Yeme alışkanlıklarının cilt yaşlanması üzerindeki etkisiyle ilgili araştırmalar sağlıklı beslenmenin cilt üzerindeki etkisini ortaya koydu.

İster açık isterse esmer tenli olsun tereyağı, margarin, kırmızı et, yağlı et, şeker, içki, saf karbonhidrat tüketmeyenler bu besinleri tüketenlere oranla daha az kırışıklık tehdidi altında. Kanda dolaşan besin öğelerinin, tüm beden gibi cilt sağlığı üzerindeki etkisi büyük. Yani güzelliğin sırrı sofradan geçiyor, unutmayın.


İşte en iyi güzellik yiyecekleri :

á Küçük meyveler, en iyi kırışıklık savaşçıları: Yaban mersini, çilek, böğürtlen gibi küçük meyveler vitamin, mineral ve antioksidan bakımından zengin olduklarından yaşlanma sürecini geciktiriyor. Örneğin yabanmersininde portakala göre 3 kat daha fazla antioksidan bulunuyor. Bir porsiyon yaban mersini, beş porsiyon havuç, elma, brokoli veya kabağın vereceği kadar antioksidan veriyor. Bir avuç çilek, vücudun kalojen üretimi için ihtiyaç duyduğu antioksidan C vitamini günlük ihtiyacını karşılar. Hatta kalorisi de düşük olan bir fincan kadar çilek, önerilen günlük C vitamini fazla fazla verir.

á Kavun- Cildin pul pul dökülmesini önler: Kalojen hasarını en aza indirerek kırışıklıklarla savaşmaya yarayan karotenler içerir. Betakaroten kaynağıdır ve lekelere engel olur.

á Narenciye- Kalojen artırır: Cilde elastikiyetini veren kalojen lifleri, greyfurt, portakal, kivi, soğan ve biber tükemiyle artırılabilir.

á Kuru ve taze erik- Mükemmel bir cilt için şart: Aynı zamanda yüksek bir lif kaynağı. Boston Tufts Üniversitesi araştırmasıyla, kuru eriğin yaşlanma sürecini geciktirdiğini gösterdi. Antioksidan değeri, yaban mersini ve kuru üzümün iki katı.

á Brokoli- Cildin elastikiyetini korur: Yine antioksidan A ve C vitaminleri ile cilt kanseriyle savaşan maddeler içeriyor. C vitamini cildin elastikiyetini korur ve çürükleri önlerken, A vitamini akne tedavisinde yardımcı.

á Havuç- Olağanüstü cilt koruyucusu: Cildi pürüzsüzleştirici A vitaminine dönüşen betakaroten deposu. Bazı uzmanlara göre, betakaroten cilde nüfuz ettiğinde 24 saatlik güneş koruması sağlıyor.

á Koyu yeşil yapraklı sebzeler- En iyi antioksidanlar: Ispanak, roka, pancarın yeşil yaprakları, pazı, karalahana, hardal filizi, göbek marul, şalgam filizi, tere gibi koşu yeşil renkli sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin. Bunların içlerinde çinko da var. Çinko akne sorunu tedavide önemli rol oynuyor. Hasar gören kalojeni onarıp, yenisinin üretimini sağlıyor.

á Sarmısak- Işıltı verici: İçinde kükürt ve serbest radikallerle savaşan fitonutrientler var. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Yine güçlü bir antibiyotik ve toksin arındırıcı.

á Maydanoz- Cildi sıkılaştırır: İçerdiği çok sayıda vitamin ve mineralle cildin sıkılaşmasında rol oynar. Alyuvar üretimini artırır. Zengin bir demir kaynağı olduğunu da gözardı etmeyin.

á Domates- Güneşin etkisine bariyer: Cilde mükemmel bir UV koruma sağlar. Serbest radikallere karşı güçlü bir savaşçı. En kırmızı olanlarını tercih edin.

á Bitkiler- Antioksidan yardımcılar: Biberiye, ada çayı, kekik gibi taze bitkiler antioksidan kaynağı.

á Zeytinyağı- Yunan kırışıklık kürü: Sıkı ve pürüzsüz cilt için aldığınız zeytinyağını artırın. Journal Of The American College Of Nutrition’de yayınlanan bir araştırmada diyetleri ve güneşli yerlerde yaşayanlar karşılaştırılmış. Yüksek miktarda zeytinyağı, sebze ve yeşillik tüketenlerin daha az kırışıklığa sahip olduğunu görülmüş.

á Keten tohumu yağı- Şaşırtıcı yağ asitleriyle dolu: Cildi yumuşatmaya yarayan Omega 3, cildi sağlıkla besleyen karoten ve E vitamini bakımından zengin.

á Somon- Yüz dostu yağ asitleri bol: Balıklar ve özellikle denizde tutulanları cilt dostudur. İltihaplı sivilceleri kurutmaya ve cildi nemlendirmeye yarayan Omega 3 bakımından zenginler. Deniz somonundaki yağ asitleri kalojenlerle hasar veren serbest radikallerle savaşıyor. Yüzdeki ince çizgilerin yok olmasını sağlıyor.

á Yemişler- Cildi içeriden nemlendirir: Tekli doymamış yağ kaynağı olan, badem, ceviz ve soya yemişi, ayçiçeği ve kabak çekirdeği gibi yemişler cildi içeriden nemlendiriyor.

á Yulaf ezmesi- Toksinleri atar: Hazır yulaf ezmesi yerine ağır pişmişlerini tercih edin. Böylece yulaftaki lif, vücutta dönüşüm geçirerek toksinleri atmanıza yardımcı olur. Cildin sağlıklı olmasını sağlar.

Stres ve kış koşulları cildi hasta ediyor

Kış mevsimi cilde yaramıyor. Sadece kurutmakla kalmıyor, sivilce, sedef, egzama gibi cilt hastalıklarının artmasına da yol açıyor. Her türlü etkiye zaten açık olan cilt, soğuk, kuru ve kirli hava, nem azlığı, rüzgar gibi dış koşullardan fazlasıyla rahatsız. Kışın kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi de cilt sağlığını bozan faktörler arasında yer alıyor. Tüm bunlara hormonların etkisi de katılınca zararın faturası büyüyor. Güneşsiz ortamlarda daha fazla salgılanan melatoin hormon kış aylarında stres ve depresyona eğilimi artırıyor. İşte gerek stres gerekse dış faktörler akne, egzama gibi cilt hastalıklarının görülmesini tetikliyor. Yine stres, sedef, vitiligo gibi deri hastalıklarının da artmasına neden oluyor.

Sabunla yüzünüzü kurutmayın

Kıştan, kuru cilt tipine sahip olanlar, çocuklar ve yaşlılar daha fazla etkileniyor. Cildin nemlenmesi kadar, temizliği de önemli. Cildin PH değerine uygun tıbbi temizlik ürünleri tercih edilmeli. El temizliği için kullanılan sabunlarla yüz temizliğinin de yapılması kesinlikle önerilmiyor. Unutulmamalı ki el derisi, yüze oranla daha kalın. Bu yüzden cilt tipine uygun temizleyiciler tercih edilmeli. Günde birkaç kez duş almak, sık sabun kullanmak da cilt kuruluğunu artıran faktörler. Yine de sık duş alışkanlığından vazgeçemeyenlerin her seferinde nemlendirici de sürmeleri bu sorunun önüne geçebilir. Yeri gelmişken hatırlatalım, cildin yağlı olmasıyla, nemli olması aynı şey değil. Yağlı cilde sahipler de kış aylarında nemlendiriciyi ihmal etmemeli.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1106
favori
like
share