Genetik faktörlerin yanı sıra yetersiz sıvı alımının meydana getirdiği böbrek taşıyla ilgili yeni bulgular süt, yoğurt ve peynir gibi gıdaların taş oluşumunu artırdığı inanışını çürütüyor.
Genetik faktörlerin yanı sıra yetersiz sıvı alımının meydana getirdiği böbrek taşıyla ilgili yeni bulgular süt, yoğurt ve peynir gibi gıdaların taş oluşumunu artırdığı inanışını çürütürken, son yıllarda ülkenin birçok yerinde yaygınlaşan tedavi yöntemleri, hastaların iyileşme sürecini hızlandırıyor.

Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Klinik Şefi Doç. Dr. Ali Ünsal, böbrek taşının oluşumuyla ilgili eski inanışlar terk edilirken, son yıllarda yeni tedavi yöntemleri geliştirildiğini bildirdi. Yetersiz sıvı alınmasına bağlı olarak idrarda yoğunluğu artan kalsiyum ve oksalat gibi maddelerin birleşerek kristal haline geldiğini, bu kristallerin birleşmesiyle de taş oluştuğunu anlatan Ünsal, böbrek veya idrar yollarında doğuştan bir anomali veya enfeksiyon bulunması halinde ise taş oluşumunun daha hızlı olduğunu söyledi.

Böbrek taşının oluşumunda genetik faktörlerin de önemli olduğunu ifade eden Ünsal, ''Ailesinde taş hastalığı olanlarda bunun oluşma riski daha yüksektir'' dedi. Son zamanlarda elde edilen bulguların bazı eski inanışları çürüttüğünü anlatan Ünsal, şunları kaydetti: ''Yıllarca süt, yoğurt, peynir gibi yüksek oranda kalsiyum içeren gıdaların taş oluşumunu artırdığına inanılırdı. Bu hastalara kesinlikle bu tür gıdalardan almamaları öğütlenirdi. Oysa yapılan son araştırmalar bunun yanlış olduğunu kanıtladı. Artık hastalara bu gıdaları yasaklamıyoruz. Bunun yanı sıra, hastalarımıza günde 2-2.5 litre sıvı almalarını, hayvansal proteinleri azaltmalarını ve tuzsuz gıdalar almalarını öneriyoruz.''

EDAVİ YÖNTEMLERİ

Küçük böbrek taşlarının ameliyatsız, taş kırma yöntemiyle tedavi edilebildiğini kaydeden Ünsal, 2 santimetreden büyük taşlar için ise cerrahi tedavi yöntemi uygulandığını bildirdi. Türkiye'de ilk kez 5-10 yıl önce uygulanmaya başlanan, son zamanlarda daha fazla yaygınlaşan ''Perküton nefrolitotomi'' adı verilen kapalı böbrek taşı ameliyatıyla herhangi bir kesi olmadan hastanın böbrek taşının çıkarıldığını belirten Ünsal, kesi yapılarak yapılan eski yönteme göre bunun birçok avantajı olduğunu söyledi. Bu yöntemle, bir iğne yardımıyla bir santimetre kadar genişletilerek açılan yoldan böbreğe ulaşıldığını, küçük parçalara ayrılan taşların bu yoldan dışarıya çıkarıldığını anlatan Ünsal, ''Bu yöntemde bir kesi olmadığı için hasta 1-2 gün içinde normal yaşamına dönebiliyor'' dedi. Ünsal, yöntemin ilk kez ameliyat olacaklara uygulanabildiği gibi, daha önce eski yöntemle benzer bir operasyon geçirenler için de uygun olduğunu bildirdi.

ANKARA'DA 2 DEVLET HASTANESİNDE UYGULANIYOR

Ünsal, bazı tıp fakültelerinde de yapılabilen kapalı böbrek taşı ameliyatının, Ankara'daki devlet hastaneleri içinde sadece Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesinde uygulandığını kaydetti. Ali Ünsal, bu yöntemle böbrek taşı alınan hastaların, operasyon sonrasında hiçbir acı hissetmediklerini ve normal yaşamlarına çok kısa bir sürede dönebildiklerini ifade etti.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 493
favori
like
share
ozlems_o Tarih: 01.03.2007 20:56
günde gerçekten 2-3- lt su içmek gerek ben neden hiç susamıyorum bilmiyorum aklıma bile gelmio su içmek

neyse teşekkürler canım
DİDEM Tarih: 01.03.2007 20:29
günde 2 veya 3 litre su içmek gerekiyor
arwen Tarih: 01.03.2007 12:46
ah ahh o susuzluk yüzünden
böbrek ağrısı denen o illeti bizzat çekmiş biri olarak
şunu derim
su içinde yeterki o ağrıyı çekmeyin :79:
ha şeyi bilmiyordum bak iğneyle bir santimlik bi yol açılıp oradan taş alındığını
ilginç ve ee doğal olarak hasta hemen toparlıyorsa kendini güzel bişi bu
bide demekki ne yapıyormuşuz dayan süte yoğurta
sağol SU-PERISI bilgiler için