GEÇMİŞTEN GELECEĞE WİNDOWS DOSYA SİSTEMLERİ

Bütün okunup-yazılabilen diskler bir dosya sistemine ihtiyaç duyarlar - genellikle FAT (dosya Atama Tablosu). Bunlar özellikle sabit diskler için geçerli olmasına rağmen ayrıca CD ve disket sürücüler için de geçerlidir. Veri sistemi dosyaların adlandırılması, saklanması ve sağlam bir yönetim sistemi kullanarak verilerin çağrılmasından sorumludur. Sürücülerin bölümlenmesi ve şifrelenmesine yönelik yöntemler arasında farklar olmasına rağmen, Windows dosya sistemlerinin iki ortak noktası bulunmakta: Cluster (küme) kullanım şekilleri ve kontrol edebilecekleri veri miktarı açısından sınırlılar. Cluster, bir sabit diskte mümkün olan en küçük depolama birimidir. Ancak, dosyalar için fiziksel olarak ne kadar byte'lık kullanıma hazır depolama alanı bulunduğunu belirleyen sektörlerdir. Bölümlemeye bağlı olarak her cluster'da bir veya daha çok 512 byte'lık sektör bulunacaktır. 4KB'lik bir depolama alanı normalde 8 sektörden oluşur. Cluster büyüklüğü genelde dosya sistemi ve bölmenin büyüklüğüne göre belirlenir. Simdi geçmisten geleceğe dosya sistemlerini inceleyelim.

1 ) FAT : dosya Tarama Tablosu 3'e ayrılır:

A) Fat: FAT dosya sistemi, PC'nin sabit sürücüsünde, Esnek disketinde ya da bir flash bellek kartında saklanan belirli dosyaların yerini ve sıralamasını izlemekte kullanılan bir sistemdir. İşletim sistemlerinin çoğunluğu bilgisayar dosyalarını, ilgili dosyayı küçük parçalara ayırıp ayrı ayrı eş yapılı kümelerde depolayarak saklar. İlk olarak 1970'li yıllarda, Microsoft'un patronu Bill Gates tarafından geliştirilen FAT dosya sistemi işletim sisteminin her bir dosyayı, eş yapılı kümelerde izlemesine ve yeni dosyalar için henüz tahsis olunmamış kümeleri saptamaya olanak tanıyor.Bir bilgisayar kullanıcısı bir dosyayı okumak istediği zaman FAT dosya sistemi, dosyanın her bir parçasını görüntülenmek üzere yeniden bir araya getirir. Microsoft, FAT dosya sisteminin BASIC programlama diline dayandığını ve programların ve de verilen esnek ortamlarda depolanmasını mümkün kılmak için geliştirildiğini belirtti.

Microsoft araştırma biriminden gelen bilgiye göre: Günümüzde FAT dosya sistemi, bilgisayarlar arasında karşılıklı resim-ses dosyası alışverişi için ve de keseye uygun, taşınabilir flash belleğin avantajından da dolayı her yerde kullanılan bir format haline gelmiştir. FAT dosya sistemi bugün, server işlevi gören bilgisayarlardan kişisel dijital yardımcılara kadar her boydaki bilgisayarda kullanılan çeşitli işletim sistemlerince desteklenmektedir.

Buna ek olarak, fotoğraf makineleri ve kameralar, ses kaydediciler, video oyun sistemleri, tarayıcılar ve basıcılar gibi çok sayıda dijital aygıt FAT dosya sistemi teknolojisinden yararlanmaktadır.

FAT dosya sistemi lisans bedeli, birim başına 25 sent olarak düzenlenmekle, toplam telif ücretleri üretici başına 250,000 dolara varabiliyordu. PDA'lar, dijital kameralar, dijital video kaydediciler, taşınabilir dijital müzik çalarlar dâhil, veri saklamak için taşınabilir resim-ses dosyası kullanan aygıtlar için ücret ise birim başına 25 sent.

B) FAT16 diğer ismiyle V-FAT: Artan disk kapasiteleri gelişimi hızlandırdı. Microsoft; bununla uzun dosya isimlerini yazabilen ilk sistemi başarmış oldu. En fazla 2 GB'a kadar destekleyebiliyor. Cluster kapasitesi ise 64 KB'tır.

C) FAT32: Hala kullanımı sürmekte olan bir dosya sistemidir. Özellikle aynı disk üzerinde Linux işletim sistemini kullanıyor ve bazı dosyalara Windows'tan da ulaşıp değişiklik yapmak isterseniz ihtiyaç duyacağınız bir dosya sistemi. En fazla 32 GB'lık volume'de destekler. Cluster kapasitesi 32 KB'tır. Tek bir diskte ise 2 Terabyte'a kadar destekliyor.

2 ) NTFS: NT File sistem

NTFS dosya sistemi 1993 yılında NT 3.5 ile birlikte çıktı. Windows 2000'e kadar bu işletim sisteminin geliştirme çizgisi tamamen ayrı tutuldu; son kullanıcıya yönelik Windows 95-98 ve Me sürümleri ise FAT16 veya FAT32'ye talim etti. Öte yandan Windows XP'yi de içeren NT serisi, FAT32'yi desteklemeyen Windows NT 4 dışında, bütün dosya sistemlerine erişebiliyorlar. Eski Windows versiyonlarında NTFS üzerine yazma yetersizliğini çözmekte yardımcı olabilecek birçok profesyonel araç bulunmakta. Bu türün en yüksek kaliteli ve en iyi bilinen araçlarından biri, NTFS bölmelerini DOS disketi ile başlatmak için bile kullanılabilecek olan NTFSdos'tur.

NTFS, FAT sistemlerine göre birçok yenilik getirmekte. En önemli olanları arasında büyük sürücülerde depolama alanının optimum şekilde kullanımı, çökmelerin ardından hata düzeltmeleri, yetkisiz bilgi erişimine karşı koruma, indeks servisi, sıkıştırma ve veri şifrelemesi sayılabilir. NTFS'in kurtarma özellikleri de söz etmeye değer: Windows dosya sistemindeki tüm değişiklikleri belirli kurtarma noktaları oluşturarak gerçek zamanlı olarak kaydeder. Zorunlu bir yeniden başlatma durumunda, sistem hatalarını düzeltmek için arka planda bu kurtarma noktalarını kullanır. NTFS yüzlerce terabyte (bir terabyte bir milyon megabyte eder) büyüklüğündeki bölmelerin yönetimini yapabilir. Güvenlik bakımından ise sistem yöneticileri dosyalar ve klasörler için kullanıcı erişim kuralları belirleyebilir, EFS (Şifreleme dosya sistemi) gibi bütünleşik koruma fonksiyonlarından yararlanabilirler.

Avantajlara rağmen, Windows 2000 öncesi NTFS, günümüz sistemlerinin tüm ihtiyaçlarını tamamıyla karşılayamıyor. Windows NT ile gelen NTFS sistemi otomatik olarak atanan bölme isimlerini 26 harfe (A'dan Z'ye kadar olan sürücüler) kadar destekliyor. Ayrıca, bir bölmede yapılan değişiklikler her zaman sistemin tekrar başlatılmasını gerektiriyor. Bunun yanında, NTFS bölme bilgilerinin Registry'de saklanması nedeniyle sabit diski başka bir sistemle kullanmaya çalıştığınızda işleri daha karışık hale getirir. Windows XP'de veri işleme kapasitesi artırıldı ve sabit 512 byte'lık cluster boyutu yerine şimdi değişken cluster boyutları tanımlayabiliyorsunuz. Yönetim fonksiyonları, örneğin klasör indekslemesi veya bellek kullanımı ve veri erişimi ile ilgili sınırlamalar iyileştirildi.

Microsoft ayrıca fsutil.exe adında, komut satırından çalıştırılan bir programı da eklemiş. Bu güçlü araç birçok dosya sistemi işini gerçekleştirebiliyor. Ana dosya Tablosu'nda (MFT) değişiklik yapmanıza olanak verdiği için hakkında çok az resmi dokümantasyon bulabileceksiniz. Fsutil.exe ile rasgele denemeler yapmanızı önermiyoruz. Fakat komut satırına fsutil fsinfo komutunu girerek sisteminize zarar vermeden dosya sistemi, ilgili disk bölmesi ve MFT hakkında istatistik bilgilere ulaşabilirsiniz.

NTFS Altında Veri Yapısı:
Bölme başlangıcında kendine özgü bir atama tablosu içeren FAT'in aksine, NTFS bölmenin orta kısmını - Ana dosya Tablosu'nu (MTF) - gizli dosyalarla düzenlenmektedir. MFT tüm bölmedeki dosyaları ve metadata adı verilen kısmı bir ilişkisel veritabanı yapısıyla yönetir. dosyalar üzerindeki bilgiler satırlar halinde, dosya öznitelikleri ise (gizli, şifrelenmiş, sıkıştırılmış dosya, sistem dosyası vb. olup olmadıkları) ile ilgili bilgiler ise sütunlar halinde düzenlenmiştir. Bizzat MFT'nin üzerinde bilgi içeren metadata ise ilk 16 kayıt içinde tutulur ve MFT toplam 16 KB yer tutar.

Bu arada 900 byte'a kadar olan dosyalar 1 kayıt içine sığabilir. Daha büyük dosyalar için, MFT depolama alanında nerede bulunacaklarına dair işaretler bulundurur. Ayn şey klasörler için de geçerlidir: Eğer yeteri kadar küçük iseler tamamen MFT içine alınırlar. NTFS daha büyük klasörleri, veri yapıları dış cluster'lara işaret eden B-tree yapısı ile yönetir. B-tree yapısının avantajı, NTFS benzer dosyaları veya isimlerini belli bir indeks içinde düzenlediği için, belirli dosyalar için yapılan aramaların hızlanmasıdır.

3 ) WinFS : Windows Future Storage

Geleceğin dosya sistemi , Sizin yerinize düşünen dosya sistemi.
Kullandığımız sabit disklerin kapasitesi her yıl büyük bir hızla büyümeye devam ediyor. Kullandığımız program ve dosya sayısı ise geçtiğimiz yıllara göre çok daha fazla . Çoğu zaman dosyaların içinde kayboluyor ve gerekli dosyalara erişmekte zaman kaybediyoruz. Üçüncü parti dosya yöneticisi programlar bu soruna çözüm getirse bile FAT32 yada NTFS dosya sistemleri düzen ve hız bakımından yetersiz kalıyor. Yakın gelecekte Terabyte seviyelere ulaşacak olan disklerde bu problem daha da büyük olacak. Bu durumun uzun süredir farkında olan Microsoft çözüm olarak; Outlook, Media Player ve Adres Defteri gibi programlara dosya ilişkilendirme sistemini getirdi. Bu programlarda dosyalar birbiri ile içerik bakımından ilişkili hale geliyor ve istenilen bilgiye daha kolay erişilebiliyor. Tabii bu çözümün işletim sistemi çapında zayıf kaldığı tartışma götürmeyen bir gerçek. Durum böyle olunca Microsoft dosya sisteminde çözüm yoluna gitti ve WinFS'i geliştirdi.

Teknik olarak; WinFS tamamen teni bir dosya sistemi değil Çünkü mimarisine bakıldığında NTFS'e benzediği göze çarpıyor. Teknik anlamda dosya yaratma ve dizin oluşturma yöntemlerinde farklılıklar olsa da WinFS için NTFS dosya sisteminin veritabanı ve SQL sorguları ile donatılmış bir sistem diyebiliriz. sistemde dosyaların içeriliğine göre ilişkilendirme yapmak mümkün olacak. Bu sayede istenilen bilgiye SQL sorguları ile daha kısa sürede ulaşılabilecek. Saklama ve yedekleme işlemleri çok daha kolay bir hal alacak.

Basit bir dille anlatmak gerekirse; tüm son kullanıcı dosyaları çeşitli kategorilere ve tanımlamalara sahip olacak. Her dosya yapısına göre çeşitli kategoriler taşıyacak. Hatta WinFS dosyasının yapısına göre birçok tanımlamayı otomatik olarak yapabilecek. Bu tanımlamalar bir veri tabanı mantığında saklanacak. Kullanıcı tarafından gelen arama ve düzenleme gibi talepler SQL sorguları ile sağlanacak. Böylece dosyaları birbiri ile ilişkilendirme çok basit bir hal alacak. Şu anda kullanılan FAT ve NTFS dosya sistemi herhangi bir arama talebinde tüm sabit diskinizde arama yapar. Bu taramanın ardından aradığınız dosyaları görebilirsiniz. Microsoft yetkililerinin yaptığı açıklamaya göre WinFS'te bu tür arama işleri daha kolaylaşacak. dosyaların bilgileri ve lokasyonu bir veri tabanında tutulacağı için , arama işlemleri çok daha hızlı bir şekilde gerçekleşecek böylece hangi dosyanın nereye kaydedildiği bilgisini sürekli aklımızda tutmamız gerekmeyecek.
Mesela; eskiden yani şimdi bilgilerinizin yedeğini kullanılan programların yapılarına göre ayrı ayrı alıyoruz. Ayrıca kişisel dosyalarımızı çeşitli klasörler içinde sınıflandırarak kendimize göre bir düzen koyuyorduk. Ancak bir süre sonra onlarca klasör ve yüzlerce dosyanın yerlerini aklımızda tutmamız gerekiyor , bu dosyaların güvenliği için ise üçüncü parti programlara kalıyordu.

Microsoft tarafından bildirilene göre WinFS'in çıkışının 2007 yılı içersinde Longhorn'a (Vista) yama olarak piyasaya sürüleceği bildiriliyor. Bu kadar gecikmesindeki etken ise Windows XP SP2'nin hazırlanma ve deneme sürelerinin beklenenden çok daha uzun sürmesiymiş.

Sonuç olarak herkesin gözü bu yeni dosya sisteminde olacak lakin şu unutulmamalı NTFS 1993'te çıkmasına rağmen bireysel kullanıcı ile 2000'de tanışmıştı. Büyük bir ihtimalle kullanıcıların önce bir süre bekleyeceği tamamen sağlıklı bir hal aldıktan sonra kullanmaya başlayacağı kesin. Ayrıca WinFS'den sonra bilgisayarda birden fazla işletim sistemi çalıştırmanın zorlaşacağı tahmin ediliyor. Tabiî ki Microsoft tarafından yapılan bu ertelemeler rakip işletim sistemlerine güç kazandırıyor gibi görünebilir lakin Microsoft Longhorn'la (Vista) hataya imkan vermeden bomba gibi gelmek istiyor, gelecek gibi gözüküyor.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3325
favori
like
share
DeRTLi Tarih: 27.05.2008 12:54
Teşekkürler Kardeş EywaLLah ..
*_Mucahit_* Tarih: 18.03.2008 20:38
eyvallah kardeş
truvadc Tarih: 17.07.2007 00:51
guzel bilgi teşekkurler...