Burak Yılmaz, sezon başında Takımımıza transfer olan ve özellikle oynadığı ilk maçlarda üstün bir performans göstererek, beğeni kazanan genç futbolcularımızdan... Zaman zaman yedek kalmış olsa da, gerek genç yaşı gerekse yetenekleri nedeniyle Camiamızın ondan büyük beklentileri var. Biz de bu sayımızda Milliyet Gazetesi;nin Beşiktaşlı yazarı Nilay Yılmaz ile genç futbolcumuzu bir araya getirdik. İşte BJK Nevzat Demir Tesislerinde iki idman arasında bir araya gelen ikilinin sıcak sohbeti...

N.Yılmaz: Konyaspor maçıdan önce bir açıklaman olmuştu... Hayallerinin bittiği yer Beşiktaş mı gerçekten?
B.Yılmaz: Beşiktaş;a ilk geldiğimde Hayallerimin son noktasına ulaştım diye düşünüyordum ve maçtan sonra o anki heyecanla, mutlulukla bunları söyledim. Burada olmaktan çok mutluyum ama tabii ki insanların hayalleri bitmemeli. Benimkiler de bitmedi...
N.Yılmaz: 104 yıllık bir kulüpte, Beşiktaşta futbol oynuyorsun. İnönü Stadına ilk çıktığındaki duyguların nelerdi?
B.Yılmaz: İnanın bu kelimelerle anlatılamayacak, bambaşka bir duygu. Shakhtar Donetsk maçıydı ve bir tane de gol atmıştım. Çok mutlu ve heyecanlıydım. Ayaklarım titriyordu.

N.Yılmaz: Büyük takım oyuncusu olmaya alıştın mı, yoksa hala sahaya çıktığında kendini bir rüyadaymış gibi hissediyor musun?
B.Yılmaz: Beşiktaşa alışmak başka bir şey, sahaya çıkıp heyecanlanmak başka bir şey...
Hala hangi maç olursa olsun İnönü Stadına çıktığımda ayaklarım titriyor. Umuyorum ki; seneler sonra da
aynı şeyleri hissetmeye devam edeceğim.

N.Yılmaz: Bazı dönemlerde gollerinle takıma hayat verirken, bazı dönemlerde suskun kalıyorsun. Sen kendindeki performans düşüklüğünü neye bağlıyorsun?
B.Yılmaz: Açıkçası geldiğim ilk zamanlarda çok yüksek bir tempoya girmiştim ve vücudum alışık olmadığı için bunu kaldıramadı. Beraberinde de performans düşüklüğü geldi. Ama ligin ikinci yarısında böyle bir şey olacağını düşünmüyorum. Çünkü hem maçlarımızın sayısı azaldı hem de bu tempoya alıştım.

N.Yılmaz: Peki sen kendini futbolcu olarak nasıl buluyorsun?
B.Yılmaz: İlk yarıdaki performansımı, 2. Ligden gelmiş genç bir futbolcu için iyi buluyorum. Eminim ki, benden beklentiler daha fazla ama bunlara da zamanla cevap vereceğim. Tabii ki eleştiriler de yapılıyor ama benim vicdanım rahat.

N.Yılmaz: Çağımızın futbol anlayışında duran toplar ve uzaktan atılan goller çok önemli. Senin de uzaktan şutların ve gollerin var. Bu açıdan bakarsak, kendine çağımızın futbolcusu diyebilir misin?
B.Yılmaz: Bu çağda oynuyorsam, tabii ki bu çağın futbolcusuyum (gülüyor). Ama tabii ki çok eksiğim var. Bunları gidermek için çalışıyorum.

N.Yılmaz: Nedir bu eksiklikler?
B.Yılmaz: Teknik Direktörümüz Tigana’nın da söylediği gibi defansif yönüm gerçekten zayıf. Çünkü hiç alışık olmadığım bir yerde oynuyorum. Bu bölgede oynadığım sürece de, defansif yönümü geliştirmem gerekiyor.

N.Yılmaz: Son yıllarda büyük umutlarla alınan ama beklentileri karşılayamayan genç futbolcular izledik. Sen kendini değerlendirirken bu örnekleri göz önüne alıyor musun?
B.Yılmaz: Tabii ki önümde önemli örnekler var ama ben hiçbir zaman kendimi başkalarıyla bir tutmuyorum. Çünkü herkesin karakteri farklıdır.
Ben buraya geldiysem, hem yeteneklerimin hem çalışkanlığımın hem de şansımın yardımı oldu. Çalışmaya devam ediyorum ve nereye geleceğimi birkaç sene sonra hep beraber göreceğiz.
N.Yılmaz: Konyaspor maçında eline çarpan top gol olduktan sonra çok eleştirildin. Geriye dönüp baktığında neler düşünüyorsun? Keşke hakeme gidip söyleseydim diyor musun?
B.Yılmaz: Samimi konuşmak gerekirse; hangi futbolcu o durumda olursa olsun, gidip bunu hakeme söylemez. Belki bana isim vererek, Şu futbolcu böyle yaptı diyebilirsiniz. Ama lütfen kimse herhangi bir maçla İnönü Stadındaki maçı kıyaslamasın. Bu akıllara zarar bir karşılaştırma olur. Tabii ki benim de tecrübesizliğimden kaynaklanan bir hata oldu. Kabul ediyorum. Zaten aynı şey bir daha başıma gelirse gidip hakeme söylerim. Çünkü söylemezsem başıma kötü şeyler geleceğini anladım.

N.Yılmaz: Başına kötü şeyler gelmez belki ama Beşiktaş taraftarı sana yan gözle bakabilir...
B.Yılmaz: O anda, Bunu gidip hakeme söylersem ve maç kötü biterse her şey çok daha kötü olabilir diye de düşünüyorsunuz. O, anlık bir duygu ve kararınızın sizi nereye götüreceğini tam olarak bilemiyorsunuz. Ayrıca liglerimizde sürekli böyle goller oluyor. Hatta o hafta başka bir büyük takımın futbolcusu da elle gol attı ama kimse bu kadar konuşmadı. Belki de söz konusu Beşiktaş olduğu için ve o zamanlar iyi oynadığım için bu kadar üstüme geldiler. Ama bu çocuk konuşmalardan yıprandı ve artık bu konuyu kapatsınlar.

N.Yılmaz: Beşiktaş;a transfer olduğun günden beri tesislerde kalıyorsun ama özel hayatın sürekli gündemde. Bu seni rahatsız ediyor mu?
B.Yılmaz: Bunlar gerçekten çok ayıp şeyler. Eskiden, Beşiktaş gibi hayallerinin takımına gelmiş bir futbolcu niye üzgün olur ki? diye düşünüyordum. Ama artık bu soruların cevaplarını bulabiliyorum. Rica ediyorum; kimse benim gece hayatım olduğunu söylemesin. Öyle bir şey asla yok. Söyleyecek olan varsa da bunu belgelesin. Gerçi bu saatten sonra, futbol dışında herhangi bir konuyla ilgili kimin ne yazdığı umrumda değil. Hiçbir yayın organını izlemeyeceğim, dinlemeyeceğim ve okumayacağım.

N.Yılmaz: Peki bekar ve yakışıklı bir futbolcu olarak, ilgiden hoşnut musun? Bazen rahatsızlık duyduğun ya da kimsenin seni tanımadığı yerlere gidip eğlenmek, dağıtmak geliyor mu içinden?
B.Yılmaz: İnsanların bana yaklaşıp ilgilenmesi hoşuma gidiyor. Ben de elimden geldiğince kırmamaya çalışıyorum. Ama hiçbir zaman yalnız başıma bir yere gidip dağıtmak istemedim. Çünkü kendini bilen bir insanım ve gidip insanların içinde de oturabilirim.

N.Yılmaz: Yılmaz Vural senin için Forvet arkasında oynatıyordum. Sağ kanatta markaj altında olduğu için fazla verimli olamıyor. Çalışırsa daha başarılı olur diyor...
B.Yılmaz: Yılmaz Vurala çok saygı duyuyorum ve seviyorum. Geçen sene bana hem hocalık hem de babalık yaptı. Ona çok teşekkür ediyorum ama Beşiktaş gibi bir kulüpte, Forvette, forvet arkasında ya da sağ kanatta oyanamak istiyorum; gibi şeyler tartışılmaz.
Beşiktaş için gerekirse sağ bek bile oynarım. Tigana şu anda sağ kanatta görev veriyor. Belki zaman zaman başarılı olamıyorum ama elimden geleni yapıyorum. Yılmaz hocamın dediği gibi de çalışmaya devam edeceğim.

N.Yılmaz: Abdullah Avcı ise Burak'ın iyi bir ön libero veya stoper olacağını iddia ediyorum. Çabuk ve top tekniği var dedi katıldığı bir programda... Bunun için ne diyeceksin?
B.Yılmaz: Yılmaz Vurala nasıl saygı duyuyorsam, Abdullah Avcıya da o şekilde saygı duyuyorum. Eğer yarın bana defansif bir görev verilirse orada da iyi oynamaya çalışırım.

N.Yılmaz: Ertuğrul Sağlam, Toshack döneminde stopere çekildiğinde buna isyan ettiğini ama antrenör olduğunda bunun meyvelerini almaya başladığını belirtmişti. Senin de alışık olmadığın mevkiilerde oynatılman söz konusu ve bu basında Tiganayı eleştirmek için kullanılan konulardan biri. Sen farklı mevkiilerde oynarken bunun futbolunu olgunlaştıracağını düşünüyor musun?
B.Yılmaz: Evet, düşünüyorum. Zaten Tigana da sağ kanatta oynamamın bana çok şeyler katacağını söylemişti. Şu anda beni olgunlaştırıp olgunlaştırmadığını bilmiyorum ama uzun zaman sonra bunu hep beraber göreceğiz. Zaten Teknik Direktörümüzün de tecrübeleri ortada... Ona inanıyorum ve güveniyorum.

N.Yılmaz: Takımda özellikle çok iyi anlaştığın bir ya da birkaç oyuncu söyleyebilir misin?
B.Yılmaz: İlk geldiğim günden beri çok iyi anlaştığım, bana ağabeylik yapan, her şeyimle ilgilenip bana yardımcı olan kişi İbrahim Toraman. Takımdaki herkesle aram iyi ama İbrahim Toramanın ayrı bir yeri var. Ona da buradan çok teşekkür ediyorum.

N.Yılmaz: Peki sahada birlikte oynamaktan çok keyif aldığın, en iyi anlaştığın futbolcu kim?
B.Yılmaz: Takımdaki herkes çok iyi futbolcu ama ben Delgadoyla oynamaktan çok zevk alıyorum. Belki birbirimizi iyi anladığımızdan kaynaklanıyor.

N.Yılmaz: Geçmiş dönemlerde Beşiktaşta oynamış yerli ve yabancı isimlerden “Keşke beraber oynasaydım dediklerin var mı?
B.Yılmaz: Yerlilerden Sergen Yalçın;la beraber oynamak isterdim. Çünkü küçüklüğümden beri Sergen Ağabey benim idolümdü. Kişiliğini de çok dürüst bulduğum bir insan. Yabancı olarak da Amokachiyi söyleyebilirim. Hem oyun stilini hem hareketlerini çok beğeniyordum. Açıkçası ona hastaydım (gülüyor.)

N.Yılmaz: Beşiktaşa gelmeden önce izlediğin ve seni en çok sevindiren Beşiktaş galibiyeti hangisiydi?
B.Yılmaz: Onun cevabı belli; Fenerbahçeyi Kadıköy;de 3-4 yendiğimiz maç.

N.Yılmaz: Babanın mevkiisi olduğu için hiç kaleciliği düşündün mü futbola başlarken?
B.Yılmaz: Hayır, hiç düşünmedim.

N.Yılmaz: İdmanlarda kaleye geçtiğin oluyor mu?
B.Yılmaz: Bazen zevk olsun diye geçiyorum ama çok sık değil.

N.Yılmaz: Demek istediğim şu ki; senden bir Kadıköy Panteri olur mu?
B.Yılmaz: Gerekirse kaleye geçerim ama öyle bir durumda beni tercih edeceklerini sanmıyorum (gülüyor).

N.Yılmaz: Sence yurt dışında oynayan en başarılı Türk futbolcusu kim?
B.Yılmaz: Bence en iyisi Emre Belözoğlu...

N.Yılmaz: Kendini burada ispatladıktan sonra gitmek istediğin Avrupa takımı var mı?
B.Yılmaz: Bunun için çok erken. Burada yapmam gereken çok iş var daha. Bu nedenle düşünmeye bile fırsatım olmadı henüz.

N.Yılmaz: Dünya genelinde en çağdaş futbolu oynayan takım hangisi sence? Örnek aldığın yabancı bir futbolcu var mı?
B.Yılmaz: Bence en çağdaş futbolu Chelsea oynuyor. Örnek aldığımı söyleyemem ama Kaka;yı izlemekten büyük keyif alıyorum.

N.Yılmaz: Sence en iyisi hangisi; Pele, Maradona, Cruyff, Zidane
ya da başka bir isim?
B.Yılmaz: Bence Maradona... Çünkü daha bireysel ve göze hoş gelen bir futbol oynuyordu.

N.Yılmaz: Futbolcu olmasaydın ne olurdun?
B.Yılmaz: Beden Eğitimi Öğretmeni olmak isterdim.

N.Yılmaz: Hayatta özgürlüğün ya da güven duygusunun ikileminde kalsan tercihin hangisinden yana olur?
B.Yılmaz: Kesinlikle özgürlüğümü seçerim.

N.Yılmaz: Spor medyasını nasıl buluyorsun? Takip etmeye çalıştığın köşe yazarları var mı?
B.Yılmaz: İlk geldiğim zamanlarda gazete okuyordum ama bundan sonra okumayı düşünmüyorum. Çünkü yazılanlardan çok etkileniyorum. Çoğu kişi, gördüğünü değil, görmek istediğini yazıyor. Bu nedenle spor medyası hakkında herhangi bir yorum yapmak istemiyorum.

N.Yılmaz: Futbol dışında Burak Yılmaz neler yapar?
B.Yılmaz: Tesislerde kalıyorum ve boş zamanım olduğunda bazen dışarıda yemek yiyorum. Ara sıra sinemaya da gidiyorum. Bunun dışında hayatım futbol.

N.Yılmaz: Peki Burak Yılmazın kişiliğini belirleyen temel özellikler nelerdir?
B.Yılmaz: Öncelikle çok duygusalım. Her şeyi fazla kafama takıyorum. Ayrıca çok çabuk sinirlenirim. Biraz agresif bir insanım.

N.Yılmaz: Beşiktaş taraftarını sen de gayet iyi tanıyorsun. Haber dergilerine, televizyon programlarına, panellere konu olan bir tribün yapılanması var.
Sence en büyük farkı ne Beşiktaş taraftarının?
B.Yılmaz: Onlar bambaşka... Böyle bir taraftar grubu hiçbir yerde görmedim. Zaten yurt dışından gelen taraftarlar dahil herkes onları takdir ediyor. Takımlarını çok sevmeleri, onları diğer taraftarlardan ayıran en önemli özellik bence.

N.Yılmaz: Son olarak taraftara söylemek istediğin bir şey var mı?
B.Yılmaz: Şunu bilsinler ki; her şey daha iyi olacak. Biz onları üzdük ama bundan sonra üzmeyeceğiz. 2-3 maç arka arkaya galibiyet serisi yakaladıktan sonra her şey onların istediği gibi olacak. Beraberce el ele vererek, çok güzel yerlere geleceğimize inanıyorum.

N.Yılmaz: Teşekkür ederim.
B.Yılmaz: Ben teşekkür ederim.



Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2619
favori
like
share
besiktasli_1903 Tarih: 14.02.2007 23:43
Haberler icinsaol
BLaCK-EaGLe Tarih: 14.02.2007 23:08
haber için saol
GeCeKoRKuSu Tarih: 14.02.2007 22:38
haber için saol arkadaşım