Aşk Kazanmalı...

Siyahlar icindeki gencin gozlerindeki ışık solmuştu. Icinde herhangi bir umut kalmamıştı. Umutsuz insan; korkusuz insandır. Ve korkusuz insan yaşayacak gucu bulamaz. Kalemi eline aldı. Elinde dosya kagıdı kalmamıştı. O yuzden yazacaklarını bilgisayara yazmaya karar verip kalemi bıraktı.

EDIT:

Yanlız kaldıgımda aklıma duşunceler dolar, hayallerde onlara eşlik eder. Hayaller; Aerola hakkındadır; tabii duşuncelerde. Hayaller guzel ve sıcaktır, beraber oldugumuz harika bir dunya duşlerim. Umudun oldugu, ışışı oldugu.

Ne var ki duşunceler cirkin ve soguktur; gene de ne yazık ki gercektir.

"Asla onunla bir daha beraber olamayacagım"

Aşk kadar guzel; ama aynı zamanda acı verici bir duygu olabilirmiş Sanmıyorum. Her turlu olum acısını aklımdan cıkarabiliyorum, lanet olası agrıları aklımdan cıkabiliyorum ama onu aklımdan cıkarıyorum.

Ona artık kızgın ya da kırgın degilim. Hareketlerinin sonucunu tahmin edemedi. Belki de sevmedi bilmiyordum. şu ana kadar. Artık biliyorum.

"Sevdi belki de hala seviyor"

Bunun icin umutlanacak kadar ahmak degilim. Bir cok şey olabilirim fakat asla ahmak olmadım.

Son zamanlarda bu konuda cok duşundum. Bence sevdi ve icindeki bir parca hala beni seviyor. Fakat tum sevgisini bilincinin ulaşamayacagı yere atmış. Cıkartılması icin mucadele etmesi gerek. Bu mucadeleyi vermeyecek. Gene de onun icin tum kalbimle diliyorum ki; gelecekte bunun pişmanlıgını duymaz. Hayat geri getiremedigimiz anların pişmanlıkları ile doludur.

Bir melegi şeytana ceviren; umudu alıp bir insanı karanlıga goturen de aşktır, sonsuzlukta dayanma gucu verende.

Gercek ile hayal neden birbiri ile bu kadar uyumsuz; Ve gercek neden bu kadar acık

Işe yarayacagını bilsem Tanrı'ya dua ederdim.

Işte bana bir ninni gozlerimi kapatmam icin.

Işte bana bir ninni ruyamda onu gormek icin.*

O ki; doganın yarattıgı muhteşem bir portre gibiydi. Her ayrıntısı uzerinde farklı bir ışıkla calışılmış, her ışışa farklı, insanın icini ısıtan renkler verilmiş.

Teni guneşin yakmaya kıyamayacagı kadar beyaz ve narindi. Altın rengine yakın sacları adını renginden alırmış gibi yuzunun etrafında altın bir ışık halesi yaratıyordu.

Ama en onemlisi gozleriydi. Icindeki sonsuz ruhani ışıgı etrafı aydınlatarak yayan koyu kahverengi gozleri. Umudun ışıgıyla insanları aydınlatan gozleri.

Ve onu gordugum an duşundugum tek şey Tanri'nın harika bir iş cıkarttışıydı. Ve ENTER'A bastı. Aniden uzun zamandır onu yoklayan dayanılmaz baş agrıları buzdan bıcak gibi alnına saplandı.

Bayıldı ve bilincini kaybetti.

Ruyalar diyarına, gercek olamayacak kadar guzel olan ruyalar diyarına yolculugu başlamıştı.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 399
favori
like
share
ozlems_o Tarih: 24.02.2007 17:02
teşekkürler canım
asya_kartal Tarih: 24.02.2007 11:33
paylaşım için teşekkürler...
milkboy Tarih: 23.02.2007 21:43
düşünde kanla yoğurur yitmişliğin harmanından elde ettiğin ununu...
göğsünün kafesinde beslediğin çocuğa siyanür bir süt bırakır...
gözlerinini hazametine ağlak bir yaşlı kadın gibi oturur...
aşk kazanırken kaybeder, kaybederken kazanır...