Başlıca Hadis Kaynaklarımız Hangileridir - Kütüb -i Sitte'nin Özellikleri Nelerdir - Hadis Kaynaklarının İsimleri ve Derleyicileri - 12. Sınıf Dinkültürü Başlıca Hadis Kaynaklarımız Konusu
Kütüb-i Sitte, Arapça “kitaplar” manasına gelen “kütüb” kelimesiyle “altı” manasına
gelen “sitte” kelimesinden meydana gelmiş bir tabir olup, “altı kitap” anlamındadır.
Kütüb-i Sitte, İslâm dininin en önemli iki kaynağından biri niteliğindeki sünneti
meydana getiren ve en sahih (güvenilir) hadislerden oluşan altı hadis kitabına verilen
genel isimdir. Söz konusu bu altı kitap Kur’ân-ı Kerîm’den sonra en sahih kitaplar
olarak kabul edilen Buhârî ile Müslim’in Câmiu’s-Sahîh adlı eserleri ile Ebû Dâvud,
Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce’nin Sünen türündeki eserlerinden ibarettir. İbn Mâce’nin
kitabı yerine İmam Mâlik yâhut Dârimî adlı âlimlerin kitaplarını Kütüb-i Sitte’den
sayanlar olmuşsa da genel olarak İbn Mâce’nin kitabı Kütüb-i Sitte’nin altıncı kitabı
olarak benimsenmiştir.Hadis ilminin altın çağı olarak bilinen Hicri III. asrın İslâmî ilimlerini, özellikle
hadis ilimlerini araştırmak açısından büyük bir önemi vardır. Bu asırda “Sahîhayn” (en
güvenilir iki hadis kitabı) olarak bilinen Buhârî ve Müslim’in kitapları birbiri ardına
telif edilmiş ve müellifleri henüz hayatta iken büyük ilgi görmüştür. Daha sonra bunlara
Tirmizî’nin Sünen’i de eklenmiş ve bu beş kitap usûl-i hamse (beş temel) diye
adlandırılmıştır. Tirmizî’nin eserinin, h. V. yüzyıldan sonra rağbet görerek bu temel kitaplar
arasında yer aldığı bildirilmektedir. Hicrî V. asrın sonlarına doğru Usûl-i hamse adı verilen
bu kitaplara İbn Mâce’nin Sünen’i de eklenerek Sahîhayn (Buhârî ve Müslim’in kitapları)
ve dört Sünen’den (Ebû Dâvud, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce’nin sünen türündeki eserleri)
oluşan bu altı kitap ilk defâ Ebu’l-Fazl Muhammed b. Tâhir el-Makdisî (v. 507/ 1113)
tarafından Kütüb-i Sitte olarak adlandırılmış ve hicrî VII. asırdan itibaren hadis ilminde
bu kitaplar Kütüb-i Sitte olarak anılmıştır.

BUHÂRÎ ve ESERİ: Muhammed b. İsmâil el-Buhârî, h. 194 (810) yılında
Buhâra’da doğmuştur. On yaşlarında iken hadise karşı derin bir ilgi duymuş ve hadis
ezberlemeye başlamıştır. Memleketindeki hocalarından ders aldıktan sonra, o günün
belli başlı ilim merkezleri olan Şam, Basra, Hicaz, Kûfe, Bağdat ve Mısır’da tahsiline
devam etmiştir. Kırk yıl kadar süren ilim yolculuğu sonunda Buhâra yakınlarındaki
Hartenk’e yerleşmiş ve h. 256 (870) yılında 62 yaşında iken vefât etmiştir.
Buhârî telif hayatına daha öğrencilik yıllarında başlamıştır. Kütüb-i Sitte’nin birinci
kitabı kabul edilen el- Câmiu’s-Sahîh’i (Sahîh-i Buhârî) ilk eser olması nedeniyle önemli
bir yere sahiptir. Buhârî eserini, büyük bir gayret ve titizlikle, ömrünün yaklaşık dörtte
birini vererek meydana getirmiştir. Onun gösterdiği dikkat ve titizliğin güzel bir neticesi
olarak eseri Kur’an’dan sonra en sağlam kitap olarak İslâm âlimlerinin beğenisine
mazhar olmuştur. Hadis edebiyatı tarihi içinde bir dönüm noktası kabul edilen Sahîh-i
Buhârî sadece güvenilir hadisleri toplamak maksat ve gayretinin sonucudur. Buhârî
eserine 7275 hadis almıştır ve bunları konularına göre tanzim ve tertip etmiştir. Aynı
hadîsin çeşitli rivayetlerini bir yerde toplamak yerine, ilgili olduğu yerlerde tekrar
etmek suretiyle bir hadisten birden fazla hüküm ve pratik sonuçlar çıkarılabileceğini
göstermiştir.

MÜSLİM ve ESERİ : Müslim b. Haccâc el-Kuşeyrî, h. 200’lü yıllarda Nişabur’da
doğmuştur. Meşhur bir Arap kabîlesi olan Kuşeyr’e mensuptur. O da Buhârî gibi
ömrünü hadise adamıştır. Devrin ilim merkezleri olan Hicaz, Mısır, Îran, Sûriye,
Mezopotamya ve Türkistan’a seyahatler yaparak ilim tahsil etmiştir. Müslim ömrünün
sonlarına doğru Buhârî ile de tanışmış ve onun ilmini takdir etmiştir. H. 261 (874) senesinde
vefât etmiştir.
İmam Müslim hadis alanında birçok eser vermiştir, bunların en meşhuru da şüphesiz
Kütüb-i Sitte’nin ikinci kitabı olan el-Câmiu’s-Sahîh’idir. Eser, 300.000 hadis içinden
seçilmiş ve konularına göre tertip edilmiş 4000 kadar hadisten oluşmaktadır. Müslim,
eserine, yalnızca âlimlerin güvenilirliği konusunda görüş birliğine vardığı hadisleri
aldığını ifâde etmiştir. Müslim, aynı hadisin değişik rivayetlerini aynı yere toplamakta
büyük bir dikkat ve başarı göstermiştir. Hadisleri eserlerine almakta takip ettiği bazı
kâideleri anlattığı bir de giriş bölümü yazmıştır.

TİRMİZÎ ve ESERİ: Ebû İsa Muhammed b. İsa b. Sevre, h. 209 (827) senesinde
Tirmiz’de doğmuştur. Tirmizî Arabistan, Mezopotamya, İran ve Horasan gibi çeşitli
ilim merkezlerine hadis öğrenmek için seyahatler yapmış; Buhârî, Müslim, Ebû Dâvud
gibi hadis üstadlarıyla da görüşmüştür. H. 279 (892) senesinde Tirmiz’de vefât etmiştir.
Fevkalâde hâfıza gücüyle tanınan ve hadis ilminin çeşitli bölümlerine dair eserleri bulunan
Tirmizî’nin Sünen-i Tirmizî diye meşhur olmuş kitabı, ittifakla Kütüb-i Sitte’den
sayılmıştır. Tirmizî eserini fıkıh konularına göre tertip etmiştir. Kitapta 4000 kadar
hadis bulunmaktadır. Tirmizî râvîleri iyice tetkîk etmiş, her hadisin sıhhat (güvenilirlik)
derecesini tayin etmeye çalışmış ve fıkıh âlimlerinin hadislerden nasıl hüküm
çıkardıklarına dikkat çekmiştir. Hemen her hadisten sonra hadisle ilgili değerlendirmesine
yer vermiştir.

EBÛ DÂVUD ve ESERİ: Ebû Dâvud Muhammed b. Süleyman es-Sicistânî, h.
202 senesinde Sicistan’da doğmuştur. İlk tahsilinden sonra Nişabur, Kûfe, Horasan,
Arabistan, Mezopotamya, İran, Suriye ve Mısır’a ilim yolculukları yapmıştır. H. 275
(888) senesinde Basra’da vefat etmiştir. Ebu Dâvûd bir çok eser vermiştir. Bunların en
meşhuru fıkıh konularına ait hadislerden oluşan Sünen’idir. Onun eseri hadis edebiyatı
içinde oldukça önemli bir yere sahip olan Sünen türünün ilki kabul edilmektedir.
500.000 hadis içinden yirmi yılda seçilmiş 4800 hadisten meydana gelmiştir. Ebu
Dâvud her konuda en kuvvetli olan hadisleri zikretmiştir. Hadislerin muhtelif rivâyetlerini
de vermiştir.

NESÂÎ ve ESERİ: Ebû Abdurrahman Ahmet b. fiuayb en-Nesâî (Neseî olarak da
bilinir), h. 214 (829) senesinde Nesâ’da doğmuştur. İlk tahsilini memleketinde
yaptıktan sonra Belh, Irak, fiam ve Mısır’daki hocalardan hadis tahsil etmiştir. H. 303
(915) senesinde vefat etmiştir.
Zamanının en meşhur hadis âlimlerinden olan Nesâî daha ziyâde fıkhî hadislerden
derlediği Kitâbü’s-Süneni’l-Kebîr adlı eserini, içinden yalnızca sahih olanları almak
sûretiyle özetlemiş ve bu esere el-Müctebâ adını vermiştir. 5700 kadar hadis ihtivâ eden
Sünen türündeki bu eser (el-Müctebâ) ittifakla Kütüb-i Sitte’den kabûl edilmiştir.
Nesâî, râvileri kritik etmekte pek titiz olarak bilinmektedir. Hadisleri kitabına alırken de
bu titizliği göstermiştir. Hiç kısaltmadan hadisleri tekrar ederek aralarındaki küçük
kelime farklarını göstermesi de onun özellikleri arasındadır.

İBN MÂCE ve ESERİ: İbn Mâce el-Kazvinî, h. 209 senesinde Kazvin’de
doğmuştur. Dönemin diğer âlimleri gibi o da zamanın ilim merkezleri olan İran,
Mezopotamya, Arabistan, Suriye ve Mısır’a yolculuklar yapmıştır. H. 273 (886) senesinde
vefat etmiştir.
Tefsir, hadis ve tarih alanlarında çeşitli eserleri bulunan İbn Mâce’nin en meşhur
eseri, Kütüb-i Sitte’nin altıncı kitabı sayılan Sünen’dir. 4000 kadar hadis içeren Sünen,
tertîbi, tekrardan uzak ve kısa oluşu bakımından oldukça değerlidir. Bunun yanında,
bâzı zayıf hadisler de içermesi sebebiyle İmam Mâlik’in Muvatta’ını ya da Dârimî’nin
Sünen’ini altıncı kitap kabul edenler vardır. Çoğunluk ise İbn Mâce’nin Sünen’ini
altıncı kitap kabul eder.

Kütüb-i Sitte’nin Bazı Özellikleri
* İçerdikleri hadisler çoğunlukla sahih (güvenilir) olarak değerlendirilmiştir.
Müellifler eserlerine çoğunlukla sahih hadisleri almayı hedeflemekle beraber hiç
biri sahih hadislerin tamamını topladığını iddia etmemiştir. Kütüb-i Sitte’nin
dışında da sahih hadisler olduğu kesin bir gerçektir.
* Sırf sahih hadisleri ihtivâ eden bir kitap yazma işini ilk defâ ele alıp gerçekleştiren
Buhârî olmuş, diğerleri de onun açtığı yolda yürümüşlerdir.
* Konular esas alınarak tertip edilmiş bulunan Kütüb-i Sitte’de her bir konuya âit
olan hadisler bir arada verilmiştir. Bunun yanında müellifler tertiplerinde kendilerine
özel usuller benimsemişlerdir.
* Kütüb-i Sitte’de bir hadis birçok hadis kitabında bulunmaktadır.
* Kütüb-i Sitte müelliflerinin hemen hepsinin kendilerinden hadis aldıkları ravilerin
hâl tercümelerine dâir eserleri vardır. Ravilerini bizzat kendileri tetkik ve tenkit
etmişlerdir.

alıntı

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2119
favori
like
share