* İHTİYAT *

Korumak günaha düşmekten sakınmak, herhangi bir konuda ileriyi düşünerek tedbirli olmak, ölçülü davranmak.Allah haklarıyla ilgili konularda ihtiyatla hareket etmek caiz, kul haklarıyla ilgili konularda ise caiz değildir.Meselâ namaz insanlar üzerinde Allahın bir hakkıdır. Kılman bir namazın sahih olup olmadığı fıkıh açısından şüpheli ise ihtiyatla hareket edilip bu namazın iade edilmesi, yani yeniden kılınması gerekir. Çünkü üzerinde gerekmeyen bir şeyi eda etmek üzerine gerekeni terketmekten daha iyidir.Halbuki kul haklarıyla ilgili bir konuda meselâ, tazminat ödenip ödenmeyeceği şüpheli olan bir durumda ihtiyatla hareket edilip tazminat ödenmesi gerekmez, çünkü şüpheli ile tazminat ödenmez, kesinlik olması gerekir Diğer yandan ayet veya hadisle konuları had cezalan şüphe hâlinde düşer. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
* Gücünüzün yettiği kadar, şüphelerle hadleri düşürünüz *
Burada, şüphe bulunduğu halde cezanın uygulanması ihtiyat sayılmaz.Haramla tedavide, müslüman doktorun gâlib zannı, haramı helâl kılar. Burada zaruretler sakıncalı olan şeyleri mübah kılar kuralı işletilir.İhtiyada uyuyorum diye tedaviden kaçınmak caiz değildir. Çünkü Kuranı Kerimde;
* Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız *
buyurulmuş, Hz. Peygamberde
* Tedâvî olunuz *
buyurmuştur.Bazı İslâm bilginlerine göre, su bulamayan kimsenin vakit namazını kaçıracağından korkması hâlinde, teyemmüm edip, namazı kılması, daha sonra kaza etmesi daha ihtiyatlıdır. Çünkü borçtan yüzde yüz kurtulmayı ifade eder.Başka bir örnek öğle ve ikindi namazlarının vakti meselesidir. Ebû Hanîfe'den gelen sağlam görüşe göre,
* Öğlenin vakti güneşin zevalinden, yani gökyüzünün ortasından batıya meylettiği zamandan, gölgenin iki misli olduğu ana kadardır *
Ancak Ebû Hanîfeden başka bir rivayete, Ebû Yûsuf, Züfer ve İmam Şafiî, İmam Mâlik ve İmam Ahmed b. Hanbele göre, öğlenin vakti, gölge bir misli oluncaya kadardır. Diğer yandan, Ebû Hanîfeden;
* Eşyanın gölgesi bir misli olunca öğlenin vakti çıkar, fakat iki misli olmadıkça ikindinin vakti girmez *
görüşü de nakledilmiştir. Bu duruma göre, bir misli ile iki misli arasında şüpheli ve boş bir vakit var, demektir: Bu ihtilafı çözmek ve sonuçtan emin olmak için ihtiyatlı davranmaktan tavsiye edilmiştir. Burada ihtiyat; öğleyi gölge bir misli oluncaya kadar geciktirmemek, ikindiyi de iki misli olmadan kılmamaktır. Böylece bu iki namaz ittifakla vakitlerinde eda edilmiş olur. Ancak şüpheden kaçınmak endişesiyle her ihtilaflı olan konuda ağır olanını almak ihtiyat sayılmaz ve İslâmın
* Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız *
prensibiyle bağdaşmaz İhtilaflı olan konularda yapılacak olan şey, delillerin incelenmesidir. Daha sağlam delil ortaya çıkınca ona göre amel edilir. Bu araştırmayı kişi, kendisi yapamıyorsa
* Eğer siz bilmiyorsanız, bilenlerden sorun *
diye buyuruları ilahî emre göre o konuda uzman bir bilgine sorarak, sonuca ulaşılabilir.

Kaynak :
* Debûsî, Tesîsün
* Ebû Dâvud, Salât, 114
* Tirmizi, Hudûd, 2
* Bakara, 2/195
* Tirmizî, Tıb, 2
* Ebû Dâvud, Tıb, I, 11
* İbn Mâce, Tıb, 1
* Reddül Muhtâr
* a.g.e, I, 359
* Buhârı, İlm, II, Meğâzî, 60 Edeb, 80
* Müslim, Cihâd, 4
* Ebû Dâvud, Edeb, 17
* Nahl, 16/43

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 469
favori
like
share
elma kurdu Tarih: 18.11.2007 16:22
paylşım için teşekkürler
matrakSsS Tarih: 12.05.2007 08:31
Allah razı olsun
konan_1997 Tarih: 02.04.2007 15:59
sağol
flatron44 Tarih: 05.03.2007 11:26
Allah razı olsun kardeş ellerine sağlık...