Saçlarını kazıtmış, spor salonlarında kaslarını geliştirmiş, 'dünya umurumda değil' gülümsemesini dudaklarına kondurmuşsa da aslında pek de Hollywood'un klasik star figürlerinden birisi değil. Onu ünlü yapan "Hızlı ve Öfkeli" ya da "Yeni Nesil Ajan"daki imajından taviz vermiş de değil. Aslında yazıp yönettiği kısa ve uzun iki filmle sinema dünyasına giren Vin Diesel her zamanki cazibesiyle "Riddick'in Günlükleri" filmiyle sinemalarımızda.


Biz Vin Diesel'i çok sevdik. Yakışıklı değil, en azından klasik anlamda. Hollywood'un pazarladığı 'yeni nesil' star ölçütlerine bile uygun değil. Ama tam da "Hızlı ve Öfkeli" ("The Fast and the Furious", 2001) ya da "Yeni Nesil Ajan"daki ("XXX") imajıyla bire bir örtüşen 'dünya umurumda değil' ifadesini taşıdığı 'yaramaz sert çocuk' tiplemesini bağrımıza bastık, basma kalıp star klişesini onunla aşmaya çalıştık.


Vin Diesel adı yakın bir zamana kadar çoğumuz için çok da fazla bir anlam ifade etmiyordu. Sürekli 'star yaratan' Hollywood'un belki de bu denli ilgi göreceğini önceden çok da umut etmediği, ama yine de bir bildiği vardı ki yatırım yaptığı Diesel, B tipi filmlerin mevzusunun birinci sınıf özel efektlerle toparlandığı aksiyon filmi "Hızlı ve Öfkeli" ile bir anda manşetlere oturdu. Peki kimdi bu Vin Diesel?

Öncelikle özel yaşamı hakkında konuşmayı pek sevmiyor. Biraz araştırdığımızda çeşitli rivayetlerle karşılaşıyoruz. Mesela biyolojik babasını hiç tanımamış. Üvey babası ise drama öğretmeni. Yüzde yüz doğru olan şey ise annesinin astrolog olması. Üniversite eğitimini sinema uğruna yarıda bırakıyor ve 1994 tarihinde yazıp, yönetip, başrolde yer aldığı "Multi-Facial" adlı kısa filmi yapıyor. Sonunda 31 yaşına geldiğinde Steven Spielberg'in dikkatini çekiyor ve ünlü "Er Ryan'ı Kurtarmak" ("Saving Private Ryan", 1998) adlı filmde rol almayı başarıyor. Bundan sonra Vin Diesel'in Hollywood'daki kariyeri hız kazanıyor.

Hakkında okuduğumuz bilgilere (ya da rivayetlere) göre aslında Vin Diesel'in şansı yedi yaşındayken onu buluyor. Arkadaşlarıyla gizlice girdiği bir tiyatro salonunu 'talan' ederken tiyatro sahibi onları yakalıyor ama cezalandırmak yerine oyununda onlara rol veriyor ve hatta günde 20 dolar ödüyor. Tiyatrocu üvey babasının sayesinde tiyatro sahnelerinde oyunculuk hevesini de tatmin eden Vin, 17 yaşına geldiğinde ise beyzbolda başarılı bir sporcu olarak öne çıkıyor. Liseden sonra ise İngiliz edebiyatı okumak için üniversiteye başlıyor. Oyunculuk aşkı uğruna okul terk ediliyor, ama tiyatro sahnesinden Hollywood'da gelmek pek de işe yaramıyor. Bir yıl oralarda çabaladıktan sonra çaresiz New York'a dönüyor. Annesi ona Rick Schmidt'in yazdığı 'Kullanılmış araba fiyatına filmler' adlı bir kitap hediye ediyor ve ilk kez Vin'in aklına artık kariyerini kendi kontrolü altına almak ve kendi filmlerini çekmek fikri geliyor. O da bir aktör olarak deneyimlerini anlattığı Multi-Facial adlı filmi yapıyor. Üç bin dolara ve üç günde çektiği bu film, 1995 Cannes Film Festivali'ne kabul ediliyor.

Biriktirdiği 50 bin dolarla Los Angeles'a dönen Vin Diesel, ilk uzun metrajlı filmi "Srays"i çekiyor 1997'de. 1997 Sundance Film Festivali filmi kabul ediyor ve film bu festivalde büyük ilgi topluyor; ama gariptir ki, filmi dağıtmak üzere kimse satın almıyor. Bu hayalkırıklığı ile tekrar New York'a dönen Vin, rüyalarının telefonunu alıyor: Steven Spielberg hatta.
Multi-Facial'den çok etkilenen Spielberg, onunla görüşüyor ve "Er Ryan'ı Kurtarmak" filminde rol öneriyor. Arkasından 1999 tarihli "The Giant" geliyor. Bir yıl sonraki "Pitch Black" sonunda yıllardır beklediği ilgiyi toplamasına yardımcı oluyor. Gerisi ise malumunuz; onu şan, şöhret sahibi milyon dolarlık bir aktör yapan "Hızlı ve Öfkeli ile "Yeni Neslin Ajanı" var sırada. Özellikle "Yeni Neslin Ajanı"nındaki Xander Cage karakteri, yeni neslin yükselen aksiyon kahramanı olarak belleklere kazınıyor. Son olarak "İntikam Ateşi"nde uyuşturucu trafiğine karşı bayrak açmış korkusuz polis Sean Vetterolarak karşımıza çıkan Vin, bu filmde yapacağını yapmış ve polislik kurumunun kitabını hiçe sayarak, intikam ateşini dindirecek kendi kanunlarını kaleme almıştı. "Riddick Günlükleri"nde, 'yeni nesil aksiyon yıldızı' imajına daha uygun, galaksilerarası savaşın çehresini değiştirebilecek kudrete sahip olmasına rağmen, kendi tasasına düşmüş, tek kişilik ordu Riddick'i canlandıran Diesel'i yakın zamanlarda deniz kuvvetlerinde görevli bir askeri canlandıracağı "The Pacifier"de izleyeceğiz. Diesel'in Sidney Lumet'in yeni projesi "Find Me Guilty" ve Kartacalı ünlü komutanı canlandıracağı "Hannibal" için sözleşme imzaladığını hatırlatmadan geçmeyelim.

İtalyan asıllı olan Vin Diesel özel yaşamı konusunda pek ketum, ser verip sır vermiyor. Kendisine hiç benzemeyen bir ikiz erkek kardeşi ve iki kız kardeşi var. Ünlü sinema dergisi 'Premiere'e göre 2003'ün 'Sinema Dünyasının En Güçlü 100 İsmi' listesine sonlarda bile olsa girmiş durumda. Rivayetler muhtelif ya, "Korkusuz"da ("Daredevil", 2003) rol almayı reddetmiş ve yerini Ben Affleck almış. Kendi yapım şirketi var, adı da 'One Race Productions'. İtalyan bir aileden geliyor, ama etnik kökenlerinde biraz daha farklı renkler var. Kendisi de zaten 'Ben kesinlikle renk insanıyım' diyormuş.

Ne diyelim, yeni neslin starı o; hoş geldin aramıza Vin Diesel.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 972
favori
like
share
tozkoparan Tarih: 21.08.2007 08:38
Paylaşım İçin Teşekkürler Ellerine Sağlık...
corleoni Tarih: 08.03.2006 13:12
paylaşım için sağol
elevitli Tarih: 25.02.2006 12:45
teşekkürler kardeş
sp@wn Tarih: 15.02.2006 15:54
sağol kardeş :8:
ToYsaL Tarih: 03.12.2005 13:09
ellerine sağlık
kurt38 Tarih: 22.11.2005 17:01
süperrrr
jemil Tarih: 22.03.2005 16:59
benCede muthiSh bi adam .. !! .
faSt anD ferious la yıLDızı parlaDı ..
xXx Le uCdu gitti
simDi tutamıOr kimSe
MechhuL Tarih: 17.09.2004 09:18
ARKADAŞLAR SON FİLMİNİ İZLEMEYENLER VARSA MUTLAKA SİNEMAYA GİDİP İZLESİN. MÜKEMMEL BİR AKSİYON.TAVSİYE EDİYORUM :5: :5: :5:
hayta Tarih: 16.09.2004 12:25
Gercektende Bu adam yeni van damme bence