Aklın ve kalbin aynı hissettiği durumlar nadirdir...

Gerçekte kadında mantık ve kalp çelişir...

Kadın bir ilişkiye kalbiyle değil, aklıyla girişir...

Sonra duyguların ön plana geçtiğini düşünür...

İlişkiyi duyguların götürdüğünü, aklın ise birçok şeyi doğru bulmadığına kanaat getirir...

İki kutup arasında sürekli gider gelir...

Aklı ön plana çıktığında erkeğe çektirir...

Bu durumlarda sonsuz acımasızdır...

Acıtır ve kanatır...

Akıl kadının savunmasıdır...

Duygusallığını zehir, aklını ise panzehir görür...

Kadına kendi duygusallığı ürküntü verir...

***

Kadının iki kutuplu gelgitlerini erkek anlamaz...

Sürekli çelişkilerine anlam veremez...

Bir öyle bir böyle giden düzene akıl sır erdiremez...

Takip etmeye çalışırken yorulur...

Yere serilir, yıkılır...

Erkek hayata, kalp ve beyin diyerek ikiye bölüp bakmaz...

İçinden geçenler neyse odur...

Hiç sorgulanmaz...

Dolayısıyla çelişkiye düşmez...

Çelişkisizlik erkekte duyarsızlıktır...

Hödüklüktür...

Kadın çelişkilerinden erkeklere ‘daral’ gelir...

Erkek hödüklüklerinde ise kadınlarda ’intikam’egemendir...

Kadın, erkek hödüklüğünü mutlak cezalanrdırır...

Cezalandırırken intikamı ağırdır...

Acımasızdır...

Bir erkek sevdiği kadını bile bile acıtamaz...

Sevdiği kadın kendisinin olduğu için acıtacağı da kendisidir...

Öyle inanır...

Erkek aslında kadının canını çok kereler acıtır...

Ama acıtmış olmak için acıtmaz...

Kendi isteklerini yapabilmek uğruna acıtır...

İsteklerini yaptıktan sonra olayı unutur...

Kadın unutmaz...

Erkek unutur...

Kadın bir yerde hıncını mutlaka çıkartır...

Erkek şaşırır...

Acı o anda şırıngalanır...

***

Kalbi ve aklı arasında kendini ikiye bölen kadın, huzursuzlaşır...

İki cepheyi çatıştırarak, içindeki savaşı sonsuzlaştırır...

Huzursuzluk bâki...

Keyif fanidir...

Kadın ilişkileri aklıyla bitirdiğini düşünür...

Kalp ise aklın bitiremeyeceğini gösterir...

Akıl kalbe egemen olmaz...

Çelişkiler bir türlü sona ermez...

Kadının en acı anı, erkeğinin başkasına yar olduğu andır...

O an akıl tamamen yıkılır...

Bir meçhule savrulur...

Kalp kadını esir alır...

Aklını silip savurur...

Herşey o an yapılır...

Sınırsız ve sonsuz tahribat o an yaratılır...

Bir daha geri dönüşü olmayan virajlar o anda geçilir...

Kopuş esasen o anda gerçekleşir...

***

Kalp ve beyin diye insanı ayırmak aslında yanlıştır...

Esas olan kalbin sesini dinlemektir...

Kalp zaten bir gün yapılan kötü şeyi mutlaka görecektir...

Gördüğünde, o kişi için atmaktan vazgeçecektir...

Kalbe nasıl olsa söz geçirilememektedir...

Öyleyse kalp yürümeli, beyin onu desteklemelidir...

Bu; “Beyinsiz bile kalabilirim...

Ama kalpsiz olamam” anlamına gelir...

Reha Muhtar

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 668
favori
like
share
kimi Tarih: 04.06.2007 23:22
ben ne zaman yazı ekleye bılıcem ya
RuNDLL Tarih: 19.04.2007 03:34
Erkek aslında kadının canını çok kereler acıtır...
Ama acıtmış olmak için acıtmaz...

Bu sözü çok sevdim biz bazen olaylara kadınlar gibi bakamıyoruz bayanlarda duygusal oldukları için çok çabuk kırılıyorlar.Bende aşkımı çoğu kez istemeden kırıyorum.Onu üzmek için söylemediğimi anlatınca dahep barışıyoruz.Umarım bu hep böyle devam eder.
:30:
Asiyan Tarih: 13.04.2007 12:57
bence buna kadın hep fedakardır demek lazım evet erkekler düzdür bi anda silip atabilirler
CADIKIZ Tarih: 21.03.2007 17:54
[COLOR=coral]waww bayildim ne guzel dicem ama olmaz demiyorum :5:
SoN-GüL Tarih: 13.03.2007 01:25
Rehanin dediginin kacta kaci dogru buna bakmak lazim

yinede tesekkürler efem :5:
ALİZE Tarih: 12.03.2007 11:05
kadın herşeyi görür ,farkeder ama takii kendi buna hazır olana kadar içinde saklar ,saklarken acı çeker ,çekdiği acı onu olgunlaştırır ama kaçınılmaz sondan kaçamaz karşısındaki en iyi darbeyi nerden ve nasıl vurcagına karar verdiğinde erkek için çok geçtir kadın artık onu çokdan gçzden çıkartmışdır..


selam olsun güzel yazmış üstat