* YOL HAKKI *

Üzerinden geçilen ve kenarında oturulan yola ait riayet edilmesi gereken haklar.
Yollar, insan ve vasıtaların gelip geçmeleri için düzenlenmiş boş arazilerdir. Yol kelimesi ayrıca yaşayış tarzı, hareket tarzı, âdet, örf, gelenek, vasıta, erkân, şerît, tarikat, mezhep gibi manalara da gelir.
* Öyle ise, dedi Şeytan, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım *
* Ve her her yolun başına oturup da tehdîd ederek inananları Allah yolundan çevirmeğe ve o Allah yolunu eğriltmeye çalışmayın *
* Ve her gözetleme yerinde oturup onları bekleyin *
* Ve biz onun dinlemeğe mahsus olan oturma yerlerinde oturur gayb haberlerini dinlemeğe çalışırdık *
Genel manada yol üzerinde oturmak, gelip geçene engel olunması, fena fiillerin görülmesi ve kötü sözlerin işitilmesi gibi sebeplerden dolayı doğru görülmemiştir. Ancak yol üzerinde oturmak mecburiyetinde olan kimseler için bazı şartlar ileri sürülmüştür Ebû Şaid Hudrîden rivâyete göre Rasûlüllah
* Yollar üzerinde oturmaktan hazer ediniz buyurmuştur. Ashab Ya Rasûlüllah bizim için bundan istiğna yol üzerinde oturmamak mümkün değildir.Yol üzerleri bizim meclislerimizdir, oralarda bir meselelerimizi görüşürüz, diye müsaade istediler. Bunun üzerine Rasûlüllah Madem ki sizin için her halde oturmak zarureti vardır, şu halde yola hakkını veriniz buyurdu. Ashab Ya Rasûlüllah, yolun hakkı nedir? diye sordular da Hz. Peygamber Haramdan göz yummak, halka eza vermekten ictinab etmek, selam verenin selamını iade etmek, maruf ile emredip münkerden nehyetmek iyiliği emredip kötülükten yasaklamak, sorana yol göstermek, mazluma yardım etmektir *
buyurdu.Muaviye b. Kurra anlatıyor
* Makıl Müzenî ile beraberdim.Yolda yürürken eziyet verici bir şey görse kaldırıp atıyordu. Artık ben de bir şey gördüm mü, onu atmak için Makıldan evvel davranmaya başladım. Bana Aferin sana yeğenim. Çünkü ben, Rasûlüllahın Kim Müslümanların yolundan eziyet veren bir Şeyi kaldırırsa, kendisine bir sevap yazılır. İyiliği makbul olan kimse Cennete girer buyurduğunu işittim *
dedi Ebu Hureyre anlatıyor Rasulüllah
* Lanet ve nefrete sebep olacak iki şeyden sakınınız buyurdu. Ashabı Kiram Bunlar, nelerdir? diye sordular. Hz. Peygamber Halkın geçecekleri yol üzerinde veya gölgelenip istifade edecekleri yerlere su kenarlarına, mesken ve civarına abdest bozma buyurdu *
* İman altmış yahut yetmiş küsur şubedir. Bunun en üstünü Lâ ilahe illallahsözüdür, en aşağı derecede olanı ise yoldan eziyet veren şeyleri kaldırmaktır. Utanma da imandan bir şubedir *
Hadislerden çıkarılan neticeye göre, yol üzerinde oturmak haram olmamakla birlikte doğru değildir. Oturmak mecburiyetinde kalındığı zaman ise şu şartlara riayet edilmesi gerekmektedir.
* a] * Gözü, bakılması haram olan şeylerden sakınmak *
* b] Gelip geçene engel olmaktan, onlara eziyet vermekten kaçınmak
* c] Selam verenin selamına karşılık vermek
* d] Etrafındaki insanlar imkan buldukça iyiliği emredip, kötülüklerden sakındırmak
* e] Soranlara yol göstermek
* f] Zulme uğrayanlara yardım etmek
* g] Gelip geçenlere eziyet veren şeyleri yoldan kaldırmak
* h]Yol üzerlerine veya gölgelenerek istifade edilen yerlere abdest bozmaktan ve benzeri pislikler atmaktan sakınmak
* ı] Mecbur olmadıkça umuma ait bu tür yerleri uzun zaman meşgul etmemek.
Kaynak :
* İslam Ansiklopedisi
* Hakkul mürür
* Raf, 7/16
* Araf, 7/86
* Araf, 9/5
* Cinn, 72/9
* Buharî, K. Edeb
* Riyazus Salihîn, III, 282
* Tac, I, 27
* Nûr 30/31

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 597
favori
like
share