Atatürk Niçin Türkçe Meale İhtiyaç Duymuştur - Cumhuriyetten Sonra Resmi Olarak Türkçe Meal Yazma Görevi Kime Verilmiştir - İlk Yazılan Meal ve Tefsirin İsimleri Nelerdir - Görme Engelli Vatandaşlar İçin Hazırlanan Kitabın İsmi Nedir
Atatürk, Kur’an-ı Kerim’in ve hadislerin Türkçe’ye çevrilmesi konusundaki
düşüncesini ilk kez 1923 yılında, devletin eğitim politikasını belirlemek üzerine
düzenlenen bir toplantıda dile getirmiştir. Bunun üzerine 1925 yılında Meclis’te bir
oturumda Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi görüşmelerinde “Hatalı Kur’an
çevirilerinin yaygınlaşmasına dur denmesi gerektiği ve mevcut tefsirlerin yetersiz
kaldığı” gerekçesiyle konu gündeme gelmiştir. Eskişehir milletvekili Abdullah Azmi
Torun, eğitimsiz kişilerin Kur’an’ı eksik ve hatalı tercüme etmeye kalkıştığını, bunun
Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde kurulacak bir komisyonla çözümlenmesi
gerektiğini içeren 53 imzalı önergeyi Meclis Başkanlığı’na sunmuştur.
Önerge şu konuları kapsamaktaydı:
* Hatalı ve eksik Kur’an çevirileri eğitimsiz kişilerce yapılmaktadır.
* Mevcut tefsirler halkın anlamasından ve çağın gereklerinden uzaktır.
* Uzmanlardan oluşan bilim heyeti kurulup Kur’an’ın meali ve tefsirler Türkçe
olarak yayınlanmalıdır.
* Gerekli olan İslami eserlerin telif ve tercümeleri yapılmalı, halkın ilgisine
sunulmalıdır.
* İslamiyet aleyhindeki yabancı yayınlara karşı dini yayın faaliyetinde
bulunulmalıdır.
Önergenin Meclis’te kabul edilmesi üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı tefsir
yazım görevini Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’a vermiştir. O bu görevi kısa sürede
tamamlamış ve “Hak Dini Kur’an Dili” adıyla 9 ciltlik Kur’an’ın ilk tercüme ve tefsirini
yapmıştır. Şüphesiz, Kur’an ile ilgili bu çalışmada Atatürk’ün payı çok büyüktür.
Atatürk, Türk halkının dinini ana kaynaklarından ve doğru bir şekilde öğrenmesini istiyordu.
Bundan dolayı İslam’ın temel kaynağı olan Kur’an-ı Kerim’in Türkçeye çevrilmesi
ve tefsirinin yapılmasını gerekli görüyordu. Bu düşüncesini çeşitli sözleriyle de sık sık
dile getirmekteydi. Nitekim Atatürk bu konuyla ilgili şöyle demiştir: “ Türk, Kur’an’ın
arkasından koşuyor. Fakat onun ne dediğini anlamıyor. İçinde neler var bilmiyor ve
bilmeden de tapıyor. Benim maksadım arkasından koştuğu kitapta neler olduğunu
anlamasıdır.” (Atatürkçülük, C 1, s.114.)

Öte yandan çok yakın zamanda Diyanet İşleri Başkanlığı kendi alanlarında
uzman bir heyet tarafından beş cilt hâlinde “Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsiri”ni
halkın istifadesine sunmuştur. Başkanlık tarafından hazırlanan “ Kur’an-ı Kerim ve
Meali” ve görme engelli vatandaşlar için hazırlanan “Braille Kur’an Okumaya Giriş”
kitapları bulunmaktadır.

Sadullah Sarı

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 677
favori
like
share