* VEBÂL *

Sonunda ceza, şiddet ve azap olan fiil, günah, sorumluluk ve kötü akibet anlamında arapça bir kelime.Vebâl, meranın otlağın otunun son derece bol olması demektir. Bu manadan hareketle mecazi olarak mutlak ağırlık, vahamet ve çekilmez kötü sonuç olarak kabul edilmiştir. Vebal, Türkçede bu mana ile meşhurdur. Ağır günah manasında kullanılması da bundandır .Vebâl kelimesi, Kurânda yalnız dört yerde geçmektedir .
* Önceden inkar edenlerin haberi size gelmedi mi? Onlar, işlerinin vebâlini tattılar ve onlar için acı bir azap vardır *
Bu âyette geçen vebâl, inkârcıların dünya hayatında karşılaştıkları sıkıntı ve çektikleri ceza demektir. Azap ise, ahirette kendilerine verilecek olan cezadır .
* Ey inananlar! İhramda iken av öldürmeyin. Sizden kim kasden onu öldürürse, öldürdüğünün dengi bir hayvan cezası vardır ki bu, öldürülene denk olduğunda içinizden iki adil kişinin karar vereceği, Kâbe ye varacak bir kurban yahut yoksullara yedirme şeklinde keffâret, ya da buna denk oruçtur. Ta ki böylece on insan yaptığı işin vebâlini tadsın *
Bu âyette, ihramda iken av avlanmanın yasak olduğu ifâde edilmektedir. Bu yasağı işleyen insanlar ceza olarak kurban kesecekler veya keffâret ödeyecekler yahut oruç tutacaklar. Bu, onların bu suçu işlemelerinin cezasıdır. Dikkat edilirse bu cezaların tümü, dünyada verilen cezalardır ve işlenen suçun vebâli olarak tanımlanmışlardır.
Aşağıdaki âyetlerde de, vebâl in dünya hayatındaki, azabın ise, ahiret hayatındaki ceza olduğu açıkça anlatılmaktadır
* Rabbinin ve Onun elçilerinin emrinden uzaklaşıp azmış nice memleketler halkı vardır ki, biz onları çetin bir hesaba çekmiş ve onlara şaşkınlık verecek bir cezaya çarptırmışızdır. Onlar yaptıklarının vebâlini tattılar. İşlerinin sonucu da tam bir hüsran o!muştur. Allah onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. O halde ey inanan, akıl selim sahipleri, Allahtan korkun Allah size bir uyarıcı Kitap indirdi *
Şu âyette de aynı durum söz konusudur
* Bunların durumu, kendilerinden bir süre önce, yaptıklarının vebâlini gören ve ahirette de kendileri için acı bir azap bulunan kimselerin durumu gibidir *
Hz. Muhammedde, vebâle sebep olan çeşitli kötülüklerden uzak durmayı emretmiş ve bu husustaki bir hadiste şöyle buyurmuştur
* Biri, sendeki kusuru öğrenince, dedikodu yaparak seni kötülerse, sen onda bulunan herhangi bir kusurundan dolayı dedikodusunu yapma, onda bulunan kusurundan dolayı onu kınama, kötüleme. Böylece bu işin vebâli onun üzerinde olur *
Bütün bunlardan anlaşıldığı gibi, Yüce Allah insanların iyi veya kötü, her türlü amelini tesbit eder. İyiliğin mükafatını ve kötülüğün de cezasını verir. İşlenen iyilik veya kötülüğün karşılığı olan mükafat veya ceza, Yüce Allah tarafından dünya da verilebilir, ahirette de. İşte, insanların işlediği kötülük ve günahlarının karşılığı olan ceza dünya hayatında verilirse, ona vebâl, ahiret hayatında verilirse, ona da azap denir. Her insan, işlediği günahın karşılığı olan vebâl ve azabı, kendisi taşıyacaktır. Hiç bir insan başka bir insanın günahının karşılığı olan cezayı, onun yerine taşımayacaktır. Yüce Allah bu hususta şöyle buyurmuştur
* İnkâr edenler, inananlara Siz bizim yolumuza uyun, eğer bu hareketiniz hata ise sizin hatalarınızı biz taşırız dediler. Oysa kendileri, onların günahlarından hiç bir şey taşıyacak değillerdir. Onlar tamamen yalancıdırlar *

Kaynak :
* İslam Ansiklopedisi
* Ankebût, 29/12
* Hak Dini Kuran DiliVII, 4860
* Mâide, 5/95
* Haşr, 59/15
* Teğâbûn, 64/5
* Talak, 65/9
* Teğâbûn, 64/5
* Tefsirul Kurânil Azîm IV, 374
* Hazin Lubabut Tevîl Maânit Tenzil IV, 275
* Zemahşerî, Keşşâf VI,120
* a.g.e., VII, 5026
* Mâide, 5/95
* Zemahşerî, a.g.e., II, 48
* Talak, 65/8, 9, 10
* Haşr, 59/15
* Ebû Davud, Libâs, 24

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 746
favori
like
share
poyraz Tarih: 14.11.2007 15:16
Ellerine yüregine saglik kardes
pastnova Tarih: 13.11.2007 17:52
allah razı olsun
elma kurdu Tarih: 10.11.2007 19:10
allah razı olsun
matrakSsS Tarih: 12.05.2007 08:31
Allah razı olsun
BERDEVAM Tarih: 03.04.2007 02:37
paylaşımınız için teşekkürler...
konan_1997 Tarih: 02.04.2007 14:47
sağol