ayrilam demedim

Ah nideyim ömrüm seni



Hayrım serim yazılacak

Ömrüm ipi üzülecek

Suret benden bozulacak

Ah nideyim ömrüm seni



Gidip geri gelmiyesin

Gelip beni bulmayasın

Bu benliği sermayesin

Ah nideyim ömrüm seni



Hani sana güvendiğim

Güveni ben yuvandığım

Kaldı külli kazandığım

Ah nideyim ömrüm seni



Miskin YUNUS gideceksin

Acep sefer edeceksin

Hasret ile kalacaksın

Ah nideyim ömrüm sen



Niçe Bir Besleyesin

Niçe bir besleyesin
Bu kaddile kameti
Düştün dünya zevkine
Unuttun kıyameti

Düriş kazan ye yedir
Bir gönül ele getir
Yüz Kâbe'den yeğrektir
Bir gönül ziyareti

Uslu değil delidir
Halka sâlûsluk satan
Nefsin müslüman etsin
Var ise kerameti

Yunus Emre



Bir Sâkiden İçdük Şarab

Bir sâkiden içdük şarab
Arşdan yüce meyhanesi
Bir kadehden esrimişüz
Canlar anun peymânesi

Ol meclis kim bizde vardur
Anda ciğer kebab olur
Ol şem'a kim bizde yanar
Ay u güneş pervanesi

Yunus bu cezbe sözlerin
Cahillere söylemegil
Akıl kâmil olan kişi
Bu mâ'niye inanası

Yunus Emre





Mülk-ü Bekadan Gelmişem

Mülk-ü bekadan gelmişem
Fâni cihanı neylerem
Ben dost cemalin görmüşem
Hûr-i cinanı neylerem

Vahdet meyinin cür'asın
Mâşuk elinden içmişem
Ben dost kokusun almışam
Misk i reyhanı neylerem

İsa gibi yeri koyup
Gökleri seyran eylerem
Musayı didar olmuşam
Ben "len terani" neylerem

İsmail'in Hak yoluna
Canımı kurban eylerem
Çünki bu can kurban sana
Koç kurbanı ben neylerem

Aşık Yunus mâşuk ile
Vuslat bulunca mest olur
Ben şişeyi vurdum taşa
Namus u ârı neylerem



Yunus Emre





Düşdi Önüme Hubbü'l Vatan

Düşdi Önüme Hubbü'l Vatan
Gidem Hey Dost Diyü Diyü
Anda Varan Kalur Heman
Kalam Hey Dost Diyü Diyü

Halvetlerde Meşgul Olam
Dâim Açılam Gül Olam
Dost Bağında Bülbül Olam
Ötem Hey Dost Diyü Diyü

Şol Bir Beş On Arşun Bizi
Kefen İdeler Eğnüme
Dökem Şol Dünya Tonların
Geyem Hey Dost Diyü Diyü

Mecnun Oluban Yüriyem
Yüce Dağları Büriyem
Mum Olubanı Eriyem
Yanam Hey Dost Diyü Diyü

Günler Geçe Yıl Çevrile
Üstüme Sinlem Obrıla
Ten Çüriye Toprak Ola
Tozam Hey Dost Diyü Diyü

Yunus Emre Var Yolına
Münkirler Girmez Yolına
Bahri Olup Dost Göline
Dalam Hey Dost Diyü Diyü

Yunus Emre













Cümle Vücudda Bulduk

Mâ'nî evine dalduk
Vücud seyrini kılduk
İki cihan seyrini
Cümle vücudda bulduk

Bu çizginen gökleri
Taht-es-serâ yirleri
Yetmiş bin hicabları
Cümle vücudda bulduk

Yedi yir yedi göği
Dağları denizleri
Uçmağıla tamuyı
Cümle vücudda bulduk

Gice ile gündüzi
Gökte yidi yılduzı
Levhde yazılı sözi
Cümle vücudda bulduk

Musi ağduğı Tûr'ı
Yohsa Beytü'l-ma'mûrı
İsrâfil çalan sûrı
Cümle vücudda bulduk

Tevrat ile İncil'i
Furkan ile Zebur'ı
Bunlardağı beyanı
Cümle vücudda bulduk

Yunus Emre



Bu Dem Yüzüm Süreduram

Bu dem yüzüm süreduram
Her dem ayum yeni toğar
Her dem bayramdurur bana
Yayum kışum yenibahar

Benüm ayum ışığına
Bulutlar gölge kılmaya
Hiç gedilmez toluluğı
Nûrı yirden göğe ağar

Anun nûrı karanuyı
Sürer gönül hücresinden
Pes karanulık nûrıla
Bir hücreye nite sığar

Ben ayumı yirde gördüm
Ne isterem gökyüzinde
Benüm yüzüm yirde gerek
Bana rahmet yirden yağar

N'ola Yunus sevdiyise
Çoktur Hakk'ı seviciler
Sevenleri köyer didi
Anunıçun boyun eğer

Yunus Emre



Can Bir Ulu Kimsedür
Can bir ulu kimsedür
Beden anun atıdur
Her ne lokma yirisen
Bedenin kuvvetidür

Ne denlü yirisen çok
Ol denlü yürisen tok
Cana hiç ıssı yok
Hey suret maslahatıdur

İnayetdur anun işi
Anlamaz değme bir kişi
Bilgil ki bu hümâ kuşı
Âşıklarun devletidür
Yunus Emre



Divaneler, Divaneler



Divaneler, divaneler

Durun durun aşka sela

Aşk esriği mestaneler

Durun durun aşka sela

Mest-i elestler kandaksız

Mestane mestler kanatsız

Saki duruptur canaksiz

Durun durun aşka sela

Merdaneler merdaneler

Erlik demi bu gündurur

Bas veruben can terkini

Vurun vurun aşka sela

Ey nice hamle idelim

İşbu fenadan gidelim

Binin binin sevk atalım

Surun surun aşka sela

Muhabbet yoluna girip

Aşktan dava kılan kişi

Tan eylemiş asıklara

Görün görün aşka sela

Akıl ne bilir aşkı kim

Mağrur oluptur aklına

Aşkı bu gün bu YUNUS'a

Sorun sorun aşka sela

Yunus Emre



Dosttan Yüzüm Dönmez Benim



Deniz oldu birkaç kadeh,

Susaslıgım kanmaz benim

İniltilerim kesilmez,

Gözüm yaşı dinmez benim



Gel varalım bizim ile,

Ki giresin bahçelere

Daim öter bülbülleri,

Gülistanım solmaz benim



Bizim ilin bahçeleri,

Daim tazedir gülleri

Ma'muredurur bostanım,

Ağyar gülüm üzmez benim



Mansur kadehin nice kez

Ma'suka sundu elime

Dört yanımda od vurdular,

Kimse halim bilmez benim



Yana yana kul oluban

Sen ma'sukanin yolunda

Günde bin kez yanar isem

Dosttan yüzüm dönmez benim



Canım askın kulunğune

Ferhat olup tuttum başım

Daim dağları keserim,

Şirinim hiç sormaz benim



Yunus eydur, ey sultanim,

Aşkın ile yandı canım

Gel kılar isen dermanım,

Artık canım ölmez benim



Yunus Emre





Gönüller Yapmaya Geldim



Benim burda kararım yok

Ben burdan gitmeye geldim

Bezirganim, metaim çok

Alana satmaya geldim

Ben gelmedim davi için

Benim isim sevi için

Gönüller dost evi için

Gönüller yapmaya geldim

Dost esriği deliliğim

Asıklar bilir neliğim

Devsiriben ikiliğim

Birliğe yetmeye geldim

O hocamdır, ben kuluyum

Dost bahçesi bülbülüyüm

O hocamın bahçesine

Şad olup ötmeye geldim

Burda bilis olan canlar

Orda bilisirler imiş

Bilisiben hocam ile

Halim arz etmeye geldim

Siz YUNUS'tan sorun haber

Dost kanda ise anda var

Haberi gel gör benden al

Ben onu görmeye geldim



Yunus Emre



Çıkdum Erik Dalına

Çıkdum erik dalına
Anda yidüm üzümi
Bostan ıssı kakıyup
Dir ne yirsin kozumı

Agrılık yaptı bana
Bühtan eyledim ana
Çerçi de geldi eydür
Kanı aldın kızumı

Kerpiç koydum kazana
Poyrazıla kaynatdum
Nedür diyü sorana
Bandum virdüm özini

İplik virdüm çulhaya
Sarup yumak itmemiş
Becid becid ısmarlar
Gelsün alsun bezini

Bir serçenin kanadın
Kırk katıra yükledüm
Çift dahı çekemedi
şöyle kaldı kazanı

Bir sinek bir kartalı
Salladı urdı yire
Yalan değül gerçekdür
Ben de gördüm tozını

Bir küt ile güreşdüm
Elsüz ayağum aldı
Güreşip basamadum
Köyündürdü özümi

Kaf dağından bir taşı
şöyle atdılar bana
Öğlelik yola düşdi
Bozayazdı yüzümi


Balık kavağa çıkmış
Zift turşusın yimeğe
Leylek koduk toğurmış
Baka şunun sözini

Gözsüze fisıldadum
Sağır sözüm işitmiş
Dilsüz çağırup söyler
Dilümdeki sözümi

Bir öküz boğazladum
Kakıldum sere kodum
Öküz ıssı geldi eydür
Boğazladun kazumı

Bundan da kurtulmadum
N'idesini bilmedüm
Bir çerçi geldi eydür
Kanı aldun gözgümi

Tospağaya sataşdum
Gözsüz sepek yoldaşı
Sordum sefer kancaru
Kayseri'ye azimi

Yunus bir söz söyledün
Hiçbir söze benzemez
Münâfiklar elinden
Orter mâ'nı yüzini

Yunus Emre





Yar Yüreğüm Yar

Yar yüreğüm yar
Gör ki neler var
Bu halk içinde
Bize güler var

Bu yol uzakdur
Menzili çokdur
Geçidi yokdur
Derin sular var

Girdük bu yola
Işkıla bile
Gurbetlik ile
Bizi salar var

Her kim merdâne
Gelsün meydana
Kalmasun cana
Kimde hüner var

Yunus sen bunda
Meydan isteme
Meydan içinde
Merdâneler var

Yunus Emre





Anma mısın Şol Günü Sen

Anma(z) mısın şol günü sen
Gözün nesne görmez ola
Düşe suretin toprağa
Dilin haber vermez ola

Çün Azrâil ine tuta
Issı kılmaz ana ata
Kimse döymez o heybete
Halktan meded ermez ola

Oğlan gider danışmana
Salâdır dosta düşmana
Sonra gelmek peşîmâna
Sana ıssı kılmaz ola

Evvel gele şol yuyucu
Ardınca şol su koyucu
İletip kefen sarıcı
Bunlar hâlin bilmez ola

Ağaç ata bindireler
Sinden yana göndereler
Yer altına indireler
Kimse ayruk görmez ola

Üç güne dek oturalar
Hep işini bitireler
Ol dem dile getireler
Ayruk kimse anmaz ola

Yunus miskin bu öğüdü
Sen sana versen yeğ idi
Bu şimdiki mahlukata
Öğüt ıssı kılmaz ola

Yunus Emre



Yer Yüzünde Gezer İdim

Yer yüzünde gezer idim
Uğradım milketler yatur
Kimi ulu kimi kiçi
Key kuşağı berkler yatur

Kimi yiğit kimi koca
Kimi vezir kimi hoca
Gündüzleri olmuş gece
Bunculayın çoklar yatur

Doğru varırdı yolları
Kalem tutardı elleri
Bülbüle benzer dilleri
Danışman yiğitler yatur

Ulu kiçi ağlaşmışlar
Server yiğitler düşmüşler
Baş ucunda yay sımışlar
Kırıluban oklar yatur

Atlar izi tozulu
Önleri tabıl-bazulu
İle güne hükmü yaz(ı)lı
şu muhteşem beğler yatur

Yunus Emre



Ah N'ideyim Ömrüm Seni

Ömrüm beni sen aldadın
Ah n'ideyim ömrüm seni
Beni deprenimez kodun
Ah n'ideyim ömrüm seni

Benim derdim hey sen idin
Canım içinde can idin
Hem sen bana sultan idin
Ah n'ideyim ömrüm seni

Gönlüm sana eğler idim
Gül deyüben yiyler idim
Garipseyip ağlar idim
Ah n'ideyim ömrüm seni

Gider imiş bunda gelen
Dünya işi cümle yalan
Ağlar ömrüm yavı kılan
Ah n'ideyim ömrüm seni

Hayrım şerrim yazılısar
Ömrüm ipi üzüliser
Gidip suret bozulısar
Ah n'ideyim ömrüm seni

Bari koyuban kaçmasan
Göçgüncü gibi geçmesen
Ölüm şarabın içmesen
Ah n'ideyim ömrüm seni

Bir gün ola sensiz kalam
Kurda kuşa öyün olam
Çürüyüben toprak olam
Ah n'ideyim ömrüm seni

Miskin Yunus bilmez misin
Yoksa nazar kılmaz mısın
Ölenleri anmaz mısın
Ah n'ideyim ömrüm seni

Yunus Emre



Ey yarenler, Ey Kardaşlar

Ey yarenler, ey kardaşlar
Ecel ere olum bir gün
İslerime pişman olup
Kendi özüme gelem bir gün

Yanlarıma kona elim
Söz söylemez ola dilim
Karşıma gele amelim
Nettim ise görem bir gün

Oğlan diğer danişmana
Seladır dosta düşmana
Sol dört tekbir namaz ile
Dahi tamam kılam bir gün

Beş karış bezdurur donum
Yılan çıyan yiye etim
Yıl gece obrula sinim
Unutulup kalam bir gün

Basıma dikeler hece
Ne erte bilem ne gece
Alemler umudu hoca
Sana ferman olam bir gün

Yunus Emre sen bu sözü
Dahi tamam etmemişin
Tek yürüyeyim neyleyim
Üstadıma gelem bir gün

Yunus Emre

Ben Bunda Seyr Eder İken

Ben bunda seyr eder iken
Aceb sırra erdim ahî
Bir siz dahı sizde görün
Dostu bende gördüm ahî

Bende baktım bende gördüm
Benim ile ben olanı
Suretime can vereni
Kimdiğini bildim ahî

İsteyüben bulımazam
Ol ben isem ya ben hani
Seçemedim ondan beni
Bir kezden ol oldum ahî

Değme bir yol kandan bana
Dağılmayam değme yana
Kutlu oldu seferim
Hoş menzile erdim ahî

Münkir kişi duymaz bunu
Dertlilerin sezer canı
Ben aşk bağı bülbülüyem
Ol bahçeden geldim ahî

Mansur idim ben ezelde
Onun için geldim bunda
Yak külümü savur göğe
Ben "Ene'l-Hak" oldum ahî

Mun'im oldum yoksul iken
Benüm oldu kevn ü mekan
Yirden göğe mağrıp maşrık
Yire göğe doldum ahî

Nitekim ben beni buldum
Bu oldu kim Hakkı buldum
Korkum anı buluncadı
Korkudan kurtuldum ahî
Yunus Emre


İsteridüm Allah'ı

İsteridüm Allah'ı
Buldumısa ne oldı
Ağlarıdum dün ü gün
Güldümise ne oldı

Erenler meydanında
Yuvarlanur tup idüm
Padişah çevgânında
Kaldumısa ne oldı

Erenler sohbetinde
Deste kızıl gül idüm
Açıldum ele geldüm
Soldumısa ne oldı

Alimler ulemalar
Medresede buldıysa
Ben harâbat içinde
Buldumısa ne oldı

Yunus Emre





Yandı Yüreğüm Dutuşdı

Yandı yüreğüm dutuşdı
Bağrum ciğerüm kebabdurur
Aşıklarun şerbetleri
Bu derdüme sebebdurur

Bir niçeleri aşk düzer
Bir niçeleri aşk bozar
Bir niçeler esrük gezer
Eyle kim var harabdurur

Aşkıla çalındı kalem
Aşka yesirdurur âlem
Âşıklar arasında
Cebreil dahı hicabdurur

Medreseler müderrisi
Okumadılar bu dersi
şöyle kaldılar âciz
Bilmediler ne babdurur


Azâzil dâ'vi kıldı
Dâ'visi yalan oldı
Yalan dâ'vi kılanun
Pes cezası azabdurur

Ölmez aşk bilişleri
Esrük meclis hoşları
Dâim bunlarun işi
Çeng ü şeşte rebabdurur

Yunus imdi miskin ol
Hem miskinlere kul ol
Zîre miskin olanları
Arzulayan Çalabdurur

Yunus Emre







Herkime Kim Dervişlik Bağışlana

Herkime kim dervişlik bağışlana
Kalpı gide pâk ola gümüşlene

Nefesinden miskile anber düte
Budağından il ü şar yimişlene

Yaprağı hem dertlüye derman ola
Gölgesinde çok hayırlar işlene

Âşıkun gözi yaşı hem göl ova
Ayağından saz bitüp kamışlana

Cümle şair dost bağçesi bülbüli
Yunus Emre orada dürraçlana
Yunus Emre



Gelin Ey Kardeşler Gelin



Gelin ey kardeşler gelin

Bu menzil uzağa benzer

Nazar kıldım şu dünyaya

Kurulmuş tuzağa benzer



Bir Pir'in eteğin tuttum

"Ana beni" deyip gittim

Nice yüz bin günah ettim

Her biri de bir dağa benzer



Cağla Derviş Yunus cağla

Sen özünü Hakk'a bağla

Ağlar isen haline ağla

Erdem vefa yoğa benzer



Yunus Emre









Haber Eylen Âşıklara

Haber Eylen Âşıklara
Aşka Gönül Veren Benem
Aşk Bahrisi Olubanı
Denizlere Dalan Benem

Deniz Yüzünden Su Alıp
Sunuverirem Göklere
Bulutlayın Seyran Edip
Arşa Yakın Varan Benem

Gördüm Diyen Değil Gören
Bildim Diyen Değil Bilen
Bilen Oldur Gösteren Ol
Aşka Yesir Olan Benem

Sekiz Uçmak Âşıklara
Köşk Ü Saraydır Bilene
Musileyin Hayran Olup
Tur Dağında Kalan Benem

Deli Oldum Adım Yunus
Aşk Oldu Bana Kılavuz
Hazrete Değin Yalınız
Yüz Sürüyü Varan Benem

Yunus Emre







Evvel Benem Ahir Benem

Evvel benem ahir benem
Canlara can olan benem
Azup yolda kalmışlara
Hâzır meded iren benem

Düş döşedüm bu yerleri
Çöksü urdum bu dağları
Sayvân eyledüm gökleri
Girü dutup duran benem

Dahı aceb âşıkları
Ikrâr u din iman oldum
Halkun gönlinde küfrile
İslâmıla iman benem

Halk içinde dirlik düzen
Bu üstine kara dizen
Dört kitabı toğru yazan
Ol yazılan Kur'an benem

Yunus değül bunı diyen
Kendüliğidir söyleyen
Kâfir olur inanmayan
Evrel âhir heman benem

Yunus Emre



Hiç Bilmezem Kezek Kimün

Hiç bilmezem kezek kimün
Aramuzda gezer ölüm
Halkı bostan idinmişdür
Diledüğin üzer ölüm

Bir nicenün belin büker
Bir nicenün yaşın döker
Bir nicenün mülkin yıkar
Var gücini üzer ölüm

Yiğidi koca olınca
Komaz kendüyi bilince
Birini koyup gülince
Gözlerini süzer ölüm

Yunus Emre



Gelin Gidelim



Gelin gidelim,

Allah yoluna

Feryat edelim,

Allah yoluna



Bir yılı bir gün

Gelecek o gün

Süregel yüzün,

Allah yoluna



Derdine düşme,

Yolundan şaşma

Hiç Şerlik koşma,

Allah yoluna



Yunus'un sözü,

Kul olmuş özü

Kanalar gozu,

Allah yoluna

Yunus Emre



Ben Söylerem, Ben Dinlerem



Ben bir acep ile geldim

Kimse halim bilmez benim

Ben söylerem, ben dinlerem

Kimse dilim bilmez benim



Benim dilim kus dilidir

Benim ilim dost ilidir

Ben bülbülüm, dost gülümdür

Bilin, gülüm solmaz benim



O dost, bana gelsin demiş

Sundum kadeh, alsın demiş

Aldım kadeh, içtim şerap

Artık gönlüm ölmez benim



Ne durum var, ne durağım

Bir yerde yoktur kararım

Hakk'a münacat etmeğe

Belli yerim yoktur benim



Sor durduğum yeri bana

Gelirsen gösterem sana

Bir zerrece Hak'tan ayri

Gözüm nesne görmez benim



Tur dağında bir tecelli

Gör Musa'ya neler kildi

YUNUS eydur Hak katında

Sözüm geri kalmaz benim



Yunus Emre





İşbu Gönül Bir Kaledir



İşbu gönül bir kaledir

Akıl içinde sultan

Bu gönül bir hazinedir

Aşkı tutmuş bekler anı

Akıl bastan başa ürür

Nazar gözden baka durur

Akıl gönül icre durur

Ol uc haslet bekler ani

Akıl taht eyledi başı

Söyle bilir her bir isi

Dünya icre akıl kişi

Kimseye değmez ziyanı



Yunus Emre



Niçin Ağlarsın Bülbül Hey



Sen burda garip mi geldin

Niçin ağlarsın bülbül hey

Yorulup iz mi yanıldın

Niçin ağlarsın bülbül hey



Karlı dağlardan mı aştın

Derin irmekler mı geçtin

Yarinden ayrı mı düştün

Niçin ağlarsın bülbül hey



Hey, ne yavuz inilersin

Benim derdim yenilersin

Dostu görmek mi dilersin

Niçin ağlarsın bülbül hey



Kal'ali şehir mi yıkıldı

Ya nam-u arin mi kaldı

Gurbette yarin mi kaldı

Niçin ağlarsın bülbül hey



Gülistanlarda yaylarsın

Taze gülleri yiylarsın

Yavlak zarilik eylersin

Niçin ağlarsın bülbül hey



Uykudan gözüm uyandı

Uyandı kana boyandı

Yandı sol yüreğim yandı

Niçin ağlarsın bülbül hey



Ne oldu şu Yunus'a noldu

Askın deryasına daldı

Yine baharistan oldu

Niçin ağlarsın bülbül hey



Yunus Emre







Bu Dünyaya İnanma



Gelin bir nazar eylen

Noldu cihan içinde

Niceler toprak oldu

Bu az zaman içinde



O taze güller soldu

Bülbüller ötmez oldu

Ata, ana zar oldu

Kaldı zindan içinde



Canları oda yandı

Kuzuların kurt aldı

Ardınca baka kaldı

Zar-u figan içinde



Ey nice yarenleri

Hasret kaldı canları

Meğer ki buluşalar

Yarın cinan içinde



O ipek don geyenler

Hiç toz kondurmayanlar

Çürüyüp toprak olmuş

Tenler kefen içinde



O gözler ve o kaslar

O inci gibi dişler

O tenler ve o saclar

Yılan, çıyan içinde



Kamu çürümüş eller

O dudak ve o diller

O sevgili oğullar

Kalmış toprak içinde



Bu dünyaya inanma

Vefasın bulam sanma

Ömrün veren ziyana

Çoğu pişman içinde





Dünyayı bi-vefa bil

Aç gözünü yarağ kil

Sen dahi olursun bil

Kalma guman içinde



Yunus söyle sözünü

Yavi kil kendozunu

Ağardı-gör yüzünü

Koma firak içinde



Yunus Emre





Gel Gidelim Dosta Gönül



Bir karardan durmayalım

Gel gidelim dosta gönül

Hasretinden yanmayalım

Gel gidelim dosta gönül



Kılavuz ol gönül bana

Gel gidelim yardan yana

Canım kurbandır canana

Gel gidelim dosta gönül



Kara haberin almadan

Can bedenden ayrılmadan

Azrail bizi bulmadan

Gel gidelim dosta gönül



Gerçek murada varalım

Yarin hatırın soralım

Yunus Emre'yi alalım

Gel gidelim dosta gönül



Yunus Emre



Ben Bu Cani Canana



Ben bu cani canana

Kurban etsem gerektir

Dost aşkını sineme

Mihman etsem gerektir.

Mest ede askı beni

Bırakıp akli cani

Geçip kevn ü mekânı

Seyran etsem gerektir.

Yürüyem an'dan yana

Zerre'yem kândan yana

Yâni cânandan yana

Cevlân etsem gerektir.

Bulunca ben ol cani

Nideyim adı sanı

Aşk dârında ben beni

Berdâr etsem gerektir.

Sen ey Yunus'un cani

Olsun Dost'un kurbânı

Bilip sırrı nihâni

Âyan etsem gerektir...



Yunus Emre

Söylenilen Bir Kelamı

Söylenilen bir kelamı
İşittiğinde pek dinle
Sözü doğru anlamayıp
Birkaç laf ta sen katmagil

Yunus Emre





O Can Haçan Olüser

O can haçan olüser
Sen ona can olasın
Ölmüş gönül dirile
Orda ki sen olasın

Olmeklik dirlik ola
Ölümsüz dirlik bula
Ölmüş gönül dirile
Dermanı sen olasın

Sen olduğun gönüller
Her dem canin yeniler
Bunlardır ölmeyenler
Hekimi sen olasın

Sen olduğun makamda
Adil, dad olur anda
Güç olmaz o divanda
Sultani sen olasın

Can bedenden uçacak
Menzilinden göçücek
O cihana geçicek
Göze ayan olasın

Tozunu yel almaya
Bir zerre irilmaya
Aşık cani ölmeye
Meşuku sen olasın

YUNUS sen aşık isen
Aşka muvafık isen
Korkma ulaşık isen
Ne olursan olasın

Yunus Emre



Kerem İt Bir Beri Bak Rikab Yüzünden Bırak

Kerem it bir beri bak rikab yüzünden bırak
Ayun öndördi misin balkurur yüz ü yanak

Sıratın arılığı bulgur u nohud gibi
İki kaşun ay alnun genç aya virür sabak

Kangı bir nesneni ki dil nice şerh eylesün
İlâhî sen beklegil yavuz gözlerden ırak

Boyun yuvuk boyından hiç fark eyleyemedüm
Gümâna viren beni küpeli iki kulak

Yunus Hak tecellisin senün yüzünde gördi
Çare yok ayrılmağa çün sende göründi Hak
Yunus Emre



Söylememek Harcısı Söylemegin Hasıdır

Söylememek harcısı söylemegin hasıdır
Söylemegin harcısı gönüllerin pasıdır

Gönüllerin pasını ger sileyim der isen
şol sözü söylegil kim sözün hulâsasıdır

Cümle yaradılmışa bir göz ile bakmayan
Halka müderris ise hakikatte âsidir

şer' ile hakikatin şerhini eydem işit
şeriat bir gemidir hakikat deryasıdır

Ol geminin tahtası her nice muhkem ise
Deniz mevc urucağız onu uşadasıdır

Bundan içeri haber işit eydeyim ey yâr
Hakikatin kâfiri şer'in evliyasıdır

Biz tâlib-i ilmleriz aşk kitabın okuruz
Çalap müderris bize aşk hod medresesidir

Yunus Emre



Ne Söylerler Ne Bir Haber Verirler

Yalancı dünyaya konup göçenler
Ne söylerler ne bir haber verirler
Üzerinde türlü otlar bitenler
Ne söylerler ne bir haber verirler

Kiminin başında biter ağaçlar
Kiminin başında sararır otlar
Kimi masum kimi güzel yiğitler
Ne söylerler ne bir haber verirler

Toprağa gark olmuş nazik tenleri
Söylemeden kalmış tatlı dilleri
Gelin duadan unutman bunları
Ne söylerler ne bir haber verirler

Kimisi dördünde kimi beşinde
Kimisinin tâcı yoktur başında
Kimi altı kimi yedi yaşında
Ne söylerler ne bir haber verirler

Kimisi bezirgân kimisi hoca
Ecel şerbetini içmek de güç a
Kimi ak sakallı kimi pir koca
Ne söylerler ne bir haber verirler

Yunus der ki gör takdirin işleri
Dökülmüşler kirpikleri kaşları
Başları ucunda hece taşları
Ne söylerler ne bir haber verirler

Yunus Emre



Ey Dervişler, Ey Kardaşlar

Ey dervişler, ey kardaşlar
Ne acep derdim var benim
Mecnun olmuş der görenler
Ne acep derdim var benim

Derviş olan ar eylemez
Aşık olan zar eylemez
Hekimler tımar eylemez
Ne acep derdim var benim

Deryanın mevci çağladı
Hasret yüreğimi dağladı
Halim görenler ağladı
Ne acep derdim var benim

Derdine düştüm Mevlanın
Avarasiyim sevdanın
Mevci yenilmez deryanın
Ne acep derdim var benim

Aşık Yunus düştün gine
Düştün hemen aşk derdine
Girdin hakikat yurduna
Ne acep derdim var benim

Yunus Emre Gururlanma öleceksin,
Dar kabire gireceksin,
Hakka cevap vereceksin,
Dilin dönmez olur bir gün!

Derviş Yunus der bu işi,
Hak yolun' koyalım başı,
Kunfe yekun dağı taşı,
Birbirine katar bir gün!

Yunus Emre



Biz Kime Aşıksavuz Alemler Ana Aşık

Biz kime âşıksavuz âlemler ana âşık
Kime değül diyelüm bir kapudur bir tarik

Biz neyi seversevüz maşûka anı sever
Dostumuzun dostına yad endişe ne lâyık

Sen gerçek âşıkısan dostun dostına dost ol
Bu halde kalurısan dosta değül yaraşık

Yetmiş iki millete kurban ol âşıkısan
Tâ âşıklar safında tamam olasın sadık

Sen Hakk'a âşıkısan Hak sana kapu açar
Ko seni beğenmeği varlık evini bir yık

Hâs u âm mutî asi dost kulıdur cümlesi
Kime eydibilesin gel evünden taşra çık

Yunus'un bu dânişi genc-i nihan sözidür
Dosta âşık olanlar iki cihandan fârik

Yunus Emre



İşidin Ey Yarenler



İşitin ey yarenler aşk bir güneşe benzer

Askı olmayan kişi misali tasa benzer



Taş gönülde ne biter dilinde Ağu tüter

Nice yumsak söylese sözü savaşa benzer



Aşkı var gönlü yanar yumsanir muma döner

Taş gönüller kararmış sarp katı kışa benzer



Ol sultan kapısında hazreti tapisinda

Asıkların yıldızı her dem çavuşa benzer



Geç Yunus endişeden gerekse bu piseden

Ere aşk gerek evvel ondan dervişe benzer

Yunus Emre



Adı Güzel Kendi Güzel Muhammed
Canım feda olsun senin yoluna
Adı güzel kendi güzel Muhammed
Şefaat eyle bu kemter kuluna
Adı güzel kendi güzel Muhammed

Mumin olanları çoktur cefası

Ahirette çıkar zevk-ü safası

Onsekiz bin alemin Mustafa'si

Adı güzel kendi güzel Muhammed

AşıkYunus n'eyler cihanı sensiz
Sen hak peygambersin şüphesiz Şeksiz
Sana uymayanlar gider imansiz
Adı güzel kendi güzel Muhammed (SAV)

Yunus Emre





Eşkere Kıldum Bugün Pinhânumı

Eşkere kıldum bugün pinhânumı
Can virüben buldum ol cânânumı

Can gönül hayran kalupdur mâşuka
Mâşukıla sürerem devranumı

Kânı buldum n'iderem ben ayruğı
Yağmaya virdüm bugün dükkânumı

Yir benümdür gök benümdür arş benüm
Gör nicesi germişem sayvânumı

Yunus oldıysa adum pes ne aceb
Okuyalar defter ü divanumı

Yunus Emre





Niçeler Bu Dünyada Günâhını Yuyamaz

Niçeler bu dünyada günâhını yuyamaz
Ömrü geçer yok yire iy dirîgâ tuyamaz

Bir niçe kişilerün gaflet gözin bağlamış
Hak yolına dirisen bir yufkaya kıyamaz

Bu dünya bir gelindür yeşil kızıl donanmış
Kişi yeni geline bakubanı toyamaz

Var imdi miskin Yunus uryan olup gir yola
Yüz çukallu gelürse yalıncağı soyamaz

Yunus Emre

Mânâ Eri Bu Yolda Melûl Olası Değil

Mânâ eri bu yolda melûl olası değil
Mânâ duyan gönüller hergiz ölesi değil

Ten fânidir can öImez gidenler geri gelmez
Ölur ise ten ölur canlar ölesi değil

Cevher seven gönüller yüz bin yol eder ise
Hak'dan nasib olmasa nasib olası değil

Sakıngıl yârin gönlün sırçadır sımayasın
Sırça sındıktan geri bütün olası değil

Yaratdı Hak dünyayı Muhammed dostluğuna
Dünyaya gelen gider bâki kalası değil

Yunus Emre





Yârab Bu Ne Derddür Derman Bulınmaz

Yârab bu ne derddür derman bulınmaz
Ya bu ne yaradur zahmi belürmez

Benüm garib gönlüm aşkdan usanmaz
Varur aşka düşer hiç bana dönmez

Döner gönlüm bana öğüt virür hoş
Âşık olan gönül aşkdan usanmaz

Âşık ki cana kaldı âşık olmaz
Canın terk itmeyen mâşukı bulmaz

Âşık bir kişidür bu dünya malın
Âhıret korkusın bir pula saymaz

Âşık öldi diyü salâ virürler
Ölen hayvan durur âşıklar ölmez

Bu dünya ol âhıretden içerü
Âşıkun yiri var kimesne bilmez

Erenler meydanı arşdan yücedür
Salarlar çevgânı tup belürmez

Yunus bu tevhide gark oldı gitti
Girü gelmekliğe aklı dirilmez.

Yunus Emre



Aşk İmamdur Bize Gönül Cemaat

Aşk imamdur bize gönül cemaat
Kıblemüz dost yüzi dâimdür salât

Dost yüzni göricek şirk yağmalandı
Anunçün kapuda kaldı şeriat

Gönül secde kılur dost mihrabında
Yüzin yire urup kılur münâcat

Biz kimse dinine hilâf dimezüz
Din tamam olıcak toğar mahabbet

Toğrulık bekleyen dost kapusında
Gümansız ol bulur ilâhı devlet

Yunus Emre



Yâ İlâhî Ger Sual Etsen Bana

Yâ İlâhî ger sual etsen bana
Bu durur anda cevabım uş sana

Ben bana zulm eyledim ettim günah
N'eyledim n'ettim sana ey padişah

Ben mi düzdüm beni sen düzdün beni
Pür ayıp nişe getirdin ey Ganî

Gözüm açıp gördüğüm zindan içi
Nefs ü hevâ pür dolu şeytan içi

Haps içinde ölmeyeyim deyü aç
Mismil ü murdar yedim bir iki kaç

Nesne eksildi mi mülkünden senin
Geçti mi hükmüm ya hükmünden senin

Rızkını yiyip seni aç mı kodum
Ya yiyip öynünü muhtaç mı kodum

Geçmedi mi intikamın öldürüp
Çürütüp gözümü toprak doldurup

Kıl gibi köprü yaparsın geç deyü
Sen seni gel dûzahımdan seç deyü

Kıl gibi köprüden âdem mi geçer
Ya düşer ya dayanır yahud uçar

Kulların köprü yaparlar hayr içün
Hayrı budur kim geçeler seyr içün

Tâ gerek bünyâdı muhkem ola ol
Ol geçenler eydeler uş doğru yol

Terzi kurarsın hevâset dartmağa
Kasd idersin beni oda atmağa

Terezî ana gerek bakkal ola
Yâ bezirgân tâcir ü attar ola

Çün günah murdarlarun murdarıdur
Hazretinden yaramazlar kârıdur

Sen basirsin hod bilürsün hâlimi
Pes ne hâcet dartasın âmâlimi

Değmedi hiç Yunus'dan sana ziyan
Sen bilürsün âşikâre vü nihan

Bir avuç toprağa bunca kıyl ü kal
Neye gerek iy kerim-i zül-celâl

Yunus Emre





Hakikatün Mâ'nîsin Şerhile Bilmediler

Hakikatün mâ'nîsin şerhile bilmediler
Erenler by dirliği riya dirilmediler

Hakikat bir denizdür şeriat anun gemisi
Çoklar gemiden çıkup denize dalmadılar

Bunlar geldi kapuya şeriat tutdı turur
İçerü girübeni ne varın bilmediler

Dört kitabı şerh iden âsidür hakikatde
Zîre tefsir okuyup mâ'nîsin bilmediler

Yunus Emre







Arayı Arayı Bulsam



Arayı arayı, bulsam izini

izinin tozuna, sürsem yüzümü

Hak nasip eylese, görsem yüzünü

Ey sevdiğim gönül arzular seni



Yitirdim o dostu, bilmem ne yanda

Sevgisi gönülde, muhabbet canda

Yarin mahşer günü, ulu divanda

Ey sevdiğim gönül arzular seni



Yunus senin methin eder dillerde

Sevilirsin bütün bu gönüllerde

Ağlayı aglayı gurbet ellerde

Ey sevdiğim gönül arzular seni



Yunus Emre

Dünya Umruna Meyleni Verme



Dünya umruna meyleni verme

Sen de kurtulmazsın ecel elinden

Ben filanım diye göğsünü germe

Sen de kurtulmazsın ecel elinden



İskender de geldi alemi gezdi

Zaloğlu Rustem'in tahtını bozdu

Yunus balığıyla deryayı yüzdü

O da kurtulmadı ecel elinden



Söyler derviş Yunus serveti saman

Tacı tahtı aldı gitti Süleyman

Lokmanlar derdine olmadı derman

O da kurtulmadı ecel elinden



Yunus Emre

Ağla Gözüm Ağla Gayri



Ağla gözüm ağla gayri

Gönül dost gider gelmez gayri

Ne gam bunda bana bin kez ölsem

Orda ölüm olmaz ölmezem gayri

Yansın canım yansın akin oduna

Aksin kanlı yasım silmezem gayri

Beni irsad eden murşid-i kamil

Yeter bei el daha almazam gayri

Varlığım yokluğa değişmişim ben

Bu gün cana basa kalmazam gayri

Fenadan bakiye göç eder olduk

Yöneldim sol yola dönmezem gayri

Muhabbet bahrinin gavvasi oldum

Gerekmez ceyhun'a dalmazam gayri

Dilerim fazlından ayrılmıyasın

Tanrım senden özge sevmezem gayri

Şöyle aşık dilinden bunu YUNUS

Eğer aşık isem ölmezem gayri



Yunus Emre



Bir Gün Maksadın Bulur Gerçeklik ile Gelen



Ey bana iyi deyen adımı sufi koyan

Acep sufi mi olur hırka ile taç giyen



Başıma taç urundum halka sufi göründüm

Dışıma hırka giydim içim bir kuru kova



Bu dilim zikir söyler gönlüm fesat fikreyler

Git böyle mi zikreyler Hakk'i aşk ile seven



Gözüm yolun gözetmez kulak işidir tutmaz

Dilim yerinde yatmaz da'viler kılar yalan



Yunus gumansız bilir yalancı yolda kalır

Bir gün maksadın bulur gerçeklik ile gelen



Yunus Emre



Anun Keremi Çokdur Sen Etduğun Ol Etmez

Sufiyem halk içinde tesbih elimden gitmez
Dilim ma'rifet söyler gönlüm hiç kabul etmez

Hoş dervisem sabrum yok dilumde inkarum Çok
Kulağumdan gireni hergiz özüm işitmez

Görenler elim öper taç u hırkama bakar
Şöyle sanurlar beni zerrece günah etmez

Dışım dervi icum boş tatlu gözüm hoş
İlla ben etduğumi dinen densüren etmez

Yunus eksukluğuni Allah'una arz eyle
Anun keremi çokdur sen etduğun ol etmez

Yunus Emre

Aşkın Odu Ciğerimi Yaka Geldi, Yaka Gider

Aşkın odu ciğerimi yaka geldi, yaka gider
Garip başım bu sevdayı çeke geldi, çeke gider

Kar etti firak canıma, âşık oldum sultanıma
Aşk zincirin dost boynuma taka geldi, taka gider

Sadıklar durur sözüne, gayri görünmez gözüne
Bu gözlerim dost yüzüne baka geldi, baka gider

Bülbül eder âh ü figan, hasret ile yandı bu can
Benim gönülcüğüm, ey can, çıka geldi, çıka gider

Âşık Yunus der sözleri, efgan eder bülbülleri
Dost bağçesinde gülleri, koka geldi, koka gider

Yunus Emre



Selam Olsun

Bu dünyadan gider olduk
Kalanlara selam olsun
Bizim için hayır dua
Kılanlara, selam olsun

Ecel büke belimizi
Söyletmeye dilimizi
Hasta iken halimizi
Soranlara, selam olsun

Tenim ortaya açıla
Yakasız gömlek biçile
Bizi bir asan vech-ile
Yunanlara, selam olsun

Azrail alır canimizi
Kurur damarda kanımız
Yuyacağın, kefenimiz
Saranlara, selam olsun

Sala verile kasdımıza
Gider olduk dostumuza
Namaz için üstümüze
Duranlara, selam olsun

Dünyaya gelenler gider
Hergiz gelmez yola gider
Bizim halimizden haber
Soranlara, selam olsun

Miskin Yunus söyler sözün
Yas doldurmuş iki gözün
Bizi bilmeyen ne bilsin
Bilenlere, selam olsun

Yunus Emre



Ali Almış Sancağını Eline

Ali almış sancağını eline

Çekilip giderler mahşer yerine

Hasan'ı Hüseyn'i almış yanına

Ah ümmetim deyu ağlar Muhammed



Kıyamet kopıcak canlar uyanır

Kamil derviş mürşidine dayanır

Yüzün yere koymuş Hak'ka yalvarır

Ah ümmetim deyu ağlar Muhammed



Üryan olmuş yatar o zayıf tenler

Sararmış benizler söylemez diller

Mahşer yerine cem olmuş erenler

Ah ümmetim deyu ağlar Muhammed



Yunus eder gelin kadrin bilelim

Fırsat elde iken tevhid edelim

Ruhu için salavat getirelim

Ah ümmetim deyu ağlar Muhammed

Yunus Emre



Şol Cennetin Irmakları

Şol Cennetin ırmakları
Akar Allah deyu deyu
Çıkmış İslam bülbülleri
Öter Allah deyu deyu

Salınır Tüba dalları
Kur'an okur hem dilleri
Cennet bağının gülleri
Kokar Allah deyu deyu

Kimi yiyip kimi içer
Hep melekler rahmet saçar
İdris nebi hulle biçer
Diker Allah deyu deyu

Altındandır direkleri
Gümüştendir yaprakları
Uzandıkça budakları
Biter Allah deyu deyu

Aydan arıdır yüzleri
Misk-ü amberdir sözleri
Cennet'te huri kızları
Gezer Allah deyu deyu

Hakka aşık olan kişi
Akar gözlerinin yaşı
Pür nur olur içi dışı
Söyler Allah deyu deyu

Ne dilersen Hak'tan dile
Kılavuzla gir bu yola
Bülbül aşık olmuş güle
Öter Allah deyu deyu

Açıldı gökler kapısı
Rahmetle dolu hepisi
Sekiz Cennet'in kapısı
Açar Allah deyu deyu

Rıdvan-dürür kapı açan
İdris-dürür hulle biçen
Kevser şarabını içen
Kanar Allah deyu deyu

Miskin Yunus var dostuna
Koma bu günü yarına
Yarın Hakk'ın divanına
Varam Allah deyu deyu

Yunus Emre

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1392
favori
like
share
canisi66 Tarih: 29.11.2006 11:39
paylasim icin tsler, yuregine saglik
aloneman09 Tarih: 25.11.2006 23:26
Paylaşımın için teşekkürler...
fikret336 Tarih: 24.11.2006 15:42
paylaşım için teşekkürler
deniz127 Tarih: 29.08.2006 09:13
emeklerine sağlık... Allah razı olsun...
hakan80 Tarih: 24.08.2006 15:06
Allah razı olsun..güzel bir paylaşım
missx Tarih: 24.08.2006 14:46
Allah razı olsun..güzel bir paylaşım olmuş..
hakan80 Tarih: 24.08.2006 02:44
harika bir paylaşım
adile84 Tarih: 23.08.2006 16:17
harika bir paylaşım emeğinize sağlık
by_ufuk Tarih: 05.09.2005 01:29
gerçekten güzel yorucu bir çalışma olmuş,ellerine sağlık...